HAYA İMANDANDIR!
“HAYA İMANDANDIR!”
Bazı cümleler vardır; sadece söylendiği kişiyi değil söylendiği dönemi de ele veren bir turnusol işlevi görür.
Üslup, niyeti; kelimeler, zihniyet ele verir.
Son dönemde iyice gün yüzüne çıkan ve kamuoyuna yansıyan sözler, tekil bir dil sürçmesi değil; apaçık gösteriyor ki toplumsal bir eşik kaybının ifadesidir.
“Bu saygısızlıktır, terbiyesizliktir, ahlaksızlıktır. Bu TBMM’ne yakışmamıştır.”
“Şükürsüzlük bu memleketin sonu olacaktır.”
“Ben emekli maaşımla milletvekili maaşımı sana vereceğim, sen de gel bunlarla bir ay idare et.”
“Efendim 20 bin lira, ney? Emekli maaşı, bunun üzerinde tepinip duruyorlar. Kardeşim sen İsviçre’de mi yaşıyorsun?”
“Biz emeklileri en fazla düşünen partiyiz. En çok oy aldığımız kitle bu ülkede garibanlar, haklarını bize helal etsinler.”
Gabar’daki günlük 80 bin varil petrol ve 710 milyar metreküp doğalgaz başta emekliler olmak üzere tüm topluma refah farkı olarak yansıtılacaktır.”
“Utanmıyor musunuz?”
Evet utanmıyoruz. Yaptığımız işten gurur duyuyoruz.”
Yukarıdaki sözlerin tamamı göz önüne alındığında, bu üslup ve cümlelerin ortak noktası şudur.
Söylenen sözler, yaşanan gerçeklikle yüzleşmek için değil; yaşananı meşrulaştırmak için kullanılmıştır.
Eylemler haklı gerekçelere dayandırılmakta, yanlış inkâr edilmemekte, yapılan haksızlık da gizlenmemekte, savunulmaktadır.
Sözün özü, kendilerine layık gördüklerini, kendilerini o makamlara getirenlere layık görmeyen bir zihniyet vardır. Ve gelinen noktada artık utanmayan, bunu söylemekten de sakınca görmeyen bir dil…
Oysa insan, yanlış yaptığında utanır.
Pişmanlık duyar, özür diler.
Hatasını düzeltmeye çalışır.
Ne var ki bugün, yanlışlar “Bağlamından koparıldı.”, “Maksadı aşladı.” denilerek geçiştirilmektedir.
Bu da bize şunu gösterir: Sorun yapılan işte değil, sorun, utanma duygusunun yitirilmiş olmasındadır.
Bir network marketing seminerde konuşmacı Süha Evrim basit ama sarsıcı bir örnek vermişti. İzleyicilere, “Portakalı sıkarsanız içinde ne çıkar?” diye sormuş ve devamında, “Portakalı nasıl sıkarsanız sıkın, içinde portakal suyu çıkar.” demişti.
Taşla da ezseniz, elinizle de sıksanız sonuç değişmez. Çünkü doğasında o vardır.
Sonra bir başka soru:
“Peki, insanı sıkarsanız ne çıkar? Kan demeyin sakın.”
Cevap nettir:
İçinde ne varsa o çıkar.
Bizim kültürümüzde buna en güzel örnek, “Küp içindekini sızdırır.” özdeyişidir.
Ve bizim kültürümüzde; utanma, hicap etme, arlanma ve haya gibi duygular sadece bireysel erdemler değil, toplumu ayakta tutan görünmez kolonlardır.
Türk milletinin kültür kodlarında, yazılı olmayan değerler sisteminde utanma en güçlü firen mekanizmasıdır. Kanundan önce gelir ve cezası da kanundan daha ağırdır.
Ancak ne yazık ki toplumun üst katmanlarında rol model olarak görülen siyasetçiler, sanatçılar, sporcular ve sürekli göz önünde bulunan figürlerin dili ve davranışı, alt katmanlara katlanarak sirayet etmektedir.
Bugün sosyal medyada, ekranda, kürsüde; yüz yüze olmanın getirdiği utanma duygusu ortadan kalktıkça, dün utanç duyulan söz ve davranışlar bugün kanıksanmakta, sıradanlaşmaktadır. Bunun kanıksanması insanları birbirine yaklaştırmaz, aralarına daha kalın duvarlar örer.
UTANMALISINIZ! PEKİ NEDEN?
Çünkü, “Haya imandandır.”
Ve haya yalnızca bireysel bir erdem değil; toplumun çöküşünü engelleyen son savunma hattıdır. Utanma kaybolduğunda, düzen bozulur her şey kaybolur.
- İnsan onuru zedelendiği için utanmalısınız
İnsanlar çalıştığı halde geçinemiyorsa, alın terinin karşılığını alamıyorsa, emeğin değeri sistemli olarak aşındırılıyorsa, utanması gerekenler geçinemeyenler değil, onlara bu hayatı reva görenlerdir.
- Emekliler hayatta kalma mücadelesi verdiği için utanmalısınız
Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş insanlar, pazar atıklarını toplamak zorunda kalıyorsa, utanmalısınız
- Çocuklar ve anneler yoksunluğa terk edildiği için utanmalısınız
Bir anne çocuğuna mama alamıyorsa, bebek bezi lüks olmuşsa ve çocuklar okula aç gidiyorsa, utanmalısınız.
- Gençler bu ülkede gelecek hayali kuramadığı için utanmalısınız.
Gençler evlenip yuva kuramıyorsa, çalışsa da kendine yetemiyorsa, geleceğini başka ülkelerde arıyorsa, ülkede beyin göçü yaşandığı için, utanmalısınız.
- Yaşlılar ölmemek için çalışmak zorunda kalıyorsa utanmalısınız
75 yaşındaki bir insan inşaatta çalışırken hayatını kaybediyorsa, bakım evlerinde yaşlılara insanlık dışı muameleler yapılıyorsa, utanmalısınız.
- Sağlık sistemi ihmallerle anılır hale geldiği için utanmalısınız
Hastanelerde randevu alınamıyorsa, parası olan özel hastanelerde tedavi olurken, parası olmayan hastane köşelerinde sürünüyorsa, yenidoğanlar, yaşlılar, hastalar ihmaller yüzünde zarar görüyorsa, utanmalısınız.
- Adalet herkese eşit işlemiyorsa utanmalısınız
Yargı bir güvence değil, bir tehdit aracı haline geldiyse, hukuk kişiye göre eğilip bükülüyorsa, güçlü korunup zayıf eziliyorsa, utanmalısınız.
- Kayırmacılık ve israf düzen haline geldiği için utanmalısınız
Nepotizm sıradanlaşmışsa, kamu kaynakları yandaşlara aktarılıyorsa, devlet malı yetim hakkı olmaktan çıkarılmışsa, utanmalısınız.
- Güvenlik zaafları can almaya devam ediyorsa utanmalısınız
Denetimsizlik yüzünden insanlar tatil için gittiği otellerden yanıyorsa, sokaklar güvenli değilse, çocuklar akran zorbalığı yüzünden hayatını kaybediyorsa, utanmalısınız.
- Yoksulluk normalleştiriliyorsa utanmalısınız
Açlık sınırı ortadayken, emekliye “şükret” deniyorsa, “Komşusu açken, tok yatan bizden değildir.” hadisinin egemen olduğu bu ülkede açlık yaygınlaşıyorsa, utanmalısınız.
- Depremzedeler konteyner kentlerde yaşadığı için utanmalısınız
6 Şubat depreminin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen hala on binlerce insanın hayatını başka kentlerde, ya da karda kışta konteyner kentlerde 20 metrekarelik alanlarda hayatlarını devam ettirmek zorunda olduğu için utanmalısınız.
Ve sözün özü:
Bütün bunlar yaşanıyorken utanmıyorsanız, artık mesele ekonomi ya da siyaset değil, vicdan meselesidir.
“Haya imandandır.”
İman ediyorsanız utanırsınız.
Utanırsanız düzeltmeye çalışırsınız.
Utanmalısınız.
Kendinize layık gördüğünüz hayatı, sizi o makamlara getirenlere layık görmediğiniz için utanmalısınız.



YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.