Genelge Çok, Tutarlılık Nerede? 1
Günaydın beyler!
Millî Eğitim Bakanlığı okulların açılmasına günler kala yine bir genelge yayımladı.
Öğretmen nasıl giyinecek, nasıl davranacak, nasıl konuşacak, öğrencisine nasıl örnek olacak…
Okullarda bağış adı altında para alınmayacak.
Kayıtlar e-Okul üzerinden otomatik yapılacak.
Kayıt bölgesi dışından öğrenci alınmayacak.
Velinin kayıt için okula gitmesine gerek kalmayacak.
Bağış ya da başka bir ad altında zorunlu ücret istenmeyecek. İstenirse şikâyet edilecek, şikâyetler incelenecek ve anında gereği yapılacak.
Güvenlik tedbirleri artırılacak.
Veli görüşmeleri randevu sistemi üzerinden yürütülecek. Veli randevu almadan öğrencinin durumuyla ilgili görüşme için okula gidemeyecek.
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” doğrultusunda öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal gelişimleri desteklenecek.
Ne güzel! Gerçekten çok güzel.
Bunların hangisine itiraz edilebilir?
Öğretmen öğrencisine örnek olmalı.
Okul güvenli, kurallar belli, kayıt sistemi adil olmalı…
Veliden zorunlu para istenmemeli.
Ve en önemlisi, eğitim sistemi tutarlı olmalı.
İşte mesele tam da burada başlıyor:
Yazdıklarınızla yaptıklarınız birbirini tutuyor mu?
Çünkü eğitim yalnızca genelge yayımlamak, kural belirlemek değildir.
Eğitim, yazılanın sahada karşılık bulmasıdır.
Bir kural koyarsınız, herkes uyar.
Bir standart belirlersiniz, herkes bilir.
Bir uygulama başlatırsınız. Sonuç almak için uzun süre aynı şekilde devam eder.
Çünkü çocukların karakteri böyle gelişir: Tutarlılıkla, süreklilikle ve güven duygusuyla...
Peki biz ne yapıyoruz?
Bir yıl serbest bırakıyoruz, sonra yeniden düzenliyoruz.
Bir dönem başka türlü söylüyoruz, ertesi dönem başka türlü.
Bir genelgeyi bekletiyoruz, uygulamaya sayılı günler kala yayımlıyoruz.
Sonra da çocuklardan kurallara uymalarını, tutarlı davranmalarını, disiplinli olmalarını bekliyoruz.
Çocuğa “Kural önemlidir.” deyip kuralı sürekli değiştiren bir sistem, çocuğa aslında ne öğretmektedir?
Öğretmeni yeni mi hatırladınız?
Öğretmenlerin öğrencilerine rol model olması gerektiğini bugün yeniden hatırlıyoruz.
Peki daha önceleri neredeydiniz?
Öğretmenin giyimi, konuşması, davranışı, üslubu ve mesleğin vakarına uygunluğu elbette önemlidir.
Her mesleğin kendi özelliklerine uygun kuralları vardır. O mesleği icra edenler bunu bilir ve o doğrultuda hareket ederler. Hatta eğitimci açısından bunlar ayrıntı değil, mesleğin bir parçasıdır.
Çünkü öğretmen sadece ders anlatmaz, beden diliyle de mesajlar verir.
Çocuk öğretmeninin konuşmasını, üslubunu, davranışını, insan ilişkilerindeki tarzını, kıyafetini de kopyalar.
O hâlde yıllarca bu konularda neden bu kadar savrulduk?
Şimdi yeniden, “Öğretmen öğrencisine örnek olmalıdır.” demek güzel.
Ama insanın içinden ister istemez şunu söylemek geliyor:
Günaydın beyler!
Bunu daha önce neden düşünmediniz?
Bir mesleğin itibarı, yalnızca mevzuat maddeleriyle korunmaz.
Mesleğin kültürüyle, temsil biçimiyle, kurumun koyduğu standartlarla korunur.
Öğretmenden bunu bekliyorsanız, öğretmeni yıllarca farklı uygulamalar arasında bırakmayacaksınız.
Çünkü eğitimde rol model olmak yalnızca öğretmenin sorumluluğu değildir.
Sistemin kendisi de rol model olmak zorundadır.
Okul kıyafeti bir var, bir yok!
Aynı hikâyeyi öğrenci kıyafetlerinde de yaşamıyor muyuz?
Bir dönem öğrencilerin serbest kıyafetle okula gelmesinin özgürlük sağlayacağı, farklılıkların ve özgün fikirlerin ortaya çıkmasına katkı sunacağı anlatılmadı mı?
Sonra okullarda öğrenci mi, dışarıdan gelen biri mi ayırt etmekte zorlanılan görüntüler ortaya çıkınca yeniden okul kıyafeti konuşulmaya başlanmadı mı?
Şimdi aidiyetten söz ediyoruz.
Okul kültüründen söz ediyoruz.
Öğrencinin kendisini okuluna ait hissetmesinden söz ediyoruz.
İyi de…
Aidiyetin önemini okul kıyafeti kaldırılırken neden düşünmediniz?
Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek var mıydı?
Elbette okul kıyafeti tek başına eğitim sorunlarını çözmez.
Ama okul kıyafetinin bir kurum kültürünün, aidiyetin ve ortak kimliğin parçası olduğu da inkâr edilemez.
Mesele okul kıyafetinin varlığı veya yokluğu kadar, bu konuda istikrarlı bir politika izlenip izlenmediğidir.
Devam edecek.



YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.