1. YAZARLAR

  2. Nazım PEKER

  3. YA İLİM YA DA ZULÜM
Nazım PEKER

Nazım PEKER

platform
Yazarın Tüm Yazıları >

YA İLİM YA DA ZULÜM

A+A-

Sevgili okurlarım! Çakırcalının zulmünden perişan olan halk, şikâyete başlar, her önüne gelene dertlenir, zulmün bitmesini ister.

                Ne yazık ki zulüm eksileceği yerde artarak devam eder.

                Şikâyet, Halide Edip Adıvar’a kadar gelir.

                Bir karşılaşmalarında, hal hatır faslından sonra halkın sıkıntısını Çakırcalıya; Muhterem! Neden halka bu kadar zulmediyorsun? Halk senin zulmünden oldukça rahatsız olmuş.”

                Çakırcalı Halide Hanımı sessizce dinler, dinler. Halide Hanımın sözü bitince sözü alır ve “ Halide Hanımefendi, tebayı-halkı yönetmenin iki yolu vardır. Ya İLİMLE yönetirsin ya da

ZULÜMLE. Ne yazık ki bende de İLİM yok!..”

                Günümüzde halkı yönetmenin yolu; ya İLİMLE ya da ADALETLE olmalıdır. Onun için, “El adlü esasül mülk-Adalet ülkenin temelidir” demiş büyükler.

                Ne güzeldir; “Zulm ile abad olanın ahiri berbat olur!..” sözü.    

              Bilmem anlatabildik mi?

                                                              ********

                                                 KALKINMANIN TEMELİ ELEŞTİREL AKIL

                Ülkeler kalkınmak istiyorsa, eleştirel akıla önem vermeli, eğitim sistemlerini de buna göre programlamalıdır.

                Biat kültürü, aklı köreltir, düşünmeyi engeller. Üretken olmayı değil iletken olmayı içerir.

                Böylesine bir toplum, üretemediği için, moderniteyi ve gelişimi yakalayamaz. Çağın gerisinde kalmaya mahkûm olur.

                Üretemediği için de başkalarının ürettikleriyle günü kurtarmaya çalışır.

                Osmanlı Türk Devleti neden yıkıldı?

                Mekke ve Medine’nin fethiyle birlikte oradan getirilen molla ve biat kültürlü dincilerin Türk kültürüne yeğ tutulması sonucu değil mi?

                Macar Urban’a top döktüren, Karadan gemiler yürüten bir nesil, taklitçi ve nakilci bir kültüre tabi tutularak akıl ve düşünmekten alıkonulmuştur.

                Kilisenin taassubundan kurtulup aklı öne çıkaran Batı’nın teknolojisine ayak uyduramayan Osmanlı, Batı’nın ürettiği top, tüfek ve gemileri alarak kurtulmaya çalışmış ama hey hat!

                Onun için biz üretken aklı devreye almalı, eleştirel kültürlü nesiller yetiştirelim ki, çağı yakalayıp ülke geleceğimizi sağlama alalım. Bakınız Almanya, bize verdiği Leopar tankların bakımını yapmayı ve parça vermeyi askıya aldı.

                Bu bir fırsat olmalı. Eğitimi cemaat, tarikat, hadis sarmalından kurtarmalı; Kur’an da en az 835 yerde geçen aklı, düşünceyi, akletmeyi, düşünmeyi: yarınlar geç olmadan devreye sokmalıyız. Bırakın toplumun en az % 50’nin hayır dediği: Kanal İstanbul hayalini de Rahmetli Erbakan’ın ısrarla istediği “Ağır Sanayiyi kurun, daha bebek bile olmayan savunma sanayini kurunda milletin yüzde yüzü sizi alkışlasın.

                 Cahil bir toplumla günü kurtarabilirsiniz; fakat geleceği asla!..

                Esen kalınız.                                                                                      Nazım PEKER

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum