1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Saracoğlu'na bayrak dikecektik vazgeçtik

Saracoğlu'na bayrak dikecektik vazgeçtik

Galatasaray'ın şampiyonluğu ardından futbolu bıraktığını açıklayan Ayhan Akman, Fenerbahçe maçı sonrası yaşananları anlattı.

A+A-

Galatasaray'ın şampiyonluğu ardından futbolu bıraktığını açıklayan Ayhan Akman, Fenerbahçe maçı sonrası yaşananları anlattı. Ayhan "Maçtan önce Saracoğlu'na bayrak dikmeyi konuştuk. Ancak daha sonra vazgeçtik" dedi.


18 numaralı formasıyla 18'inci şampiyonluğu gördü ve futbola veda etti. Galatasaray futbol takımının kaptanı Ayhan Akman, yıllardır emek verdiği mesleğinden ayrıldığı için biraz hüzünlü, "Oyun bitti" diyor. Yeni hedefi teknik direktörlük. Ayhan Akman ve eşi Gizem Akman gelecek planlarını Star gazetesinden İnci Döndaş'a anlattı

İspanyol Raul Gonzalez, sizin gibi 35 yaşında. Ama o futbolu bırakmadı. Siz neden artık yeşil sahada olmamaya karar verdiniz?
Galatasaray'da noktalamak için bıraktım. Belirli bir yaştan sonra büyük takımlarda mukaveleler uzatılmayınca böyle bir duyguya giriyor oyuncular. Ben de futbolu Galatasaray'da noktalamak istediğim için bıraktım. Yoksa oynayabilirdim, kendimi iyi de hissediyorum. Belki kariyerim açısından Kadıköy'de kupa sevinci yaşayarak böyle bitirmek en güzeliydi. Güzel sonlar hatırlanıyor, böyle hatırlanmak en iyisi.

Üzgün müsünüz?
Üzülüyorum, bir de ne yapacağımı düşünüyorum. Çocukken elinizden oyuncağınız alındığında yaşadığınız sıkıntı ve kızgınlık var ya... Profesyonel futbolcuyum ama sonuçta hala bir oyun oynuyoruz. Oyun bitti... O çok kötü. Oyuncağım alındı gibi hissediyorum. Futbolu bıraktım, belki dışarıda kendi arkadaşlarımla ya da halı sahada oynayabilirim ama 40-50 bin taraftarın önünde olmanın zevki apayrı.

Halı sahada kral olursunuz ama... Herkes sizi maçına çağırır.
Futbolu bilmeyenlerle olabilir (gülüyor). Eğer zevk almak istiyorsanız, halı sahada da futbolu bilenlerle oynayacaksınız.

KULÜPTEN AYRILMAYI İSTEMİYOR

Peki şimdi ne yapacaksınız?
Teknik direktörlük lisansı alacağım. Sonrasında Galatasaray'da bir görev verirlerse başlamayı düşünüyorum. Hocamızın takdirine bağlı tabii ki. Fatih Terim ile konuşacağım. Kulüpten ayrılmak istemiyorum. Yöneticilerimiz, hocalarımız takdir ederlerse kulübe hizmet etmek istiyorum.

Pek çok futbolcu teknik direktör oldu, Türkiye'de onlarca teknik direktör var. Tercih edilme sebebiniz ne olabilir?
Ben de zaman zaman düşünüyorum bunu. Futbolcuyken farkınızı hemen ortaya koyabiliyorsunuz. Teknik direktör olduğunuzda farkındalığı yaratmak zor ilk etapta. Ama bir yola çıkarken zorlukları göze almanız gerekiyor. Süperlig'de 17 takım var, bunların yarısının teknik direktörü yabancı. Bu açıdan da baktığınızda uzun ve zorlu bir yolculuk bu.

Her şeye sıfırdan başlıyorsunuz...
Ama savaşmayı seviyorum, hırslıyım, bir işe atıldığımda en iyisini yapmayı severim. Teknik direktör olayım, bir-iki takımda üç-beş yıl çalışayım sonra kovulayım demiyorum. Bu karakterime ve kariyerime yakışmaz. Kendimi donattıktan sonra güzel bir şekilde başlayacağım. Belki ilk etapta altyapılarla başlayacağım.

FATİH HOCA'NIN YERİ AYRI
Bugüne kadar pek çok teknik direktörle çalıştınız. Kendinize hangisini örnek alırsınız?
Hepsinden çok şey öğrendim. Ama tabii ki Fatih Hoca'nın yeri apayrı. İşine saygısı, gösterdiği mücadele, başarıyı istemesi, bir işi oluruna bırakmaması... Oyunculara bunu çok hissettiriyor.

İki oğlunuz var... Kaç yaşındalar?
Hamza sekiz buçuk, Efe yedi yaşında.

Futbolu bıraktığınızın farkındalar mı?
Farkındalar... Şimdi bir belgesel çekiliyor benimle ilgili. Geçen gün onun senaryosu gelmişti. Onu okurken ağladım. Eşim de ağlamaya başladı. Çocuklar 'Baba futbolu bırakıyorsun, ondan mı ağlıyorsun?' diye sordu. Onlara sürekli oyunlar oynayacağımızı filan söylüyorum.

SABRİ, HAKKINDA YAPILAN ESPRİLERE GÜLÜP GEÇİYOR
Galatasaray'ın kaptanlarından biriydiniz. Bir kaptan da Sabri Sarıoğlu. Sabri gerek statta gerekse sosyal medya ve internette her yaptığıyla olay olan bir futbolcu. Ne diyor bu yorumlara?
Gülüp geçiyor herhalde.

Nasıl biri?
En yakın arkadaşlarımdan biri. İyi anlaşıyoruz, ailece görüşürüz. Çok eğlenceli bir tip.

Topu dağlara taşlara attığında takım arkadaşı olarak sinirlenmiyor musunuz?
Bu geyiklerden dolayı böyle düşünülüyor. Her oyuncu hata yapar, kötü şut atar.

Başka kimler en yakın arkadaşınız?
Necati Ateş, Yekta Kurtuluş, Uğur Boral, Gökhan Gönül... Hepsiyle arkadaşız.

Şaşaalı yerine mütevazı bir hayat yaşadık
Mesela takım maçı kaybetti, eve geldiniz. Yansıtır mıydınız?
Ayhan Akman: Ooo tabii. Kimseyi görmek istemem. Buna eşim ve çocuklarım da dahildi.

Futbolcu eşi olmak neden zor? Dışarıdan bakıldığında 'Giyinip süslenip geziyorlar' gibi görünüyor. Tabii buna bazı futbolcu eşleri de neden oluyor.
Gizem Akman.: Doğru... Biz futbolu en ince ayrıntısına kadar yaşayan bir aileyiz. Hayatımız Ayhan'ın hayatına endeksli. Takım yenildiğinde ne yemeğe çıkarız ne dışarıda gezeriz. Onu kendi evimizde yaşamaya çalışırız. Herkes Türkiye standartlarına göre iyi para kazandıklarını düşünüyor, şaşaalı bir hayatları varmış gibi geliyor. Böyle bir hayatı yaşamak tercih meselesi. Biz hep mütevazı bir hayat yaşadık. Futbolculuk çok stresli bir meslek. Maçları seyrederken beyniniz 'Hoca oynatacak mı?', 'Oynarsa sakatlanacak mı?' gibi sorularla dolu. Tatile gittiğimizde tatilin yarısını antrenman yaparak geçirir. Hep kendisini ispat etmesi önemliydi.

A.A.: Futbolda hep kantara çıkarsanız, her maç bir testtir. Hep iyi olmak zorundasınız. En iyi olabilmek için çalışmak ve öyle yaşamak zorundasınız.

Futbolcu eşi olmanın iyi tarafları nedir?
G.A.: Gittiğiniz yerde tanınıyorsunuz, buyur ediliyorsunuz. Hiç tepki görmedim. Herkes Ayhan'ı çok sevdiğini söyler, hiç kötü bir söz duymadım.

Neden sizi bu kadar seviyorlar?
A.A.: Olduğum gibiyimdir, bir yerim oynamaz. Kalbim neyse, ağzım da oydu hep.

Ayhan nasıl bir baba?
G.A.: Evine çok bağlı, çocuklarıyla sürekli ilgilenen onlarla futbol oynar. Çocukları okuldan alır, onlara ders çalıştırır, birlikte yemeğe giderler.


ÜÇÜNCÜ ÇOCUĞU İSTİYORUM
Çocuklar futbola yatkın mı?
A.A.: Yatkınlar. Galatasaray'ın spor okuluna gidiyor, futbolcu olmak istiyorlar. Ben de isterim olmalarını.

G.A.: Hamza okulda dilek ağacına 'İnşallah futbolcu olurum' diye yazmış.

Gizem Hanım, siz bundan sonrası için ne yapacaksınız?
G.A.: Çocuklar büyüdü, Ayhan futbolu bıraktı. ALES'e girdim, yüksek lisans yapacağım. Biraz akademik olarak ilerlemeyi düşünüyorum.Gerçi Ayhan'ın üçüncü çocuk isteği var. Bilmiyorum...

A.A.: Evet istiyorum sanırım üçüncü çocuğu.

Siz sanki Gizem Hanım'ı biraz engellemişsiniz...
A.A.: Evlendikten sonra çocuklar oldu. İyi bir anne-baba olmak için eşimi bilinçli bir şekilde engelledim. Çok fedakarlık yaptı, üzerimde çok emeği var. O olmasaydı bu başarılara ulaşır mıydım, bilmiyorum.

AYHAN'IN DÜRÜST OLMASI BENİ ÇOK ETKİLEMİŞTİ
Kaç yıldır evlisiniz?
Gizem Akman: 11 yıldır evliyiz. Ayhan, 2001'in mayıs ayında Galatasaray'a transfer olduğunda evlendik.

Peki nasıl tanıştınız?
G.A.: 1996-1997'ydi. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nde okuyordum. Ayhan da Gaziantepspor'da oynuyordu. Ortak bir arkadaşımız tanıştırdı. Galatasaray taraftarıydım ve sadece tuttuğum takımın maçlarını izlediğim için Ayhan'ı bilmiyordum. Televizyondan izliyordum, nasıl biri olduğunu anlamak için. Önce telefonda konuşmaya başladık, sonra ilk görüşmemizi yaptık. Ayhan hala 'Sana ilk görüşte aşık oldum' der. Ayhan, yola evlenmek amacıyla çıkmış. Arkadaşıyla konuşurken 'Evlenmek istiyorum, bildiğin birileri var mı?' demiş. Bana evlenmek istediğini söylediğinde ilginç bulmuştum.

Nesinden etkilendiniz?
G.A.: Dürüstlüğünden. Sonrasında ilişki ilerledi. Okulumun bitmesini bekleyecektim, yarım kaldı. Sonra mezun oldum.

Mesleğinizi yapmadınız mı?
G.A.: Yapmadım. Çocuklar, Ayhan... Futbol çok ama çok zor bir meslek.

A.A.: İşin açıkçası ben engel oldum gibi.

G.A.: Bu arada Hacettepe'yi bitirmedim. Ankara'yı sevmemiştim. Tekrar sınava girdim, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ni kazandım. Aynı zamanda dalıyorum, Ayhan'ı da denize alıştırdım. Ona da dalgıçlık brövesi aldık.

A.A.: Hedefimiz Kızıldeniz'de dalmak. Belki bu yaz bile gidebiliriz.

SARACOĞLU'NA? GS BAYRAĞI DİKMEYECEKTİK
Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki şampiyon olduğunuz maçtan sonra soyunma odasında neler oldu? Gaz geldi mi size?
Geldi, bayağı rahatsız olduk. Olayları görmedik. Hakem maçı bitiren düdüğü çaldıktan sonra stadın ortasında sevinmeye başladık. Hatta beni havaya attılar... Sonra soyunma odasına girdik. Taraftar bize hiçbir tepki göstermedi. Biz içeri girdikten sonra olaylar başladı.

Stada Galatasaday bayrağı dikecek miydiniz gerçekten?
Öyle bir konuşuldu ama yapılmamasına karar verilmişti.

Nihat Özdemir'in dediği Galatasaray'ı Fatih Terim mi yönetiyor?
Bu konulara girmek istemiyorum ama kupanın alınması meselesi günlerce önce konuşuldu. Kupa stada geldiğine göre sadece Fenerbahçe için getirilmedi, şampiyon olan takıma verilecekti. Eğer aksi düşünüldüyse stada getirilmemeliydi. Biz hepimiz sahada kupayı almayı istedik. Sabaha kadar da olsa bekleyeceğimizi dile getirdik.

Kupayı alırken stadın ışıkları açık mıydı?
Karanlıktı. Simsiyahtı ortalık. Hangi ışık açıktı anlamadım.

KADINLAR ERKEKLERDEN GERİ KALMADI
Maçlara gidiyor musunuz?
Gizem Akman: Gidiyoruz ama saat ve okul durumlarına göre gidiyoruz.

Bu sene seyircisiz maçları kadınlar ve çocuklara açtılar. Ne düşünüyorsunuz?
Ayhan Akman: Başbakanımız da açıklama yaptı, bazı maçlarda toplu halde küfür ediyorlardı. Biz futbolcular da şaşırdık. Tam tersini bilirdik, kadınları ve çocukları tribünlere çekmek isterken gördük ki erkeklerden geri kalmadılar. Genç Milli Takım'da oynarken minik öğrenciler maçı izlemeye gelmişti. O ciyak ciyak çocuk sesleri hala kulağımda çınlıyor. Şimdi kadınlar ve çocukların sesi aynı. O ses biraz rahatsız ediyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.