1. YAZARLAR

  2. Ruhittin SÖNMEZ

  3. Kendi insanımızı sömürmek...
Ruhittin SÖNMEZ

Ruhittin SÖNMEZ

Yazarın Tüm Yazıları >

Kendi insanımızı sömürmek...

A+A-

Peygamberimizin “İlim Çin’de de olsa alınız” dediği rivayet edilir. Bu sözün açıklaması faydalı bilgi, belli bir kavmin malı değildir ve her yerde bulunabilir. Başka bir ifadeyle, doğru bilginin milliyeti yoktur. İnsan onu her nerede bulursa almalıdır. 

Bunun gibi “iyilik ve güzellikler nerede ve kimde olsa alınız” diyebiliriz. Güzel ahlak, iyi ve güzel davranışların da milliyeti yoktur. Nerede görürsek örnek almalıyız.

“Amerika Gözlemleri Üzerinden Türkiye Analizleri” yaptığım yazı ve sohbetlerimde gezimiz sırasında gördüğümüz, öğrendiğimiz iyi ve güzel şeyler hakkında bilgi aktarmaya çalıştım.

Konuyu siyasi boyutlarından uzak, sıradan Amerikan vatandaşlarının yaşadıklarına dair gözlemlerim ve okuduklarım üzerinden anlattım. Çok da ilgi çekti.

Ama “ABD’nin sömürgeci ve eli kanlı bir devlet olduğu, teröre destek verdiği” gibi gerekçelerle “sen Amerikancılık yapıyorsun veya Amerika propagandası yapıyorsun” diyen bir iki tane “at gözlüklü” de çıktı. 

Dünya nüfusunun yüzde 4,16’sını teşkil eden Amerikalılar dünyanın toplam servetinin yaklaşık yüzde 30’una sahipler. Bu müthiş zenginliğin kaynağı sadece kendi üretim gücü değil, emperyal bir devlet olan ABD’nin diğer ülkelerin yani dünyanın kaynaklarını da sömürmesidir. Yani ABD’nin sömürgeci olduğu doğrudur.

Oysaki AB devletlerinin de çoğu sömürgeci, Çin de Rusya da. Hatta biz kabul etmesek de Batılılar ve Araplara göre Osmanlı Devleti de sömürgecidir.

Bu gerçeğe rağmen Avrupa ve Amerikalılar Osmanlı’dan bazı iyi uygulamaları örnek aldı. Japonlar Amerika’dan Toplam Kalite Sistemi uygulamasını alıp geliştirdi. Türkiye de AB ülkelerini yasa ve kurumların yapılandırmasında örnek aldı. İyi de etti.

*  *  *

Bu arada İlahiyatçı ve Felsefeci düşünür Prof. Dr. Niyazi Kahveci’nin düşüncelerimle tam örtüşen şu sözlerini okudum:

“Batılıları sömürgeci diye eleştiriyoruz. Fakat onlar kendi insanlarını sömürmüyorlar.

Biz ise dışarıda değil, içeride sömürgeciyiz. Kendi insanımızı sömürüyoruz.

Buna ‘ekonomik ensest ilişki’ deniyor. Bana göre en büyük vatan hainliği budur.”

AB ve ABD başka ülkeleri sömürseler de kendi vatandaşlarını sömürmüyorlar. Mesela Çin ve Rusya ise hem başka ülkeleri hem de kendi vatandaşlarını sömürüyorlar. Türkiye gibi ülkeler ise sadece kendi vatandaşlarını sömürüyorlar. Bizim gibi ülkelerin insanları hem içeriden hem de dışarıdan sömürülüyor.

Ancak ABD ve AB’nin kendi ülkelerinde, zenginliğin yanında, uygarlık adına ortaya koyduklarına imrenmemek mümkün değil. Bu yüzden ülkelerini terk eden kitlelerin ilk hedefi Batı’da yaşamak oluyor.

*  *  *

ABD’DE BAZI GÜZEL UYGULAMALAR

ABD’de gözlemlediğim bazı güzel davranış ve uygulamalardan birkaç örnek vereyim:

ABD’de birbirini tanımasalar da bile insanlar birbirlerine güler yüzle selam veriyor ve iyi dileklerini bildiriyorlar. En küçük bir şeye karşılık ışıldayan bir ifadeyle teşekkür ediyorlar. Orada en çok duyduğumuz iki kelime "affedersiniz” ve "özür dilerim"

Kurallar herkese eşit uygulanıyor. Güçlü ve şöhretli olanlar da, mesela bir trafik kuralını çiğneseler, fakir ve güçsüz insanlar gibi cezalandırılıyor.

Devlet- vatandaş ilişkisinde güven esası geçerli. Her türlü işlemde vatandaşın beyanı geçerli oluyor, ispat edici belge istenmiyor.

Nüfusun çoğunun oturduğu bir ve iki katlı evlerde zemine çok yakın kapı ve pencerelerde hiç demir parmaklık, çelik kapı, sitelerin dışında duvar, barikat ve güvenlik sistemi yok. Ama hırsızlık çok az.

İnsanlar bizim kadar çevreyi kirletmiyor, herkes evinin çevresini düzenli ve bakımlı tutmak zorunda. 

ABD’de kamusal kurallar güçsüzü korumak ve kollamak üzere düzenlenmiş. Trafikte yaya önceliğine harfiyen uyuluyor. Sakat ve yaşlılara öncelik veriliyor. Çocukları korumak üzere sıkı kurallar var. Bu kuralları toplum benimsemiş.

İnsanlar başkalarının mahremiyet alanına girmiyor, hiçbir yerde size yapışır gibi yaklaşıp, ATM’de, AVM kasalarında işlemlerinizi izleyen meraklı insanları göremiyorsunuz.

ABD’de 1000 kişiye düşen araç sayısı 923. Türkiye’de ise ABD’nin beşte biri kadar. Fakat ABD’de trafik yoğunluğu ve trafik kazası oranı Türkiye’den çok düşük. 

*  *  *

Daha çok sayabilirim. Ama sadece bu gibi konularda ABD’den örnek alabileceğimiz çok şey olduğu açık.

ABD çok uluslu bir toplum olmakla beraber tarihi süreç içinde kendi içlerinde belli medeni davranış kalıplarını yerleştirmeyi başarmış. ABD’nin çeşitli ırk ve dinlerden oluşan insanlarını aynı davranış kalıplarını benimsetmesinin yöntemlerini öğrenmek faydalı olabilir.

ABD’de sistem içinde aksayan, hatalı olan ve hatta ahlaki olmayan çok husus vardır. Asla mükemmel bir sistemdir diyemeyiz. Ama genel olarak her milletten vatandaşlarını mutlu, ABD vatandaşı olmaktan gururlu olmasını sağlaması büyük başarıdır. Refah içinde, huzurlu ve medeni bir toplum oluşturmalarından örnek alınacak çok şey olmalıdır.

*  *  *

İYİLİK VE GÜZELLİK NEREDE İSE ALINIZ

Türkiye’de yaşayan Türk vatandaşlarının da, ABD’liler (Avrupalılar, Japonlar, Norveçliler, G. Koreliler vd) kadar zengin olmasa bile, onlar kadar güvenilir ve dürüst, onlar kadar nazik ve kibar, onlar kadar kurallara saygılı, onlar kadar çalışkan vs olması halinde çok daha huzurlu ve mutlu bir toplum olacağımız kesin. Hatta diyebilirim ki, bu dediklerim olursa daha iyi Müslüman olacağımız da muhakkak.

Devlet- vatandaş ilişkilerinde de karşılıklı güven esasını ABD kadar tesis edebilsek demokrasimizin olgunlaştığından bahsedebileceğiz.

Bunları söylemek "Amerikancı" olmak mıdır?

Yani ne yapalım? Yerli ve milli olduğumuzu ispat etmek için, halkımızın uygar bir toplumda ayıplanan davranış biçimlerine övgüler mi düzelim? 

İslam’ın "güzel ahlak" olarak gösterdiği davranışları benimseyen “gavurlara” söverek neyi düzeltebiliriz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.