1. YAZARLAR

  2. İbrahim ÖZKAN

  3. Ramazan geldi hoş geldi
İbrahim ÖZKAN

İbrahim ÖZKAN

Müzisyen
Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan geldi hoş geldi

A+A-

Ramazan geldi hoş geldi evimize ruhumuza aklımıza bedenimize safâlar getirdi!

Müslüman Ramazan'a layık olmalı mı evet madem Müslümanız bin aydan hayırlı bir gece bu ayda ve diğer aylardan daha makbul bir ay bu ay ise evet bizlerde layık olmalıyız. Ramazan ayını aklımızın gönlümüzün neresine koyuyoruz bunu sorgulamamız gerekiyor günümüzde artık insan dinîni huşu içinde yaşamak için bile bazen mekan ve zaman bulamıyorken kendimize zaman ayırabiliyor muyuz bunu düşünmemiz gerek artık "Bismillahirrahmanirrahim" diyerek ayağa kalkmalı ve ruhen ve bedenen bütün kirlerden arınmalıyız, tertemiz olmalıyız. Kendimize bunu sormalıyız biz her an temiz olabiliyor muyuz? Ağzımız dilimiz aklımız bedenimiz ruhumuz ile temiz kalabiliyor mu? bunu sorgulamamız gerekiyor o yüzden kendimize en zor soruları yöneltirken Ramazana layık mıyız diye de düşünmemiz gerekiyor. Onun için hazırlık yapmalıyız diye düşünüyorum. Kendimce bu güzel ayda ruhuma bedenime iyi gelecek maneviyatımı besleyecek işler ile uğraşıyor iken bir taraftan ilmi irfani kültür ve sanat adına güzel işler yapmaya çalışıyorken bir yandan da içtimai hayat gailesi ile yoğruluken yaşama tutunmaya çalışıyorum. Bu yüzden kendi geçmişime bakmadan edemiyorum müzikle daha ben oniki yaşınada iken(ŞURKAV) ŞANLIURFA KÜLTÜR VE SANAT VAKFI'NDA TÜRK Tasavvuf Musikisi ile tanışarak konservatuara adım atarak başladım 12 yaşında adım atmış olmama rağmen o zamanlar bu manevi atmosferi tanıma fırsatı buldum ve hiç bilmediğim bir dünyada çok iyi dostlar ve dostluklar ile iyi bir öğretmen ile bu dünyaya giriş yapmıştım, yüksek manevî değerleri olan ve manevi babam dediğim Mehmet Mercan ÖZKAN'DAN önce bir iyi bir insan, derviş sonra bir Mevlevi olmayı öğrendim çocukluk yıllarında da çok sevmiştim tasavvufu ve bu atmosferi işin rengi çocukluk döneminde belki güzel görünüyor olabilirdi ama o zamanın lezzeti gerçekten de çok farklıydı, şimdi dönüp bakınca tam tamına müzik ile dolu 32 yılı resmen geride bırakmışım. Dervişliğimiz ama hiç bitmiyor kişi aldığı ahlak ve terbiye ile yoğrulduğu için başkası olamıyor.

Hayatımın diğer yarısı dediğim medyacılık serüvenine ise yine 2001 yılında "Şanlıurfa Gündemi" adlı dergiyi çıkardığımızda adım atmıştım. O dönemin siyasi ve entelektüel konuları bir yana okuduğum biraz ütopik dergi ve gazetelerin yardımı ile dijital dünya adım atmış medya olgu ile tanışmıştım, geleceğin şekillenmesi teknolojik dönüşümünü az çok kafamda canlandırıyor ve günümüze ait birçok şeyin dönüşümünü bu şekilde olabileceğini az çok tahmin edebiliyordum. Geçmişten günümüze tahmin edemediğimiz şekilde değişen birçok temel konular var o da insanların maneviyatı olan; ahlakı, yaşam algısı, huyu, öncelikleriydi, evet insanlar da dönüştü ama bu şekilde dönüşlerini hiç tahmin edemiyordum. Söz verip sözünü tutmamak yalancılık yüze gülüp arkadan iş çevirmek yüzde dost kalpte hain olmak arkadan dalga geçmek dedi kodu yapmak, buna benzer bir çok kötü huy ve davranışları sayabiliriz nitekim o dönemlerde yokmuydu vardı ama daha azdı ve o zamanlar bazı otokontrollerimiz vardı en azından aleni değildi şimdi bunlar aşikar ve bazıları hatta trend bile olabiliyor, o yüzden geçmişten günümüze bir çok şey değişti derken insanoğlunun da manevî değişimini kastediyorum. Köşe yazılarımdan belki beni tanımıyor olabilirsiniz ama iyi bir müzik insanı iyi bir kültür insanı olmaya çalışıyorum. Sanatın bir çok kolu ile uğraştığım için bu değerlerin ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Biz sanatı sevmenin, yapmanın yanında yeteneğimizle üstüne başka önemli şeyleri kattığımız için böyle yapmaya çalışan insanlarız bu yüzden bizler herşeyden önce maneviyatını doldurarak bu sanatı yapmaya çalışıyoruz içimizde iyi hissetmediğimiz hiçbir şeyi ellemiyor veya yapmıyoruz.

Çünkü manevî atmosferlerimiz iyi olmadı mı tam olamıyoruz. Benim şahsen manevi atmosferim Ramazan ayıdır. O yüzden ben yine o eski Ramazanları anlatacağım çünkü her çocuk gibi benim de çok sevdiğim bir ay olmasına karşın onu iple çekerdim; iftarlar, sahurlar, müzikli eğlenceler teravihler, namazlar, niyazlar, semalar, semahlar, sohbetler, zikirler deyim yerindeyse o zamanlar bile benim için zaman çok hızlı geçiyordu, lezzeti halen damağımda ve aklımda diyebilirim, işte bu sebeple bir çoğumuz Ramazanda güzel anılar biriktirdiği için "çocukluk dönemindeki Ramazanlarımız" diyoruz. Özlemle o günleri tekrar anıyoruz.

Peki şimdi ne değişti sizce?

İnsanların tutum ve davranışları alışkanlıkları öncelikleri ahlâkları, hisleri, algıları zevkleri ve hırsları değişti. İşte o zamanlar ufak şeyler ile mutlu olanlar gitti şimdi herşeyin en iyisini büyüğünü, kalitelisi, lüksü ve dahanın da dahasını isteyenler geldi evet işte böyle böyle bir toplumun ruh dünyasını içi boş gündemler ve hevesler ile değiştirdiler yoksa manevî iklimden uzak oluş insanın iç dünyasının kararması demektir. Örneğin çocuk yaşlarda mahyalara bakarak yazıları okurken onun anlamak için tefekkür için de oturur yaşıtlarımız ile konuşurduk ne güzel yazmışlar manası ne derin derdik, çocuk yaşta bile bunları konuşurduk işte şimdiler kaybettiğimiz maneviyatı arayışımız çevremizi farketmeden yaşadığımız içindir. Biz huzuru şefkati merhameti kendimizde aramalıyız çünkü o her yerde kendini küçük tüyolar ile gösteriyor anlaşılacak bir dille şayet anlatmak gerekirse bizi yoktan var edene Allah'a biraz içsel şuurla teşekkür etmeliyiz ister namaz kılın ister yoga yapın ister zikir ederek niyazlarda bulunun evet en güçlü hissimiz olan inancımızı kaybetmeyelim yeter ki iç huzuru ahlakı temiz kalabilmeyi kaybetmeyelim.

Küçük bir not; bir şeyin güzel olmasını istiyorsak önce işe kendimizden başlayarak yola çıkalım kendimizi düzelterek yapmadığınız hiç bir işte başarılı olamazsınız. Örnek olamadığımız bir konunun başarısı sizin değildir. Kendinizi güzelleştirme işine hemen başlayın. Yoksa kimse bizi düzeltmeyecek...

Selam ve dua ile kalın...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.