1. YAZARLAR

  2. Nurettin BÖLÜK

  3. Kabe'de hacılar 'Hû'! der Allah
Nurettin BÖLÜK

Nurettin BÖLÜK

ortakses
Yazarın Tüm Yazıları >

Kabe'de hacılar 'Hû'! der Allah

A+A-

                           

                Kâbe’de hacılar ‘Hû!’ der Allah

                Son zamanlarda Türkiye’de en çok söylenen ve tartışılan ilahi konusunda ben de yazma ihtiyacı duydum.

                Bu konuda herkes farklı bir yönünü öne çıkardı ve eleştiriler yapıldı. Dini bir ilahi olmasının ötesinde; söz ve müziğinin mükemmel olduğunu söyleyenler olduğu gibi, sözlerinde aşırıya varan benzetmeler olduğunu, şirk durumunu çağrıştırdığını belirtenler de var.

                Laik bir ülkede, öğrencilere dini dayatmaların, bakanlık genelgeleriyle yapılamayacağını, hele küçük yaşlarda inanç ve Allah’ı tam tanıma ve algılama durumunda olmayan çocuklara; müzikli de olsa zoraki bir dini algılamanın yanlış olduğunu bildirenlerin yanında, Ramazan ayı Cuma Günü gibi kutsal zamanlarda, çocuklarımıza dini öğretmek devletin bir görevi, laikliğin de gereklerinden biridir diyenler var.

                Bence iki tarafında haklı ve haksız olduğu eleştiriler var. Bu ilahinin getirdiklerini dinî, psikolojik, sosyolojik, söz ve müzik, yaş, laiklik konularında ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.

                İlahinin söz ve müziği çok güzel. Her yaşta insana hoş sadâ bırakabiliyor. Her yaş yüksek sesle söylediği gibi nakaratlara eşlik edebiliyor. Öğrenme, hafızaya alma kuvvetli.

                Sözleri güzel dedim ama her bölümün sonunda söylenen “Göster cemalini görelim Allah” dizesi, bilinen Allah kavramı içinde, Allah’ın ayetlerde belirtilen varlık durumu içinde Allah’ın cemalini (yüzünü) görmek yoktur. Böyle bir istek Allah’ı sıradanlaştırır, dünyada bulunan herhangi bir varlık durumunda bir eşya durumunda olduğu algısına vardırır. Hele küçük yaştaki çocuklar Allah’ı bu sözlerle büyük bir canlıya benzetir, Kabe’nin bir köşesinde duran ve onları gören hayalinde bir varlık tasavvur eder, öyle bir algı oluşur. Allah’ı herhangi bir şekilde bir canlıya bir eşyaya benzetmek şirktir. Allah’ın tasviri olmaz. Ona bir şekil verilmez. Vasıflarından söz edilebilir. Enam suresi 103.ayet: “Gözler Onu idrak edemez, ancak O gözleri idrak eder” buyurmaktadır.

                Allah kendisini görmek isteyen Hz. Musa’ya, bunun mümkün olmadığını söylemiştir. Araf suresi 143.ayet: Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tur’a) gelip de Rabbi onunla konuştuğunda o, “Rabbim bana görün; sana bakayım” dedi. Rabbi, “Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak; eğer o yerinde durabilirse sen de beni görebilirsin” buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti. Musa’da bayılıp düştü. Kendine gelince dedi ki: “Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tövbe ettim, ben inananlardan ilkiyim. Ayet gayet açık. Dünyada Allah’ı görebilme söz konusu değildir. Ayetlerde, ahirette de görünebileceğine dair bir hüküm yoktur. Kıyamet suresi 22-23 ayetleri ve bazı hadislere dayanak göstererek ahirette görünebileceğini söyleyen alimler var. İnsanın aklına gelen hiçbir suret Allah’ı tanımlayamadığı için, alimlerin, “Hatırına gelen her şey, Allah ondan başka bir şey” tanımı meşhurdur.

                Şiirin tekrarlanan bölümlerinde, “İzin ver de yolunda ölelim Allah. / Göster cemalini görelim Allah.” Dizelerinde ölümden sonra Allah’ın cemalinin görmek isteği vurgusu varsa arada bir bağlaç olması gerekir. Şiirin yazılımı ve ilahi söylemindeki vurgu ona göre değiştirilmelidir. En azından bilinmeyen ahiret hayatındaki Allah’ı görme ifade edilmiş olur. Yoksa dünyada görme isteği bir tasvire göre olacağından yukarıda yazdığım gibi şirk algısı olur ki Allah nezdinde de affı yoktur.

                Laiklik açısından bakacak olursak, Laik devlet dini inançları, inananları ve inanmayanları korur. Devlet yetkili kurumlarıyla, önce yazdıklarımı dikkate alarak; dinimizde olmayan Allah’ın cemalini görme durumunun düzeltilmesini ister. Yani inancımızın kaynağına göre uygulanması konusunda hassas olur. Düzeltme yapıldıktan sonra okullara, yaş durumlarına göre; Allah’ın varlığını algılama durumuna gelenlere, okullarda müzik derslerinde ilahi şarkılar, ilahi müzik konularında örnek olması açısından MEB’lığına tavsiyede bulunabilir. Burada zorlama, gösteriş olsun diye meydanlarda bütün öğrencilere zorla söyletilmez. Öğrenciler arasında inanmayan ve başka dinlerden de olanlar vardır. Allah’ın inanma konusunda kimsenin zorlanamayacağına dair çok sayıda ayetleri ortada dururken, devlet yetkililerinin genel bir genelge göndermesi ve öğrencilerin top yekûn okuma ve dinlenmesinin istenmesi yanlıştır. İslam bu konuda laikliği emretmektedir.

                Laik devlette din özgürlüğü istenirken, doğru dinde tam olarak öğretilmelidir. Her şeyden önce de din sömürüsü yapmamalı yapanlarla mücadele edilmelidir. Bizde hala laiklik konusunda kafalar karışıktır. Berraklık yoktur. Siyasal İslamcılar, sekülerler, pozitif gruplar laikliği dinsizlik olarak kabul ederler. Bu konuda ortaktırlar. Çözüm, laikliğin Allah’ın istediği şekilde uygulanmasıdır. Din ne idari bir sistem sunar ne de ekonomik bir sistem. O kaide ve kuralları belirler. Uygulama idarecilere aittir.

                Üzülerek söylüyorum, Türkiye’de Allah’ın da emrettiği laik bir sistem kalkmıştır. Devlete bağlı din sistemi oluşmuştur. Diyanet, iktidarın istediği kadar özgürdür. İktidarın istekleri, dinin emir ve yasaklarının önüne geçmiştir. Din, sömürü aracı olarak kullanılmaktadır. Doğruyu söyleyenler, hemen dinsiz, inkârcı olarak nitelendirilmekte dışlanmaktadır.

                Dinin en büyük özelliği birleştirici olmasıdır. Bizde ne yazık ki ayrılma aracı olarak kullanılmak istenmektedir. Bu ayrışmadan siyasi çıkar sağlama beklenmektedir ki bu durumdan hayır çıkmaz. İyi niyetli olan büyük çoğunluk bu konuda müdahaleci olmalıdır.  Ramazan ayı da bunun için bir fırsattır. Değerlendirelim.

                Selam ve dua ile

 

                Nurettin Bölük 26.02.2026

               

               

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.