1. YAZARLAR

  2. Nurettin BÖLÜK

  3. Gücünü dinden alan siyaset
Nurettin BÖLÜK

Nurettin BÖLÜK

ortakses
Yazarın Tüm Yazıları >

Gücünü dinden alan siyaset

A+A-

                               

                Gücünü dinden alan siyaset

                Maide suresi 8.ayet: Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun! Bu, takvaya daha uygundur. Allah’tan korkun. Şüphesiz, Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

                Ayet, Hayber Kalesinin fethinden sonra; ganimetlerin dağıtımı sonrası inmiştir. Elçi Hz. Muhammed, Hayber’deki ürünlerin tespiti ve Yahudilere ‘de adil bir şekilde dağıtımı için, Abdullah bin Revaha’yı görevlendirir. Yahudiler, kendilerine daha fazla pay verilmesi için; Revaha’ya rüşvet olarak ziynet eşyaları teklif etmişlerdir. Abdullah bin Revaha, onlara duyduğu kin ve düşmanlığa rağmen bu teklifi kabul etmemiş, adaletten ayrılmamıştır. Bunun üzerine müminlere, kime karşı olursa olsun kin ve öfkenin adaleti engellememesini emreden Maide suresi 8. Ayet nazil olmuştur.

                Günümüz dünyasında insanlar basit anlaşmazlıkları bahane ederek birbirine kinlendiği gibi, kinlenmeler aynı ülkede yaşayan topluluklardan, idare eden güç ile idare edilenler arasında sıkça olur. Bu kin ve düşmanlık adaletsiz davranmayı normal bir davranış ve uygulama hakkı görür. Ayrıca Müslüman topluluklar ile Müslüman olmayan diğer inanç mensubu toplumlar arasında da daha farklı anlaşmazlık ve kinlenmeler adaletsiz davranmayı hak görür olmuştur.

                Ayete Allah, hiçbir sebebin bizi adaletsiz davranmaya itmemesini, kendisinden korkulmasını, yaptıklarımızdan haberdar olduğunu açık ve net vurgulamaktadır. Adil davranmak, Allah’a karşı sorumluluk bilincimizi ortaya koyan en önemli değerdir. Bu değerden yoksun olanlar, hangi ibadeti yaparsa yapsın, iki dünyada da huzur bulma şansları yoktur. Çok zengin olabilirler, gösterişli hayat sürebilirler, hükmettiklerine insanlık dışı adaletsiz uygulamalar gösterdikleri sürece; insanca ve huzurlu yaşama şansı onlar için uzaktır.

                Nisa suresi 15. Ayette, bu ayeti pekiştirmektedir. Nisa suresi 135.ayet: Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun. Allah için şahitlik eden kimseler olun. Zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

                Bir toplumun düzenini, adaletli davranan idareciler ve hukuku adalet ölçüleriyle teraziye koyan yargı mensupları belirler. İdarecilerde ve yargı mensuplarında, Allah için şahitlik yapanlarda hangi şartlarda olursa olsun adaleti gözettiklerinde o toplum huzurlu ve güvenli yaşar. Gününden ve geleceğinden endişe duymaz. Yardımlaşma ve dayanışma zirve yapar. Çalışanın ve hak edenin kazandığı bir dünyada kin de düşmanlıkta olmaz. Kişi rızasının yerini Allah rızası alacağı için teslimiyet sadece Allah’a olur.

                Kur’an’da adalet ve adaletli davranma, Allah’ın yaptıklarımızdan haberdar olduğuna dair çok sayıda ayet olmasına rağmen; Müslüman olduklarını ve İslami ölçüler dahilinde idare ettiklerini söyleyenlere baktığımızda söyledikleriyle uygulamalarının farklı olduğunu görmekteyiz.

                Uygulamalarda gücü elinde bulunduranlarda gördüklerimiz özetle: Adaleti kendi yandaşlarının yanlış uygulamalarını aklamak için kullandıklarını, güç bende ise haklı benim dediklerini, utanma ve namus kavramlarını yok saydıklarını, iftira ve yalanda sınır tanımadıklarını, bütün erdemsizlikleri erdem olarak gösterdiklerini, dinin bütün kutsallarını eğip-büküp kendi yanlışlıklarına dayanak yaptıklarını, insanların cahil, ilimsiz kalmalarında feraset aradıklarını, işi ehline değil tanıdıklarına yandaşlarına verdiklerini, kamu mallarını, tüyü bitmemiş yetim haklarını, kendi gelecekleri için iç edenleri gördükçe; insanlarda, suçun İslam’da olduğu kanaati oluşmaya; ibadetten ve ibadethanelerden uzaklaşmaya başladıklarını görür oldum. Dinin siyasallaşması denilen bu akım, çok sinsi bir inançsızlık doğurmuştur.

                Korkarım Allah’ın her şeyden haberdar olduğunu bildirdiği yukarıdaki ayetler doğrultusunda Allah, adaletsiz uygulamaları yapanları cezalandırırken, “Beni sokmayan yılan çok yaşasın” diyen, suskun kalan büyük çoğunlukta fazlasıyla cezasını alacaktır.

                Düşünmemiz ve akletmemiz dileği ile

 

                Nurettin Bölük 23.10. 2026

 

 

               

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.