Allah kimlere hidayet eder
Allah kimlere hidayet eder
Hidayet, İslam inancına göre; doğru yolu bulma, doğru yola ulaşma, iman ve inanç doğrultusunda yaşama anlamına gelir.
Allah’ın hidayet vermesi ise, “Sırat el-Müstakim” denilen doğru yolu bulmada Allah’ın kuluna çeşitli vesilelerle yol ve yön göstermesi demektir.
Zaman zaman Müslümanların birbirlerine söyledikleri “Allah hidayet versin” sözü ise doğrudan muhatabı için dua kabul edilse de yanlış yolda olduğunu bildirir ikaz da vardır.
Müslümanlar arasında hidayete ermişlerin, İslam’ı tam uygulayarak yaşayan, bütün davranışlarını Allah’ın huzurundaymış gibi yapan, emir ve yasaklara harfiyen uyan güvenilir kişiler olarak kabul edilir. Hatta Allah’ın bu insanlara İslam’ı yaşamada özel yetiler verdiğine inanılır.
Kur’an’da, “Allah dilediğine hidayet verir, dilediğine vermez” anlamına gelen ayetler vardır. Bunlardan bazıları: Kasas suresi 56. Ayet: (Elçiye hitaben) Gerçek şu ki: Sen sevdiğini (istediğini) hidayete erdiremezsin. Ancak Allah dilediğine hidayet verir.
İbrahim suresi 4.ayet: … Allah dilediğini saptırır, dilediğini de iyiye güzele kılavuzlar. Aziz’dir, Hakim’dir O.
Enam suresi 125. Ayet, Araf/178-186, Rad/27-33, İbrahim/4. Ayetlerde ve başka birçok ayetlerde de benzer ifadeler vardır.
Yukarıda zikredilen ayetlere baktığımızda aklımıza hemen şu sorular gelmektedir. Allah dilediğine hidayet verip dilediğini saptırıyorsa, iyi-kötü, cennet cehennem, inançlı-inancız kavramlarının olmaması gerekir. İnsan daha önce kurgulanmış robottur. Kurgulandığı şekilde hareket eden bir canlıdır. Yanlış yola kurgulanmış ise günahı da yoktur. Ahiret hayatında gideceği yer de cehennem olmamalıdır. Ateistlerin de en çok dile getirdikleri bu ayetlerdir.
İdrak ettiğimiz yaratıcı Allah’ın, zati ve subuti sıfatlarına baktığımızda yarattıklarına zarar verecek bir yönlendirme göremiyoruz. Bu ayetlerde anlatılmak istenen, Allah’ın iradesinde sınır olmadığı, emir-hüküm ve fiillerinde hür olduğunu, istediğini kesinlikle yapabileceğini, mutlak dileyenin Allah olduğu, mutlak iradenin de Allah’a ait olduğu ifade edilmektedir.
Dileme insanlara da has bir sıfattır. Yalnız Allah dilemedikçe insanlar dileyemez. Dileseydi, insanların hepsini (iradelerini devre dışı bırakarak) hidayete erdirir herkes iman etmiş olurdu. Fakat Allah, dileyenin iman etmesini dileyenin inkâr etmesini irade etmiştir. İman dileyene hidayet vererek iman etmesini, inkâr edenlere de saptırmayı dilemiştir. Bu konuda insanları serbest bırakmıştır.
İlahi irade, hikmet ve adalet sahibidir. İnsana akıl, irade, vicdan vermiştir. İnsanların kendi sorumluluk alanlarına, kendi iradesiyle hareket edeceği fiillerinden doğru olanlarına yardım eder, doğru olmayanlarına da müdahale etmez.
Kişi iradesini Allah’ın iradesi doğrultusunda gösterirse, insanın zihinlerini yönlendirir, tevhid inancı doğrultusunda iyi hasletler kazanması için irade buyurur, yardım eder. İyi niyetli insanların, kötü tercihlerini elinden alır. Allah’ın özel hidayeti burada devreye girer.
Kişi inkâr ve asi olma durumunu seçerse, o istikamette gitmemesi için yardım etmez. Allah kişiden kendi iradesi doğrultusunda hareket etmesini istediğinden; karşı gelene cezasız bırakmayacağını söyler ve diler. Topluma büyük zarar vereceği durumlarda da iradesini kısıtlar.
Kısaca Allah, insana verdiği cüz-i iradeye müdahale etmez. İman ve teslimiyet yolunda gitmek isteyene yardım eder, gitmek istemeyene de müdahale etmez.
Aslında Allah, inansın inanmasın bütün insanlara hidayet vermiştir. İnsanlardan bazılar alır bazıları da almaz. Yukarıda anlattığım irade konusunda olduğu gibi. Bakara suresi 2. Ayet gayet açıktır. Tefsire bile gerek yoktur. Ayet: Şu Kitap, kendisinde şüphe olmayan ve Allah’a karşı gelmekten titizlikle sakınan gerçek müminlere/muttakilere doğru yolu gösteren (hidayet) bir rehberdir.
Ayet, Kur’an’ın bütün inananlar için; bir rehber bir yol gösterici hidayet kitabı olduğunu açıkça ifade etmektedir. Allah isteyene, dileyene hidayet eder. Dilemeyene etmez. Kişiyi bu konuda hür bırakmıştır. Başına gelen musibetler, kendi elleriyle yaptıklarındandır (Şura/30) Allah’a tam anlamda teslim olan müminlere ise Allah’ın hidayeti, yol göstermesi, yardımı bir şekilde olur. Kişi bu düzelmeyi bazen kendinden bazen de Allah’tan bilir.
Aslında inansın inanmasın bütün insanlığa Allah’ın hidayeti vardır. Bu hidayet Kur’an’dır. Günümüzde Kur’an’a herkes ulaşabilmektedir. Kur’an’ı anlayarak okuyan herkes, Allah’ın yol göstericiliğine sahip olmuş, hidayetini almış demektir. Kur’an ışığında yol alanlara, Allah’ın hidayetinin ve yardımının daha fazla olacağı ayetlerle kesin olarak bildirilmiştir. İstifade edip etmemek, tamamen kişinin tercihine bırakılmıştır.
Bu konuda, Allah’ın bana yardımı olmuyor diyenler; inancını ve yaşantılarını bir kere daha gözden geçirmelidirler. Ali-İmran 150 ayet: “Müminlerin yardımcısı yüce Allah’tır. O en iyi yardımcıdır. O dostlarını ve sevdiği kullarını korur, gözetir ve onlara yardım eder,” Buyurmaktadır
Allah’ın hidayeti hepimizin üzerine olsun.
Selam ve dua ile
Nurettin Bölük 09.02.2026



YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.