Prof. Atila BİTİGEN

Prof. Atila BİTİGEN

platform
Yazarın Tüm Yazıları >

ŞOK DOKTRİNİ

A+A-

Şok Doktrini ilhamını CIA’in işkence tekniklerinden alır. CIA 1950’lerden itibaren insanların üzerinde yaptığı bazı deneylerde, beyne elektrik şoku verildiğinde ortaya çıkan büyük acının, insan beyninin yeniden şekillendirilmesini sağlayacak şekilde direncini kırdığını keşfeder. Bu keşfin yararlarını anlatan CIA uzmanları işkenceyle boşaltılan zihinleri, üstüne yeniden yazılabilecek ‘boş bir levha’ya benzetir.

Sonrası malum. İş artık “boş levhalar’ın istenildiği gibi doldurulmasına kalmıştır! …Psikoloji birey davranışını inceler toplumların psikolojisini ise sosyal psikoloji inceler. Kitlelerin davranışı bireyden faydalanılarak anlamaya çalışılır. Algı yönetim oluşturma kitleri yönlendirme için medya kitle iletişim araçları en büyük araçlardır. Psikiatride elektrokonfuziv terapi derin depresyonda kontrollü konvüzyon geçirterek terapi amaçlı kullanılır.Topluma uygulanan şok tedavisi onu şekillendirmek için kullanılır.

Başına gelen beklenmedik bir felaket sonrasında şaşıran, ne yapacağını bilemeyen şoka giren kitleler, daha önceleri kabul etmeyip karşı çıktığı politikalara boyun eğmek zorunda kalır! Naomi Klein’in Şok Doktrini-Felaket Kapitalizminin Yükselişi isimli kapsamlı kitabı bu sözlerle özetlenebilir. Özeti şu şekilde anlatılabilir; muktedirlerin kriz, korku, felaket, savaş ve travmatik olayları kullanarak bu çaresizlikler üzerinden zorla ‘rıza üretme’sidir.

Egemenlerin, muktedirlerin, küresel sermayenin kitleleri nasıl etkilediğini örnek olaylar vererek çarpıcı bir şekilde anlatan Klein, normal koşullar altında insanların kabul etmeyeceği siyasal-toplumsal-ekonomik sistemlerin ‘şok doktrin’le nasıl kabul edilebilir hale getirilişinin resmini çizer. Toplum yaşadığı şok ve travmayla sarsılırken, sistem önceden planlanmış politikaları hayata geçirmekle meşgul oluyor. Klein’e göre ‘şok doktrini’ne inananlar arzu ettikleri geniş boş tuvalleri ancak büyük bir kopuşun -seller, savaşlar, terör saldırıları vb- yaratılabileceğine inanmaktadırlar.  Milton Friedman’ın Chicago Okulu, bu şokların toplumları etkileyecek boyutlarda olması halinde, bir toplumun bütün belleğini, alışkanlıklarını yeni bir ekonomik düzen kurabilecek şekilde etkileyebileceklerini ortaya atar.

Tek parti iktidarı olmazsa istikrarın bozulacağı ekonominin düzelmeyeceğini ve ülkenin nasıl bir felakete sürükleneceği işlenir. Bakınız başkanlık gelmezse ülke nasıl kan gölüne döner’ diye açıkça mesajlar verildi. Şokun etkisiyle seçime giden kitlelerin “istikrar” adına, ülkeyi istikrarsızlığa sürükleyen partiye yöneldiğini gördük. Türk halkının arasında dolaştığınızda gözünüze bariz bir şekilde eğitimsizlik, bilgisizlik ve ekonomik güçsüzlük çarpıyor. Böyle bir halk her türlü algı operasyonuna açık demektir. Savaş çıkarma hem güvenlik kaygısı oluşturmak kitleyi bütünleştirme işlevi görecek bir uygulamadır. Tehdit algısı arttıkça halk korumacı davranır içine çekilir ve statükoyu devam ettirme yönünde iktidar partisi lehine tercih kullanır. Tehdit şok ve korku olmazsa özgür birey yenilik değişim talep eder. Demokratik liberal sistemde eğer şok doktrini uygulanmaz ise ekonomik kriz sonrası denenmemiş yenilik vaad eden güven telkin eden kadrosu donanımlı yeni partiye yönelir. İktidar bu nedenle KHK ile kolay yönettiği şok doktrini uygulayarak OHAL ile tüm medya dahil her şeye hakim şekilde seçime gitmeyi tercih edecektir. OHAL ile seçim iktidarın seçimini kolaylaştırır, özgür ortam bu ekonomik sıkıntılı dönemde yeniliği sunan yeni partiye avantaj sağlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum