1. YAZARLAR

  2. İdris TÜRKTEN

  3. Sakalımız Yol Oldu
İdris TÜRKTEN

İdris TÜRKTEN

Platform
Yazarın Tüm Yazıları >

Sakalımız Yol Oldu

A+A-

Meşhur fıkradır, herkesin hürmet ettiği yaşlı bir hacıyı sakal tıraşı olmuş görenler: “Yahu hacı hayırdır sakallarını kesmişsin, bu yaşta sakal kesilir mi” diye sorarlar.

Hacı: “Gece yatarken sakalımın üzerinden fare geçti ondan kestim” der.

Meraklı ahali: “Yahu Hacı bir fare geçti diye sakal kesilir mi, yıkanınca geçerdi” diye söylenince,

Hacı: “Evet yıkanınca temizleneceğini ben de biliyorum ama, fare benim sakalımı yol sanır devamlı geçmeğe çalışırdı” diye cevap verir.

Bu fıkra üzerinden yola çıkacak olursak ABD’nin Türk Milletine bugüne kadar yaptıkları bırakın yolu, otoban oldu ama kimsenin nedense aldırdığı yok.

1964 te yazılan meşhur Johnson mektubuna Başbakan İsmet İnönü’nün verdiği: “Her gün yeni bir dünya kurulur Türkiye o dünyada yerini alır.” Cevabından sonra gelen liderler ne yazık ki; Türk Milletinin yüzünü hep yere baktırmışlardır.

1 Ekim 1992 yılında Ege denizinde yapılan NATO ortak tatbikatında, Amerikan Uçak Gemisi Saratoga’dan ateşlenen 2 güdümlü mermi, Muavenet gemimizi sancak tarafından vurmuştur. Ama ne yazık ki, gemimiz vurulduğuyla kalmış, hiç bir araştırma soruşturma yapılmadan ABD sadece: “Pardon!” demiş ve olay kapanmıştır.

4 Temmuz 2003 yılında Irak Süleymaniye’de ABD askerlerince Türk askerlerinin karargâhı basılıyor, askerlerimiz tutuklanıyor ve kafalarına çuval geçiriliyor. Şu enteresan olaya bakarmısınız olaydan 2 ay önce zamanın genelkurmay başkanı Hilmi Özkök tarafından Süleymaniye’de bulunan Türk Özel Kuvvetlerine silah kullanma izni kaldırılıyor. Sanki Özel kuvvetler Süleymaniye de turistik bir gezi için bulunuyorlar.

Olayın akabinde gazeteciler zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a: “ABD’ye NOTA verecek misiniz” sorusuna: “Ne nota’sı müzik nota’sımı diye cevap alırlar.

En son olarak Türk Ordusunun başlattığı “Barış Pınarı” Harekâtından sonra, ABD Başkanı Trump’ın yazıp 20 gün sonra Türk kamuoyunda duyulan çirkin mektup hadisesinden sonra mektubun Türk muhataplarından gene ses yok. Ancak: “Benim ailemi ve bakanlarımı hedef alıyorlar” yakınmalarından söylemlerinden başka.

Hâlbuki zamanında Monşer diye küçük görülüp bir kenara itilen Türkiye’nin iyi yetişmiş hariciye mensuplarının hepsi, tarihten örnekler vererek söz birliği etmişçesine: “mektubun geri iadesi söz konusudur.” Demelerine rağmen hariciyeden ve başkanlık makamından bu konuda parti sözcülerinin kem-küm demelerinin haricinde herhangi bir yaptırım söz konusu edilmemiştir.

Barış Pınarı harekâtımıza, birleşmiş milletler de Azerbaycan, batı dünyasından Macaristan haricinde hepsi bizim karşımızda yer almasına rağmen, bunun nedenleri araştırılacağına, iç politikaya dönük siyaset yapan, halbuki tek görevi dünya milletlerine yapılan harekâtın haklılığını anlatıp, tarafımıza çekmekle görevli dışişleri bakanı, askeri kamuflaj elbisesiyle televizyonların karşısına geçiyor. Bu konuda belki de biz hamaset yapıp yanlış düşünüyor olabiliriz kimbilir, dışişleri bakanımızın açığını Kualalumpu’da TC. Devletini temsilen Merve Kavakçı, Çek Cumhuriyetine atanan ayet sallamacısı Egemen Bağış kapatıyordur!

Söyleyeceklerim şu dur ki; Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu gün olduğu kadar dünya milletleri nezdinde yaralanıp, yıpratılıp küçük düşürülmemiştir. Sebep olanlar ise dışarıdan gelen saldırılara cevap vereceklerine, iç siyasete dönük, politikalarla meşguller. Canları sıkıldıkça Kılıçtaroğlu ve HDP stres topunu oynamasını çok iyi beceriyorlar.

Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.