1. YAZARLAR

  2. Hülya SEZGİN

  3. Kimse senin yerini tutmuyor baba!..
Hülya SEZGİN

Hülya SEZGİN

Ressam
Yazarın Tüm Yazıları >

Kimse senin yerini tutmuyor baba!..

A+A-

Kimse senin yerini tutmuyor baba!..
Aklıma geliveren olur olmaz saçma sapan soruları bile sana sorardım. Sen sabırla benim anlayacağım dilde bana anlatmaya çalışırken ben “Benim kızım ne kadar akıllı” diye düşündüğünü düşünür ve kendimle gurur duyardım...

Benim kızım şahin derdin. Neden dediğimde “Şahin kol üstünde taşınır da ondan. Benim kızım da kol üstünde yukarılarda olacak her zaman” diye de eklerdin.

Hani beni bir kilo soğan zarı toplayana verecektin? Bir kilo soğan zarını ne yapalım, ne işimize yarar?” dediğimde “Bir kilo soğan zarı bir tır dolusu soğandan ancak çıkar. Yani seni isteyen senin için hem büyük emek harcamalı, hem de zengin olmalı...” derdin...

Ablam Süheyla ile çocukluk kavgalarımızda “Ha iki dam dolusu domuzun olmuş, ha iki kızın... ikisi de aynı zorlukta...” derdin bize kızıp da...

Akşam yemeklerinden sonra eline aldığın kitabı bize okurken nefes bile almamaya çalışarak sessizce keyif içinde seni dinlerdik baba. Okuman bitince o güzel sesinle ya bir türkü ya da yanık yanık “Her yeeer karaaanlııık...” diyerek “Makber”i okurdun baba. Bu şarkı ile sen de biz de ağlardık. Sen kırk günlükken kaybettiğin, hiç yüzünü göremediğin annen için ağlarken biz sana ağlardık baba!..

O yüzdendir okuma alışkanlığım, o yüzdendir türkülere gönül verişim ve o yüzdendir çok eski Türk sanat müziği şarkılarını bile duyduğumda yüreğimin coşması... ve o yüzdendir o şarkıların sözlerini biliyor olmam... 

O yüzdendir Nazım'ı, Aziz Nesin'i sevmem... şiirlerini, yazılarını bilmem... Hatırlar mısın baba sana yaş günlerinde Aziz Nesin kitapları alırdım...

Ben gelin olurken belime al kuşağımı sen saracaktın hani. Sararken de beni yuvama, kocama ve çocuklarıma bağlanmam için gözlerin nemli o meşhur duayı okuyacaktın . Senin yerine amcam okudu o duayı baba... Onun gözleri nemli idi.  Bağladı kuşağımı ama senin yerini tutmadı baba!..

Ablamın kızı ilk torunun Betül için “Paranın faizi, çok tatlı çok seviyorum.” derdin. “Sizin çocuklarınızı da görürüm inşallah.” diye de eklerdin. Çocuklarım oldu ama sen görmedin, göremedin baba!.. 

Onların ilk adımında, konuşmasında, sünnetinde, yaş günlerinde hep sen aklımdaydın. “Keşke”... “keşke babam da olsaydı, o da görseydi!.. dedim hep baba!..

Aradan yıllaar...yıllar geçti ama  bugün  hâlâ içimde özlemin. Gencecik kırk altı yaşında apansız gidişin sanki daha dün gibi... aklıma geldikçe burnumun direği sızlar...   Amansız hastalığından kurtulmak için hastaneye yatacaktın hani? Neden acele ettin?..

Kırklı bebekken yitirdiğin anneni özlediğinde ondan kalan elbise vardı ya hani öpüp kokladığın. Ve laf arasında ölünce üstüme örtün diye vasiyet ettiğin. İşte onu üstüne örttük baba!..

Sen annene kavuştun ama bizi babasız koydun... Senden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı baba!..

Hani Rize'de yolda bulduğun altın broş için bir hafta belediye hoparlöründen duyurusunu yaptırmıştın da kimsecikler almaya gelmemişti. Sonra annem broşu pek beğenince sorduğun müftü “Kuyumcudan öğrendiğin bedelini “Sevabı sahibine bağışlanmak üzere” diyerek bir ihtiyaç sahibine ver.” demişti de bedelini ödeyerek annemin olmuştu broş. Yani her zaman gururlandığım en büyük özelliğim dürüst olmayı da senden öğrendim ben baba...

Bugün babalar günü... benim gözlerim nemli, içimde özlemin, sevgim hiç eksilmemiş ve hâlâ senin o küçücük kızının yüreğini taşıyorum baba!..

Kimse senin yerini tutmuyor baba!..

Küçük kızın Hülya...
*  *  *
Baba olsun veya olmasın yüreğinde baba sevgisi taşıyan, emek veren başta eşim Hikmet'in olmak üzere tüm babaların babalar gününü kutluyorum...
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Yorum