1. YAZARLAR

  2. Ruhittin SÖNMEZ

  3. İç göçler, kira artışları ve çözüm teklifi
Ruhittin SÖNMEZ

Ruhittin SÖNMEZ

Yazarın Tüm Yazıları >

İç göçler, kira artışları ve çözüm teklifi

A+A-

06 Şubat depremlerinden sonra iki türlü iç göç yaşanmakta. İlki depremin etkilediği illerde evini, işyerini ve yakınlarını kaybeden depremzedelerin başka illere göçüdür. 

Depremzedelerin bir kısmı geçici olarak yakınlarının yanında barınmak için göçtü. Bir kısmı ise devletin, STK’ların ve vatandaşların yine geçici olarak kendilerine tahsis ettiği yurt, otel ve evlerde kalmak için il değiştirdiler. Bir kısmı da başka illerde maddi imkanları elverdiği ölçüde kiralık evlerde kalıyorlar.

Deprem bölgesinden başka illere göçenlerin miktarının 1 milyon hane halkı olduğu tahmin ediliyor. Muhtemelen deprem bölgesine yeni yapılacak evlerden sonra bunlardan bir kısmı memleketlerine dönecek ama önemli bir kısmı dönmeyecek.

*   *   *

Son açıklamalara göre yıkılan veya acil yıkılması gereken, ağır hasarlı bağımsız birim sayısı 520 bin. Yıkılması gereken birim sayısının en az 700 bin olması bekleniyor.

TOKİ Başkanı Ömer Bulut, “TOKİ aracılığıyla 30 bin konutun bir yıl içinde yapılıp teslim edileceğini” açıklamıştı. Bu defa “ilk etapta 30 binin hazırlığını yaptık. İnşallah Haziran’a kadar 100 bine tamamlayacağız rakamı…” dedi.

Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan “inşaatların yapımına da Mart ayının ortasında başlanacağı ve en geç bir yıl içinde tamamlanacağına” dair söz verdi.

Muharrem Sarıkaya Habertürk Gazetesindeki köşe yazısında 30 bin konut yapımı için gereken işçi sayısının 75 bin kişi olacağını; 1,8 Milyon m3 beton ve 432 Milyon kg demir gerektiği hesabıyla bu vaadin gerçekleşmesinin imkânsız olduğunu rakamlarla açıkladı. 

Zaten hükümet İzmir’de 5 bin konut vaadini de yerine getirememiş, iki yılın sonunda ancak 2 bin 245 konut teslim edebilmiş. Van depremzedeleri için 99’ar m2’lik 15 bin konutun yapımı 9 sene sürmüş.

Türkiye’nin 700 bin konutu kısa sürede yapacak altyapısı ve insan gücü yok. Zaten deprem öncesinde inşaatlarda işini bilerek yapacak eğitimli usta bulunamıyordu. Yıkımların önemli bir kısmının ehil olmayan ustaların uygulama hatalarından kaynaklı olduğu görüldü. Şimdi bu insan gücünü yetiştirmek temel bir sorun olarak karşımızda.

Yani yeni yapılması gereken konutların tamamlanması yıllar sürecek.

Deprem öncesi Türkiye’de 7 milyon hane kiracı idi şimdi yeni yapım ve güçlendirme aşamasında buna 1 milyon hane daha eklenmiş olacak.

*   *   *

KONUT FİYATLARI VE KİRALAR ÇOK ARTACAK

Başka illere göçen ve geçici olarak barınma imkânı bulan depremzedelerin bir süre sonra geldikleri yerde konut alımı veya kiralama talepleri ortaya çıkacak.

Zaten Türkiye’de son yıllarda konut fiyatları ve kira artışları fahiş oranlarda idi. Sadece son bir yılda Türkiye ortalaması konut fiyatları artışı %168 , kira artışları %173 olarak gerçekleşti.

Şimdi buna hem konut arzında düşüş ve hem de kiralık talebindeki artıştan kaynaklanan fiyatlarda yeni bir patlama daha eklenebilir.

Devlet halen %25 artış sınırlamasıyla mevcut kiracıları korumaya çalışıyor. Mevcut kiracılar için %25 sınırlaması da kiracı ile mülk sahiplerinin arasında milyonlarca dava açılmasına sebep oldu. Fakat yeni kiracıları koruyan bir sistem yok. Bu arz talep dengesiyle, kiralar çok artacak.

*   *   *

Deprem korkusuyla, özellikle İstanbul ve çevresindeki illerde, daha güvenilir semtlere ve daha sağlam olduğu düşünülen konutlara doğru da bir iç göç olmakta. Tabii konut arzı yetersiz olduğu için bu sebeple boşalan konutlar da yeni kiracılarla doluyor. Bu hareketlilik de kira ve konut fiyatlarını artırıcı etki yapıyor.

Maddi durumu elverişli olanların çoğunun zaten depreme dirençli konut ve işyerleri var. Tam güvenli olmayanlar da şimdi çaresine bakacaklar. 

Fakat toplumumuzda orta sınıf erimiş durumda. Nüfusun %70’lik bir kesimi hiçbir şey yapamadığı için, ilk depremde enkaz altında kalma korkusu içinde çaresiz, korkmuş bir halde bekleyiş içinde. 

Oturduğu evini güvenli bulmayan fakat deprem dirençli bir eve kiraya çıkamayan, böyle bir ev alamayan veya kentsel dönüşüm için gerekli parası olmayan bu kesimin ruh hali perişan.

Bu ruh hali depremin kendisi kadar yıpratıcı olabilir. İşte bu sebeple devletin acilen alması gereken tedbirler var. 

*   *   *

ÇÖZÜM TEKLİFLERİ

Vatandaşlarımızın, makul ve erişilebilir fiyatlarla, güvenli konut ve işyerleri alabilmesi veya kiralayabilmesi lazım. Bunun için faydalı olabileceğini düşündüğüm tekliflerim şunlar:

1- Yabancılara konut satışı tüm ülkede derhal durdurulmalı ve en hızlı bir şekilde sığınmacılar ülkelerine gönderilmeli.

2- Mevcut yapıların ücretsiz olarak devlet kurumları veya belediyeler tarafından deprem güvenliği açısından tespiti ve sınıflandırılması yapılmalıdır. Acil yıkılması gerekenlerin yenilenmesi ve gerekenlerin güçlendirilmesi işi, devlet kontrolünde ve müteahhitlerin insafına bırakılmadan, özel finans modelleri ile de desteklenerek süratle bitirilmeli.

3- Deprem güvenlik sertifikası alamayan konutların kiralanması ve satışı yasaklanmalı. Bu sertifikalar 5 yılda bir yapılacak kontrollere göre yenilenmeli.

4- Sadece İstanbul’da 700 bin kiraya verilmeyen boş daire var. Boş olarak tutulan yüzbinlerce daire ile yazlıkların mutlaka kullanılır halde tutulmasını sağlayıcı tedbirler alınmalı.

5- Deprem bölgesinde yapılması planlanan 200 bin konut sayısı artırılmalı ve mümkün olan en hızlı bir şekilde (gerekli önlemleri de alarak) yapılmalı.

6- Büyükşehirlerden Anadolu’ya ve köylere geri göçün sağlanması için bütüncül bir planlama yapılmalı. İstanbul ve çevresindeki sanayi kuruluşlarının Anadolu’ya taşınmasını teşvik eden ve hatta zorlayan kurallar getirilmelidir. Kanal İstanbul, İstanbul Finans Merkezi gibi İstanbul’daki nüfus yoğunluğunu artırıcı her türlü projeye son verilmesi gerekir.

7- Hiçbir hal ve şartta İmar Affı (İmar Barışı) düzenlemesi yapılamayacağı Anayasa hükmü haline getirilmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.