Tolga AĞAOĞLU

Tolga AĞAOĞLU

ortakses.com
Yazarın Tüm Yazıları >

Her telden

A+A-

Kamu bankaları üzerinden batması için verilen krediler, yandaşların vergi borçlarının silinmesi, vergilerden istisna tutma, diğer ülkelere verilen hibe paralar ve daha bilmediğimiz niceleri… Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, Türkiye esasında güçlü ve zengin bir ülke. Bu pandemi sürecinde yapılan israf ve rantın yarısı millet için kullanılsaydı, biz ekonomik krizi hissetmezdik. Dövizin fiyatı yarısı olur, alım gücümüz iki katına çıkardı.

*  *  *

İktidar, temcit pilavı gibi halkın gündeminde olmayan konuları, gerçek gündem olan ekonomik kriz ve salgını unutturmak için önümüze koyuyor. İnsanlar geçim derdine düşmüş iktidar, başörtüsü, darbe deyip bizi uyutmaya çalışıyor. Asıl konuşulması gereken kriz ve salgın haricinde de yüzlerce ciddi konu var. S 400'ler ne olacak? Doğu Akdeniz’deki doğal gaz araması ve Karadeniz’deki doğal gaz yatakları ne oldu? Doğu Türkistan’daki soydaşlarımızın durumu ve Türkiye’deki Türkmenlerin geri iadesi konusu ne olacak? Suriye ve Kuzey Irak’taki son durum ne? Halkın istemediği HES’ler ve madencilik konusu ne olacak?

Bunlar gibi ciddi sorunlar varken temcit pilavı niye? Asıl bunlar gibi ciddi, geleceğimizi etkileyecek sorunları konuşalım.

*  *  *

Haber alma ve basın özgürlüğü olmayan ülkelerde, halk bilgisiz olur. Başına geleceklerin farkında olmaz ve olayı başına geldikten sonra fark eder. 2. Dünya Savaşında Ruslar Almanya’ya girdiklerinde Alman halkı, savaşı kazanıyor olduklarını zannediyordu. Rus askerlerini sokaklarda gördüklerinde işin farkına vardılar, fakat çok geçti. Objektif ve hür basın bizi ileri götürür. Gazetecinin ve medyanın üzerine düşen halkı uyutmak değil, gerçek, doğru ve dürüst haberler ile aydınlatmaktır.

*  *  *

Liyakat Liyakat Liyakat.

İşinin ehli olmayanları, sadece bu bizden diye bir makama oturtursanız, o kişi ancak kendi bilgi ve becerisi kadar o makamı yönetir. Türkiye’de artık, akademik Doktor, Doçent ve Profesör enflasyonu yaşanıyor fakat aynı zamanda enflasyonu yaratanların geçmişi karışık. Ancak bu kişilerin, Boğaziçi Üniversitesi dekanlığı, kamu bankası yönetim kurulu gibi önemli mevkilere atandığında, geçmişi ortaya çıkıyor. Çıkıyor da ne oluyor? Gerçekten Boğaziçi dahil diğer üniversitelerimize veya kamu kurumlarına atayacak liyakatli kimse kalmadı mı? Bu, sadece güncel örneklerden ikisi. Daha niceleri var kim bilir?

*  *  *

Dünyada saygın bir ülke olacağız, Avrupa Birliği’ne gireceğiz diye birçok anlaşmaya imza atıyoruz fakat imza atarken büyük ihtimalle okumuyoruz. İmza attığımız her sözleşme bizi bağlar ve işine geldiğinde kabul edip işine gelmediğinde ben bunu tanımıyorum dediğin konular değildir. Aman kime diyorum ki, işine gelmediğinde kendi mahkemesini, Anayasa Mahkemesi’ni ve diğer yargı organlarını tanımıyor ki bu iktidar.

Siz kimsiniz dış güçler?

*  *  *

Özgürlüklerden bahsetmişken, o kadar özgürüz ki doğru bildiğimizi söylediğimizde iktidarın işine gelmiyorsa veya iktidarı eleştirdiğimizde ya FETÖ’cü ya da PKK’lı olarak çamur atılıyor. Hadi çamuru attınız, bu sefer gerçek FETÖ’cülerin ve PKK’lıların ekmeğine yağ sürüyorsunuz. Şu anki sistem diyor ki; düşün, özgürsün ama kimse ile paylaşma düşündüklerini.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.