1. YAZARLAR

  2. Neşe DİLEKÇİOĞLU

  3. Churchill'in din adamları (Muaviyeler)
Neşe DİLEKÇİOĞLU

Neşe DİLEKÇİOĞLU

TRT THM Sanatçısı
Yazarın Tüm Yazıları >

Churchill'in din adamları (Muaviyeler)

A+A-

Britanyalı Devlet adamı, İngiliz ve Avrupa siyasetine damgasını vuran Winston Churchill'in 1915 Çanakkale savaşlarında Çanakkale boğazından İstanbul'u ele geçirmek için itilaf kuvvetleriyle birlikte hareket ettiğinde, strateji ve savaş dehâsı Atatürk'ten büyük bir yenilgi aldıktan ve bozguna uğradıktan sonra Türk Milletine

Allah'ın bahşettiği bu değeri araştırıp incelemesi normal değil mi?

Hezimete uğramış nihayetinde bu dehayı ve asil Türk Milletini araştıracak tabii.

O'na Atatürk'e hayranlığı elbette yadsınamaz bir gerçek. 

Hatta öyle ki; Bu savaş dehasını, Mustafa Kemal Atatürk'ü, stratejini örnek alması, ona 1944'de Normandiya çıkarmasında karaya başarılı bir şekilde çıkarma yapması, savaş alanında takdir edilmeyi, övülmeyi getirmişti.

"Savaş gerekmedikçe cinayettir" bu arada bu söze de inananlardanım.

Ancak Churchill'in torununun anlatısına göre, ömrü boyunca Çanakkale deki hezimetinin, büyük can kayıplarının onda bıraktığı hayal kırıklığını asla unutmadı.

Çünkü Çanakkale savaşlarının mimari "O" idi.

Savaş stratejisi, demokrasi ve bağımsızlık aşığı baş komutan ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'e sökmemişti.

Elbette bunu unutmadı, unutamadı.

Bu savaş dehâsı komutanı göklere çıkarsa, takdir etse de aklının bir kenarında yenilgiyi kabullenemedi.
İnsan büyük bir hezimete uğrayıp, yenildiği komutanı nasıl altedebilir düşünmez mi?

O da düşündü?

Türk Milletinin en hassas noktası Din.

Nasıl sıkı sıkı birbirine sarılmış, ümmetten birey toplumuna dönmüş, haklarını bilen ve savunan  bir Millet çözülebilir?

Savaşta asla  yenilmeyen bir Millet, Türk milleti nasıl yara alabilir?

Elbette din eksenli ayrışma ile ve dinin içi boşaltılarak.

Boşuna değil Atatürk ün Elmalı'lı Hamdi beye cebinden parasını  kuruşu kuruşuna ödeyerek kur'anı tefsir ettirmesi.

Öyle ya, Allah ne diyor kuluna, neyi emrediyor, neyi istiyor, neyi yapma yaa kulum diyor, Türkçe bilmek, okumak gerekmez mi günaha girmemek, yanlış yapmamak adına?

İnsan okuduğundan anladığını hayata geçirir, bilmediği ile kullanılırlar.

Ne yaptı peki Churchill?

Atatürk'e bağımsızlığa karşı duran, devşirme din adamlarını topladı. (Hiç biri Türk değildi, ortak noktaları bu)
Din adına konuşan, ancak Kur'an diliyle konuşmayan yobaz takımını kışkırtarak isyan çıkarttılar.

Yani Türk Milletini içten yenebilmek için Muaviyeler yarattılar.

Atatürk 'ü dine karşı bir insan gibi lanse ettiler, gösterdiler.

Şerri bir devlet kurma çabaları taa o günden başladı bu dinle ilgisi olmayan, vatansız dinsiz Muaviyeler'in. 
Çünkü İngiliz sterlini ile satın alındılar bu dinli görünen dinsizler ordusu.

İşi  Menemen'de yeniden bir ulus, Türk ulusu yaratmaya çalışan Atatürk ün askeri, öğretmen, Devrim şehidi Kubilay'ın başını kesmeye,meydanlarda teşhir etmeye kadar götürdüler.

Atatürk dinsiz değildi, aksine bu dinsiz, devşirme İngilizler'le bir olan  yobazlara karşı idi.

Günümüze geldiğimizde,din adamı görünen ancak Elmalılı Hamdi Efendinin tefsiri kur 'anın Türkçe mealini okuduğumuzda, bunların kur'an diliyle konuşmadığını anlıyoruz.

Nereden anlıyoruz?

Verdikleri fetvalardan. 

"Bir kereden bir şey olmaz" diyerek.

"Ananızın diz kapağı mahremdir diyerek. 

"Asansörde bir kadınla yalnız kalırsanız şey edebilirsiniz"  diyerek 

"Kız çocukları 9 yaşında evlenebilir" diyerek.

Toplumun temel taşı kadını toplum içinde aşağılayıcı sözlerle yerden yere vurduklarını, öldürüldüklerini gördükleri halde çıkıp bir fetva vermeyerek.

Kadın anadır, cennetin kapısıdır deseler, Mekke'ye giriş kapısının üstünde ana yazdığını, dinin kadına önem verdiğini söyleseler yeterdi oysa.

Kur'an'da son peygamberin peygamberimiz Hz Muhammed Mustafa (s.a v) olduğunu bildikleri halde Bursa'da ben peygamberim diyen zatın cenazesine 3 bin kişi katıldı.

Bilmiyorlar mıydı son peygamberin Kur'an'da söylendiği gibi Hz Muhammed Mustafa (s.a.v) olduğunu?

Biliyorlardı.

Sorgularsak Winston Churchill'in adamları olduğunu görürüz kur'ana göre, öyle değil mi?

Diyanet bir açıklama ile yalanladı mı?

Son peygamberin kim olduğunu bunların hurafe olduğunu söyledi mi?

Ben duymadım siz duydunuz mu?

Dikkat etmek lâzım ortalıklarda din adına konuşan, paraya tapan, tek ortak noktaları kasaları ve paraları olan Muaviyeler geziyor.

Kur'an'ı güzel bir kapla çivilediğiniz duvarlarınızdan indirin, Arapça bilmiyor olabilirsiniz, Elmalılı Hamdi Efendinin tesvir ettiği Türkçesini okuyun, günah değil.

Gerisini  aklınızla sorgulayarak çözersiniz.

Kur'an ilk başta ne diyor bize?

Oku.

Oku ki aydınlan.

Kalın sağlıcakla...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.