1. YAZARLAR

  2. Faruk YÜCER

  3. Atatürk ve liderlik
Faruk YÜCER

Faruk YÜCER

Platform
Yazarın Tüm Yazıları >

Atatürk ve liderlik

A+A-

Türk milliyetçiliğinin babası,''Türkçülüğün Esasları'' adlı eseriyle Türkçülüğü sistemleştiren, Diyarbakırlı  ilim ve fikir adamı Ziya Gökalp şöyle diyor:''Bir milletin kendi benliğini bulması,kendi hars (kültür) ve medeniyetini tanıması,büyük milli felaketlere uğradığı zaman  ortaya çıkan, MİLLİ KAHRAMANLAR sayesinde olur.

Milli önderler,milli ideali (mefkure-ülkü) keşfederler ve kişiliklerinde temsil ederler.''

Sevgili Dostlar,. ben bu sözlerde Atatürk'ü buldum. Elbette Türk tarihinde bu vasıfları  taşıyan önderler  var ama, yakın tarihimizi esas alıyorum.

Milletlerin kara günleri vardır. O günlerde, umutsuzluk, çaresizlik, zerre zerre işler gönüllere...

İşte 1900-1923 yılları arasında da böyle bir manzara vardır, Anadolu'da, Rumeli'de, Balkanlar'da...

Balkan faciası,1. Cihan Savaşı,işgaller ve yıkımın, yok oluşun mührü Sevr Antlaşması...

İlk adım 19 Mayıs 1919.

Padişah, İstanbul'dan ayrılmadan, Mustafa Kemal'e; Boğaz'da  toplarını saraya çeviren İngiliz zırhlılarını göstererek: ''Görüyor musun, bu memleketi ve milleti kurtarmak düşüncesinde tereddüte düçar oldum. İnşallah milletimiz buna bir çare bulur.'' der.

Evet çare vardır. Çare, ''milletin azim ve kararı''. Ve buna inanan Mustafa Kemal Atatürk'tür.

Atatürk Osmanlıyı yıkmadı, yıkılan imparatorluğun enkazından, Türkiye Cumhuriyeti'nin doğmasına vesile oldu.

Milli mücadelenin ilk üçlüsü, Ordu Müfettişi Mustafa Kemal, Doğu Menzil Komutanı Kazım Karabekir ve Ali Fuat Paşa'dır.

Daha sonra İsmet İnönü, Fahrettin Altay, Fevzi Çakmak ve diğerleri harekata katılarak, Anadolu ihtilalini  bayraklaştırmışlardır.

Yeni bir ruh, yeni bir heyecan, Kurtuluş Savaşı...

Bu mücadelede Atatürk'ün hem askeri, hem siyasi dehasına şahit oluyoruz.

Büyük savaşta, İngilizlerle  beraber bize karşı savaşan İtalyanlar, Fransızlar ve Ruslar, Milli mücadelede, Atatürk'ün engin stratejik siyasetiyle, bize mühimmat temin eden devletler  olmuştur.Bu dünyaya örnek olan bir siyasi başarıdır.

Demek ki neymiş, dışta "eyyyy" diyerek nara atmak, herkesle kavga etmek sonra da ricat etmek; içte de milleti karpuz gibi ikiye bölmek, ayrıştırmak liderlik değilmiş. Birleştirici, güvenilir, dirayetli kararlı olmak gerek...

Niçin bazı çevrelerin Atatürk'e karşı olduklarını, onu değersizleştirmek hatta unutturmak istediklerini anlıyoruz.

Cehalet erbabı yazar çizer... 'Saltanatı, hilafeti kaldırmış, Müslüman ülkelerle bağımızı koparmış Atatürk' diyorlar.

Saltanat 1922'de, Hilafet 1924'te kaldırılmış. Halife-i  Müslümin Hadimü'l Haremeyn'ş Şerifeyn Abdülmecit bin Abdulaziz. Bu ünvanlı son Halifemiz Abdulmecit Efendi görevdeyken, Müslüman kardeşlerimiz, İngiliz altınlarını cebe indirerek, Osmanlı Türk askerlerini arkadan hançerlemekle meşgullerdi,

Hiçbir ülke, kendi milli kahramanlarını değersizleştirmez. Düşüncesine ters olsa bile. Bu hastalık maalesef bizde var.

Son yıllarda birilerini yüceltmek için Ata'yı incitmeyi görev bilen kifayetsiz muhterislere şunu ifade etmek isterim...

Hasbelkader Türk adı taşıyıp da Türk'ten gayrisine sempati besleyenler...

Yüce dinimizi siyasi emellerine alet eden, din bezirganları...

Tarihçi olmadıkları halde, tarihi ters yüz etmekle görevli madrabazlar.

Ne yaparsanız yapın...!

Şunu bilesiniz ki,yarınlarda siz tarihin çöplüğünde çürürken....

ATATÜRK yeryüzünde tek bir Türk kalıncaya kadar var olacaktır...

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum