1. YAZARLAR

  2. İsmail OSKAY

  3. MERAL AKŞENER HERŞEYDEN ÖNCE ;BİR İNSAN..
İsmail OSKAY

İsmail OSKAY

Platform
Yazarın Tüm Yazıları >

MERAL AKŞENER HERŞEYDEN ÖNCE ;BİR İNSAN..

A+A-

Dünya hızla değişiyor, iletişimin hızı baş döndürücü bir noktalara ulaştı.. Bu değişim beraberinde dünyayı bir köy haline getirirken akıllı telefonlarla her an her yerde ülkeden dünyadan anında haber alabiliyoruz. Artık çocuklarımızda bile akıllı telefon var ve sosyal medya , Facebook, twitter, instagram, whatsap, haberleşme , bilgi edinme, bilginin yayınlanması,  bir sürü sayamayacağımız hız ve yenilikleri beraberinde  getirdi. Bunun yanında insan ve kişi profilinde ve toplumsal davranış biçiminde farklılıklar ve değişimler meydana geldi.Mesela her kesim farklılıklar birbirini daha yanından tanıma imkanı buldu ve insanlar birbirine daha çok yaklaştı ve ortak değerler daha fazla önem kazandı.

Dünyanın bu kadar küçülmesi, teknolojiyle birlikte birey olarak insan kendine daha çok zaman ayırmakta , her insan kendine göre bireysel bir dünya oluşturmaktadır. Yani Herkes biricik, herkes özeldir. İnsanlığın gelişimi, hukuk , demokrasi, hümanizm açısından bu elbette olumlu bir durumdur.

Ancak insan olmanın ,birey olmanın biricik olmanın bu kadar değerli olduğu anlam bulduğu bir dönemde sadece insan ve birey olmak, yani sadece sıradan insan olmanın  ne güzel ,ne büyük bir erdem olduğunu farkına varmamız da ayrıca gerekmiyor mu?

MHP ve Ülkücü camiada yıllara dayanan bir teşkilat yapısı ve yılların biriktirdiği bir silsile mevcuttur. Burada soğuk savaş döneminden kalma katı hiyerarşiye dayalı bir teşkilatlanma yapısı mevcuttur. Doğal olarak herhangi bir teşkilat izni olmadan bir vekile, bakana ,  genel başkan yardımcısına hatta bunların danışmanlarına bile  çok samimi değilseniz   doğrudan ulaşamazsınız. Değil ki Genel başkana ulaşacaksınız..

İşte tamda böyle bir atmosferde Biz ülkücüler şahsımda dahil Bir genel başkan adayına ama telefon ama evine yada bürosuna giderek ulaşabiliyoruz. Hatta ulaşamadığınızda konunun önemine binaen o size geri dönüyor. Aman Allah’ım olacak iş değil. Bakanlık yapmış, defalarca milletvekili olmuş, meclis başkan vekilliği yapmış, tanınmış siyasetçiler içinde popülaritesi  ve bilinirliği en yüksek siyasetçilerden birisi Meral Akşener’e ulaşıyorsunuz. Hatta ulaşamadığınızda gece demez gündüz demez o size bir şekilde ulaşır.. Yıllarca hem iktidar, hem de parti içi muhalefetinde sürekli ötekileştirilmiş, dışlanmış, hak etmediği muamelelere maruz kalmış ülkücüler hangi eğitim kültür ve sosyo-ekonomik seviyede olursa olsun artık onlara ulaşan ve dinleyen  bir genel başkan adayları  vardı.

Meral hanımın kendi ifadesi ile “ Siyasete girdiğim günden beri İzmit’in Gündogdu köyünden çıkmış bir Anadolu kızı olarak hayatım boyunca ne kimseyi kendimden üstün gördüm, nede kimseyi kendimden aşağıda görmedim” işte tam da bu olsa gerek. Her bir teşkilat mensubu yada her makam mevki sahibi birlikte mücadele ettiği tüm insanları işte böyle görmelidir.

Meral hanımın bu şekilde ulaşılabilirliği, açık iletişimde bulunması  bizler için gayet olumlu, bize kendimizi  iyi hissettiren, bizlere değerli olduğumuzu biricik olduğumuzu, hepimizin önemli olduğunu hissettiren kısacası ülkücülere sevildiğini gösteren bir davranış biçimidir.

Ancak bu durum kendisi için çok zaman alan, yorucu,hatta ailesinden bile fedakarlık yaptığı sabır isteyen bir incelik ve fedakarlıktır. Öyle ki  kimi zaman  telefona alo diyemeyecek kadar yorgun, gergin olduğu anlarda bile sırf kırılmasınlar diye gayret ettiğini onu tanıyan bir çok kişi iyi bilir. O’nunda  Çok defa bunaldığı, bıktığı, yorulduğu  gayet insani bir durum olarak kabul edilmelidir ama bunun dahi edilmediğine  çok defa şahit  olmuşumdur.Hepimiz gibi Meral hanımında bir ailesi, eşi, oğlu ve çok sevdiği özlediği bir torunu vardır. Düşünün hangimiz oğlumuz kızımız torunumuz ile vakit geçirmekten keyif almayız.  O ise hiç mızlanmadan tüm bunlardan da  fedakarlık ederek tüm zamanlarını Türk milliyetçilerinin istişarelerini ve onların sorunlarına ayırmaktadır.

Birde bu mücadelenin  asıl görünmeyen bir  kahramanı var ki  en büyük fedakarlığı yapanda kanaatimce o olsa gerek. Meral hanımın kıymetli eşi sayın Tuncer (abi)Akşener.. Bir çoğumuzun yapamayacağı  fedakarlığı mesela gün be gün evinde misafir ağırlayarak, yeri geldiğinde misafirlerine hiçbir ikramından, incelikten, nezaketinden bir şey kaybetmeyerek  hem eşi Meral hanıma hem de bizlere fazlasıyla fedakarlık  yapmıştır. İnanın fedakar, cefakar, sabırlı ve inanmış bir eşiniz yoksa bu kadar yükü omuzlamanız çok da kolay olmayacaktır. Amacım ne Meral hanımı, ne Tuncer beyi övmek değil , öyle ki buna gerek de yok ihtiyaçları da yok. Ancak vicdanen bir gerçeği ortaya koymak hatırlatmak adına bunu da  yazmak durumunda kaldım.

ELEŞTİRİLERİN TEMELİ NEDİR?

Yukarda bahse konu ulaşılabilirlik, Ülkücülere sevgi ve saygının nişanesidir ve takdir edilmelidir. Ancak her istediğinde Meral ablasına ulasan yüzlerce ülkücü kongre süreci geçip parti kurulma kararı alındığında ister istemez gayet de insani ve makul bulduğum hayallere kapıldı .Mesela eskiden ilçe başkanı ise ohoo  ben abla gelirse  kesin şu makamdayım, hatta eski yerinden  birkaç merhale ötede hayaller kurdu.Anlayışlı olmak kaydıyla bu da gayet insani bir durumdur. Siyaset yapan herkes mevki ve mevzi kazanmak isteyecektir.

Ancak mesela en tabandan  küçük bir ilçeden başlayarak yani spesifik bir örnekten tüme varım yöntemiyle konuya bakalım. Bir ilçede mevcut ilçe başkanı adaylar arasında Meral hanıma imza vermiş ve Mhp ‘den ihraç olmuş. Aynı ilçede sıralı üç ilçe başkanıda Meral hanımı desteklemiş ve kendince emek harcamış. Bunun yanında ilçe başkanı olmamasına rağmen toplumda tabanda karşılığı olup sevilen sayılan Ülkücülerden de destek verenler olmuş. Bunların her biri istediğinde Meral hanıma ulaşabiliyor.Sadece MHP de devam edilseydi görev dağıtmak bu kadar zor değildi birini ilçe başkanı diğerini meclis üyesi vb. yapar geçerdin.

Ancak MHP de Genel baskan adayları da  dahil ihraç edilmiş, muhalefet eden hiç kimsenin  siyaset yapma şansı kalmamış ve yeni bir oluşum hem Türk milliyetçileri hem de Ülkenin geleceği için gerekli ve bir mecburiyet olduğu genel kabul görmüştür. Yüzlerce kişi ile bölge bölge ne yapalım ? nasıl hareket edelim? Siz ne istiyorsunuz ?  soruları çerçevesinde Meral Akşener’in başlattığı bir istişare süreci başlatılmış.  Bu istişarelerde  her ilde sürec boyunca en önde emek harcayan herkes çağrılmış ve herkes o toplantılarda tek tek konuşmuş,herkes  sözü kesilmeden  açıkça fikrini beyan etmiştir.Meral hanım herkesi dikkatle tek tek dinlemiş, avukatları , danışmanları ve görevlendirdiği kişiler  her konuşanın fikirlerini not etmiş ve bir ay boyunca Meral hanım bu notları da  ayrıca tek tek  incelemiştir.

Çıkan sonuç Yeni Milli ve merkez bir partidir. Kurulacak parti diğer Genel başkan adaylarını da muhakkak yanına almalı ancak sadece Ülkücülerden mürekkep bir siyasi yapı da  olmamalıdır.Bunun yanında Doğruyol, Anap, CHp, Akp kökenli, Milli Görüş yada muhafazakar kökenli insanlarda bu yapıda muhakkak olmalıdır. Tüm bunlardan başka kadınların ve gençlerin seçmen nezdinde yeterince temsil edilmediği  genel baskanı kadın olan bir siyasi oluşumun ciddi bir pozitif ayrımcılık yapması, kadınlara ve gençlere önemli öncelikler verilmesi gerektiği çıkan sonuçlar arasındadır.

Sitem eden arkadaşlarımız yukarda kendi aldığınız kararları, kendi önermelerinizi alt alta üst üste koyun ve Meral hanım sizin ifade ettiğiniz  istişarelerde söylediğiniz dışında hareket etmediğini göreceksiniz. Aldığımız istişari kararlara göre yukarıdaki ilçe örneğine gelelim %25 cinsiyet kontenjanı her teşkilat da olacak, il ilçe başkanları ve yönetimler dahil,  CHP, AKP, MHP, Doğru yol, Anap kökenli liberal siyasetçiler ve gençlerde olacak. Biraz önce bahsettiğim o yukarda sıralı her aradığında hanımefendiye ulaşan ilçe başkanları ve kanaat önderi Ülkücüleri de hesaba kattığımızda . Sizce birilerinin en azından kuruluşta fedakarlık yapması gerekmiyor mu?herkese aynı görevi aynı anda verme imkanı var mıdır? İktidar bile değilken ,yeni kurulmuş bir yapıda Herkesin aynı anda bir şey olması mümkün müdür?

 Bu fedakarlığı kurduğumuz yapıya davet ettiğimiz, gelin birlikte siyaset yapalım dediğimiz insanlardan mı beklemeliyiz?  Yoksa bizler mi yapmalıyız?

Öyle ki buna rağmen Genel başkan yardımcılarından önemli bir kısmı Milliyetçi Ülkücü kökenlidir, il , ilçe başkanlarından atananların %80 Türk milliyetçisi ve ülkücü olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak diyorsanız ,benim derdim neden ben değilim de başka bir ülkücü yada neden benim sevmediğim birisi, yada  MHP döneminde mücadele halinde olduğum bir ülküdaşım oldu da, neden  ben olmadım, ben ondan daha iyi yaparım, daha liyakatliyim , daha başarılı olurum düşüncesindeysen kongrede mücadele eder değiştirirsin. Kısacası  doğru soru ben ne olacağım değil , ne katkı sunabilirim olmalıdır. İnanın bu eleştirilerin duygusallığını şahsen anlıyorum çünkü bunu bende yaşadım ve yer yer yasıyorum. Her ne kadar siyaset yapmasam da  nezaketen bari bir şeyler teklif ederler mi beni de onure ederler mi diye beklemedim değil.. olmayınca üzülmedim, kırılmadım, kendimi önemsiz hissetmedim de değil..Hatta  emeğimin, cesaretimin, liyakatimin, aldığım eğitim ve kültürün onda  biri  olmayanların,   zorla sahada tuttuklarımızın hatta sahada bile olmayanların, daha da ötesi zamanında Meral hanımı ve bizleri sert bir şekilde eleştirenlerin  bile bir şeyler olduğunu  düşünerek nefsime yenildiğimde oldu. Ama mantıklı düşünüp, aklımı ortaya koyup,büyük resmi düşündüğümde Ülkenin içinde bulunduğu şartları ve Meral Aksener isminin umutsuz ve çaresiz sosyal dilimler, işsiz gençler, terör, parlamenter sistemin yeniden ihyası, güçlü bir demokrasi ve hukuk devleti hayallerimizi VB. sorunları düşündüğümde şahsi arzularımı ve beklentilerimi arka plana atmam gerektiğini kabul edebiliyorum.KISACASI MERAL AKŞENER’DE BİR İNSAN.. o ne bir melek, ne evliya, nede insan üstü yetenekleri olan bir sihirbaz. Hepimiz gibi duyguları olan, sevinen, üzülen, kırılan, kızan, yeri geldiğinde hata yapan hepimiz gibi  bir insan. Önemli olan Meral hanımın Bu milletin umudu olduğunu görmemiz ve bu yönde milletin umuduna zarar verecek davranışlardan , fitneden ve yersiz eleştirilerden  en azından “henüz” kaçınmalıyız.

Kısacası Meral Akşener hep aynı Meral ablamız, bizim beklentilerimizin sadece sırası değişti. Elbette Meral hanımda özeleştiri yapmalı ve eleştirilere kulak vermelidir. Ancak eleştiri yaparken yukarıda ki bahsettiğimiz süreci göz önüne alarak eleştiri yapılmalı ve acaba bizlerde aceleci , sabırsız davranıyor muyuz?  eleştirilerimiz insaflımı diye hepimiz kendimize sormalıyız. Tüm ülkede İyilikler ve İyiler  kazansın ve Allah hepimizi  İyilerden eylesin..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.