Zeki erkekler yanlış seçimler...

Murat YAZAN

Haftalar önce “Zeki kadınlar, yanlış seçimler” adlı yazımı kaleme almıştım. Hemen arkasından bu yazıyı yazacaktım ancak gündem gereği araya başka yazılar girdi. Her iki yazının da bir “aile danışmanı”nın elinden çıktığını göz önünde bulundurmanızı isterim. Yazdıklarım tahminlerden ibaret değil, kaliteli bir eğitim, konuyla ilgili okunan ciltlerce kitap ve çok sayıda danışanla kazandığım tecrübenin sonucudur.

Erkeğin kadın arkadaş/partner/eş (her hangisini olursa olsun) seçmesinin ardında kadınların seçimlerine göre daha karmaşık örüntüler vardır. ”Erkekler daha karmaşıktır” demiyorum. Karmaşık olan örüntülerdir.

Çoğunluk toplumumuzun ataerkil olduğunu zanneder. Oysa tam tersine anaerkil bir toplum yapımız var. Biraz psikanalitik olsa da anne-oğul arasındaki ilişkinin oğulun tüm hayatında önemli yer tuttuğunun altını çizmek gerekiyor. Bu ilişki biçimi anne tarafından idare edilir. Sosyal güvenliğin yaygın olmadığı dönemlerde anneler için SGK erkek çocuklarıydı. Aralarında emzirmeyle başlayan bağı genişleterek bir tür bağımlılık ilişkisi başlattılar (elbette her anne için geçerli değil). Özellikle küçük yerleşim birimlerinde bu ilişki anneyle oğlu arasında sınırlı kalmadı. Teyzeler, halalar hatta büyükanneler bu ilişki zincirine dâhil oldular. Aileye dâhil olan her erkek çocuk aile büyüğü kadınlar için değerliydi. Sigortaydı.

Bağımlılık ilişkisi oğul evlenene kadar sürer.

Bu anne modeli oğlunun “zeki” bir kızla evlenmesini istemez. Ona yakın çevreden, kayınvalide sözü dinleyecek bir gelin adayı aranır. Oğlu önemli bir kazanımdır ve yıllarını, sütünü, emeğini verdiği oğlunun kontrolünden çıkmasını istemez. Eğer erkek çocuk ergenlik döneminde “farklılaşma”yı başardıysa, kendi kişiliğini inşa etme yoluna girdiyse bu baskıyla başa çıkabilir (ergenlik anne babalar için işkencedir ancak ergenin kendi kişiliğini inşa sürecidir, otorite ve bağlara itiraz cesareti bu dönemde oluşur. Belki de bu dönemdeki isyanlardan mutluluk duymak gerekir. Çünkü gelecekte başkalarının da üzerlerinde otorite kurma çabalarına bu dönemde bağışıklık kazanırlar.)

Zeki erkeklerin yanlış seçimlerinin ilk adımı böyle atılır. Anne ya da ailenin “ses çıkarmayacak” eş dayatmasını kabullenmek…

İkinci adımın ardında hormonlara boyun eğmek yatar.

Erkekler genel itibarıyla özellikle genç yaşlarında hormonlarına ve hazcı düşüncelerine teslim olmaya kadınlara göre daha fazla yatkındır. Kadınlar çocukluklarından beri bunları bastırmaları için eğitilmiş, erkekler ise bu konuda kendilerine tanınan sonsuz özgürlük alanlarıyla otokontrole gerek duymayan bir ortamda büyümüşlerdir. Bir erkeği baştan çıkarmak bir kadını baştan çıkarmaya göre çok daha kolaydır.  

Erkeğin otururken şortunu dizinin üstüne çekmesi hiçbir kadını tahrik etmez ama bir kadının eteğini dizinin üstüne çekmesi bazı erkekleri çılgına çevirir. Bunu kadınları “şeytanlaştırmak” için yazmıyorum.            

Erkeklerin zaafının altını çiziyorum. O erkek plajda kadınları mayolu, bikinili görür ve tepki vermez ama günlük hayatta gözü birkaç santimlik dekolteye kayar.

Erkekler en yanlış kararları kapalı ve özgür olmadıkları alanlarda verirler. Bunların başında yatılı okul, asker kışlası vs. gibi alanlar yer alır. Hormonlar erkekleri kadınlara göre kolayca esir alır ve yönetir.

Anne modelleri diğer yanıyla erkeği konforlu hayat sunacak (güzel yemek yapacak, çamaşırlarını yıkayacak, arada sırada pohpohlayıp övecek), eş adaylarına yönlendirir. Aslında bu da bir evlilik için yeterli neden olamaz, bu işleri maaşlı çalışanlar da yerine getirebilir.

Peşinen kabul etmemiz gereken, evliliklere kadınların karar verdiği gerçeğidir. Bir kadın bir erkekle evlenmeye kararlıysa genellikle amacına ulaşır.

Konunun ne kadar karmaşık olduğunu anlatmak adına yazının başındaki “kayınvalide idare edeceği gelini seçmeye çalışır” cümlesinin ayna karşılığına bakalım. Kayınvalide tarafından seçilen gelin adayı hem kayınvalide hem eşle ittifak kurar. Kayınvalide onu idare etmeye çalışırken o da hem kayınvalideyi hem eşi idare etmeye çalışır. Genellikle eşle bağı güçlendirir ve kayınvalideyi uzun bir zaman içerisinde denklemin dışarısında bırakır.

Faktörlerden biri de erkeklerin bazı fetişlere (güzel eller, güzel ayaklar, gür saçlar, büyük göğüsler vs.) kadınlara göre çok daha yatkın olmasıdır. Kadınların fetişlere yatkınlığı erkeklere göre çok çok düşüktür.  

Sağlıklı bir evlilik bağının kurulması için önemli olan iki tarafın da evlilikten beklentilerini netleştirmeleri ve uzun vadeli bir aile projeksiyonu yapmalarıdır. Gerçekçi beklentiler ışığında yapılan bu tür evlilikler genellikle uzun sürer ve görece mutlu bir yaşam sürülür.

“Aşkı neden öne çıkarmadın?” diyenler olacaktır.

Belki sonraki köşe yazısının başlığı “aşk “olur...