Yine talan yine aynı yalan

Ruhittin SÖNMEZ

Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK)'nin anonim şirket olmasını düzenleyen kanun teklifi AKP milletvekilleri tarafından TBMM’ne geldi. Haklı olarak tepkiler ve eleştiriler yoğunlaştı. 

Çünkü “MKEK’da statü değişikliği adı altında ‘özelleştirmeye’ zemin oluşturacağı” düşünülüyor.

Söz konusu, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin her türlü silah, mühimmat, roket, araç ve gereç ihtiyaçlarını karşılamakla görevli” bir kurum olunca, dikkatimiz ve endişemiz daha da çok oluyor.

Bu tepkiler üzerine Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar bir açıklama yaptı. 

Bu açıklama kamunun gözbebeği olan bütün kamu tesislerinin ‘özelleştirme’ adıyla belli kesimlere peşkeş çekilme ve kapatılmasından önceki ifadelere benziyor. 

Bizim çok aşina olduğumuz türden sözleri Bakan Akar’dan işitince endişemiz daha da arttı.

MSB Hulusi Akar ne dedi? 

“Yerli ve milli savunma sanayinin gelişmesiyle ilgili yapılan çalışmalar içinde MKEK'nin çok özel ve önemli bir yeri var. MKEK, yıllarca memleketimize hizmet etmiş, bizim gözbebeğimiz son derece önem verdiğimiz bir kurumumuz.”

Peki bu kadar çok hizmet etmiş, “önemli ve değerli” bir kurumun yapısı neden değiştiriliyormuş?

Meğer, MKEK’nin “mevcut hantal yapısıyla gerekli gelişmeleri sağlaması, ilerlemeyi sağlaması, ileri teknolojiyi kullanması pek mümkün değil”miş.

“MKEK'in modern bir yapıya kavuşması, bu hantal yapıdan kurtulması, rekabet gücünün gelişmesi, etkin ve esnek bir yapıyla ülkemize, milletimize daha iyi bir şekilde hizmet etmesi” isteniyormuş.

Çalışanların şiddetli tepkisini yatıştırmak için de Bakan Akar “özelleştirme yok, çalışanların özlük hakları geriye gitmeyecek” diye söz veriyor. 

*  *  *

ÖNCEKİ YALANLAR VE TALANLAR

Tank Palet fabrikasının, 50 milyon dolar gibi komik bir para olmadığı için, “modernleştirilemediği, hantal yapısının özelleştikten sonra etkin ve esnek bir yapıya kavuşacağı” masallarını dinlememiş miydik?

Tank Palet, bir yabancı devlete, Katar’a adeta bedava hediye edildi.

Kırıkkaleliler “Katarlılar geldi MKEK'i gezdi. Bunlar niye geldi dediğimizde ‘Tank Palet Fabrikası'nda tank üreteceğiz, tankın üstüne konacak top namlularını tespit etmeye geldiler' dediler. Bunlar MKEK'e de göz diktiler” diye düşünüyor.

SEKA, Şeker fabrikaları, Tütün Fabrikaları, Sümerbank fabrikaları kapatılmadan önce de benzer cümleleri duymamış mıydık? 

Bütün bu fabrikalar makine fiyatlarının yarısına satıldı, fabrikalar kapatıldı. Satın alan yandaşlar tesislerin arazilerinde AVM, işyeri ve konutlar inşa ederek servetler kazandılar.

Türk Telekom gibi stratejik bir milli varlığı Lübnanlı Hariri ailesine peşkeş çekmeden önce de benzer tezler ileri sürülmüş, Telekom’un özelleştirilmesine karşı çıkanlar “vatan haini” ilan edilmişti.

Ne oldu? Türk Telekom üzerinden Türk Hazinesi asrın soygunu diyebileceğimiz bir talana uğradı. Hariri ailesinin şirketi Ogerşirketi Telekom’u zayıflattı, hizmet kalitesini düşürdü. Bankalara olan kredi borcunu ödemedi. Telekom’u kredi veren alacaklı bankalara devretti. Kârlarını aldı gitti.

*  *  *

HANTALLAŞMANIN SORUMLUSU

MKEK bir KİT yani kamu iktisadi teşebbüsüdür. 2020 yılı itibarıyla MKE Kurumu, Türkiye'nin en büyük 100 sanayi kuruluşundan biri olup 90. sırada yer almakta. 

MKE Kurumu zarar mı ediyor? Hayır. 

MKEK en çok kâr eden kamu sanayi kuruluşları arasında ilk 3'te yer almış.

Buna rağmen Makine Kimya Endüstrisi Kurumunun statü değişikliğinin gerekçesi yine aynı: “Hantallaşma.” 

Peki, MKEK’nun yapısı hantallaştı ise bunun sorumlusu kim?

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar MKE’yi modernleştirmek istedi de engel olan mı oldu? “Hantal” yapısını esnetmek için çalıştı da “hayır yapamazsın” diyen mi oldu?

Buyurun yetki sizin, güç sizde. Ne eksikliği varsa yapın. 

Ama doğruyu söyleyin!

*  *  *

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, şanlı ordumuzun en tepesindeki komutanın Türk Milletine yalan söylemesinin mümkün olmadığını haykırmak isterdim.

Ancak Hulusi Akar’ın doğruyu söylediğine inanmıyorum.

Türklük ve Atatürk düşmanı yazarları hem de Genelkurmay Başkanı iken ziyaret eden birinin “Atatürkçüyüm” dediğine inanamadığım için inanmıyorum.

Tank Palet Fabrikasının Katar’a verilmesi sürecinde söylenenlerin hiçbiri doğru çıkmadığı için inanmıyorum.

Özelleştirme ayağına yine Katar veya bir başkasına bu “gözbebeğimiz” kurum da talan ettirilirse içimiz bir kere daha yanar.

Hem ordumuzun ihtiyacı olan silah, mühimmat, patlayıcılar; top, obüs, tank silahları, uçak bombaları, füze yakıtları vs üreten bir stratejik tesisinin daha elden çıkmasına yanarız.

Hem de Türk Silahlı Kuvvetlerinin Genelkurmay Başkanlığı yapmış bir MSB’nın, MKE’nin talanına yardımcı olmasına yanarız.

Endişelerimin bir vesveseden ibaret olmasını ve yanılmayı çok diliyorum. Ama aynı endişeleri sizlerin de taşıdığınızı biliyorum.