Yeni bir aşk, yeni bir iş lazım...

Hülya SEZGİN

Sanırım 2007 yılı idi... hareketli güzel bir şarkısı dilimize dolanmıştı Sertap Erener'in. Geçenlerde aklıma geldi. Sözlerinin bir bölümü ise tam da bu günlerdeki bana uyuyordu.
Anımsamak gerekirse şöyle idi sözleri:

Bu sene iyi geçmedi, söylemem lazım
kader beni seçmedi, ama görmemem lazım
günler güzel geçmedi, unutmam lazım  
belki birden bire yeniden başlamam gerek
eskiden taptığımı bu gün taşlamam gerek

yeni bir aşk, yeni bir iş, yine gülecek bi neden lazım
yeni bi haber, yeni bi kader, bunlar için bana şans lazım
yeni bi duruş, yeni dokunuş tek tek keşfetmem lazım
yeni bi hayat, gerisi bayat kendime yeni bir ben  lazım
kendime yeni bir neden  lazım...

Hiç bir şey dışarıdan göründüğü gibi değil. Kapalı kapılar ardında neler yaşanıyor, ne güzellikler, ya da ne hüzünler, sıkıntılar var bilinmez...
Bu yıl benim için sevinç ve hüzün karşılıklı yarışır halde idi. Çok güzel şeyler yaşadığım gibi çocuklarımla da bazı sorunlarım oldu. Ne yazık ki iyiyi, doğruyu, güzeli öğretmek için çırpınıyorsunuz. Ama karşınızdaki evladınız da olsa alabileceği kadarını alıyor. Ya da hepsini alsa bile eksik alan biri gelip yanlışa sürükleyebiliyor sizinkini...
Neyse... Bu da geçecek ya-hu diyelim...

Gelelim bu güne ve güzelliklere... Geçen gün Güzelbahçe belediye başkanının eşi Nilüfer hanım aradı. Yelki'de bir sanat merkezi oluşturduklarını ve orada resim kursu verip veremeyeceğimi sordu. Nilüfer hanımı çok severim. Mütevazı, hanımefendi ve soyadı gibi “İnce” biri. Sağ olsun Başkanımız Mustafa İnce de Nilüfer hanım da hiç bir sergimde beni yalnız bırakmaz. Onları kırmam mümkün değil. Kaldı ki gerek memleketimin durumu, gerek benim durumum yeni bir kan, yeni bir heyecan arıyor ayakta kalmak için. Bana en iyi gelecek aşk ise eşimden sonra gelen resim aşkım. Resim yaparken dalıp gidiyorum... dağlara, ovalara, denizlere... köylerimize, kültürümüze, insanımıza, gelenek ve göreneklerimize... geçmişimize...

Şimdi bu atölyede çalışmak; resim aşkı ile tutuşan yeni kişilerle tanışıp birlikte bu sevda ile kavrulurken, diğer yandan da yeni dostluklar, arkadaşlıklar, güzel birliktelikler demek benim için...
Sanat merkezinde pek çok kurslar verilecek. Ancak beni ilgilendiren mozaik kursu. Onu da on beş yıllık komşum, can arkadaşım Tolga İnan verecek. Tolga hanımı çok severim, iyi anlaşırız. Becerikli, çalışkan ve titiz...

Geçtiğimiz gün ben, Tolga ve Nilüfer hanım Yelki'ye gittik. Sanat merkezi olarak kullanacağımız bina Yelki meydanda, harika eski bir taş ev.
Tam benlik... İçini pırıl pırıl yapmışlar. Yepyeni mutfak, dolaplar, bir kömür sobası kurulmuş ortaya. Ayrıca odalarda yetmezse diye klimalar da var. Kışın o sobanın üstünde artık kestane de pişiririz, ekmek de kızartırız...
Üç oda, bir giriş hol, mutfak ve tuvalet... Önünde geniş bir alan. Park olacakmış... Yelki zaten eskinin izlerini taşıyan harika bir yer. Eski taş evler... sokaklar... Hemen hayalini kurdum bile... Köşelerde kurulu şövalelerimiz o güzelliklerin resimlerini canlı çalışacağız...
 
Perşembeleri Tolga mozaik, ben resim dersi vereceğiz. Birlikte aynı gün çalışalım istedik ki birlikte gidip gelelim eve... O gün atölye bize ait yani...
Kursiyerlerimizle ikimiz paylaşacağız merkezi...

Hemen eve gelir gelmez ben kendi sayfalarımda duyuruyu paylaştım. Belediye ise kendi sitelerinde ve hoparlörler ile de Yelki'de sesli duyurusunu yaptı.
 
Duyurumun altına yazanlar, kutlayanlar ve katılmak istiyoruz diyenler çok oldu.

Pek çok yerden talep geldi. Sizden kurs almak isteriz ama yerimiz çok uzak diyenler mi ararsın... Biraz da Buca'daki hanımları düşünün diyen mi?
Cumartesi günleri de kurs verin diyen çalışan istekliler var.

“Sizin vereceginiz kursu hiç kaçırmak istemezdim ama bana çok uzak kalıyor.” diye üzülenleri ”Keşke yakın olaydık... Bu kadar resim sevdalısı, istekli kursiyer bulmuşum daha ne isterim. Ama gene arada bir beklerim. Atölyemizde konuğumuz olursunuz...” diye yanıtladım. Gene kızı çalıştığı için 2 kız torununa bakan komşum Hamiyet Şahan ise “Üç yaş, altı yaş ve Altmış yaş kursiyerlerin hazır. Üçümüzü birden kabul eder misin?” diye sordu yarı şaka yarı ciddi. “Eğer onların peşinde koşmaktan resim yapabileceksen başımın üstünde yeriniz var canım arkadaşım.” diye yanıtladım.

Bütün bunlar beni mutlandırdı, umutlandırdı...
İnşallah güzel olacak... Güzel şeyler yapacak, güzellikler yaşayacağız birlikte...
Çünkü ayakta kalmak için “Yeni bir aşk, yeni bir iş, yine gülecek bi neden lazım...”

Hülya Sezgin/hulyasezgin@hotmail.com