Yanağımıza vuran karşılığını bulur

Çözüm süreci konusundaki gayretlerinin üzüm yemek olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, 'Bizim bir yanağımıza vuran karşılığını bulur' derken, 'âkil adamlar' listesini de yakında duyuracaklarını söyledi

 'Çözüm süreci konusundaki gayretimiz üzüm yemektir... Birileri bağcıyı dövmeye gayret edecek. O dövülen bağcı bizsek, bir yere kadar sabrederiz. 'Bir yanağına vur, öbür yanağına uzat', o anlayışta değiliz. Bizim bir yanağımıza vuran karşılığını bulur'

- 'Akil İnsanları tespit ettik. Yazar, akademisyen, sanatçı ve sivil toplum kuruluşu temsilerinden bir heyet oluşturduk. Bir havuz oluşturduk. 7 ayrı coğrafi bölgeye göre planlama yaptık. Kısa süre içinde bu isimleri kamuoyuna duyuracağız. Bu heyetle büyük ihtimalle Perşembe akşamı bir araya gelerek, istişarelerimizi yapacağız'
    
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin Meclis’teki Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

İlk olarak büyüme rakamlarını yorumlayan Başbakan Erdoğan, "Beklentilerimizin altında da olsa Türkiye, AB ve ABD’ye karşın son derece başarılı bir performans sergiledi. Ekonominin her cephesinde kontrollü itidalli ayaklarımız yere basarak ilerlemeye devam ediyoruz" dedi.

Ekonomiyle ilgili değerlendirmelerine devam eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kredi notunun artırılması yeterli değil. Ne bilimsel ne de adildir. Bilimsel ve adil bir yaklaşım bekliyoruz. İdeolojik yaklaşım istemiyoruz.

Yeni teşvik sistemi uygulanıyor. Bir yıl geçti, umut veren gelişmeler oldu. Teşvik sistemiyle doğu bölgelerine yatırım miktarı yatırım 5.5 milyar liraya ulaştı. Yatırımlar ve istihdam yeni teşvik sistemi sayesinde Doğu ve Güneydoğu’da 2.5 kat arttı. Bu istikrarın, çoğalan umudun eseridir."

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle;

"Sadece çete, mafya, cunta ve karanlık suç örgütleriyle değil; kısır döngüyle, kirli ticaretle de mücadele ettik. Yol, hastane, üniversite, konutlar yaptık. Bölge insanını kazanmanın mücadelesini verdik. Tehditler karşısında geri adım atmadık, saldırılara boyun eymedik.

'KILIÇDAROĞLU VE BAHÇELİ'YE RAĞMEN BAHARA ULAŞTIK'

Yeni bir ilkbahara Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’ye rağmen ulaştık. ‘Bir ihanet süreci’ ifadesini aynen kendisine iade ediyorum. 3.5 yıl iktidar oldular, devletin bankalarını peşkeş çektiler.

Barış sürecine 'ihanet süreci' demelerini anlamak mümkün değil. Eğer bu ülkede bu anlamda bir ihanet varsa, bu ihanetin içerisinde olan Bahçeli'dir, Kılıçdaroğlu'dur. Çünkü hiçbir zaman 'bu işi nasıl çözelim' diye bir araya gelmeye asla yanaşmamışlardır.

'GÖRSEN MELEK YÜZLÜ SANIRSIN'

Bahçeli’nin gençleri Erciyes Üniversitesi’nde, Muğla Üniversitesi’nde ‘Vur de vuralım, öl de ölelim’ sloganıyla karşıt görüşlü öğrencilerle vuruşmaya başladılar. Görsen melek yüzlü zannedersin.

Bahçeli, sen bizdeki önceki iktidarın borçlusun, bu ülkeyi çöküşe götürüyordunuz. Bunu gören millet sizi parlamentonun dışına attı, bizi de iktidar yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu akşam başka sabah başka, ne dediğinin de farkında değil.

Kimse süreci provoke etmeye çalışmasın. Ne Bahçeli, ne de Kılıçdaroğlu provoke edebilir. Yeter ki milletim desteğini esirgemesin. Biz elinde silah olanın değil, milletin kazanmasını istiyoruz.

OLAY ÇIKARAN ÖĞRENCİLERE SESLENDİ

Erciyes Üniversitesi ve Muğla Üniversitesi’nde olay çıkaranlar kazanmıyor, vatana ihanetin içindedirler. Bu çatışmaların içerisinde yer alanlar bilsinler ki kendileri kazanmıyor. Tam aksine onlar bu vatana ihanet etmenin içerisindedirler. Böyle bir gayretin içerisindedirler. Ben bu genç evlatlarıma söylüyorum. Biz 1980 öncesinde bunun belalarını çok ağır ödedik. Aynı belayı siz de ödemeyin. Aynı faturayı siz de ödemeyin. Bu yanlış yollardan vazgeçin. Okullarınızı zamanında bitirin, millete katkınız olsun.

'GENÇLER ASILDI, KİM KAZANDI?'

Çatışma kültürü anlayışı miadını doldurdu. Kan üzerinden, çatışma üzerinden istismar üretmek artık son bulmalıdır. Hiçbir suçu olmayan gençler asıldı da kim kazandı? Kimin kazandığını bugün çok net görüyoruz, çatışma kültüründen beslenenler kazandı.

'TEDİRGİN OLMAYIN, ENDİŞEYE KAPILMAYIN'

Herkes ama herkes gönlünü ferah tutsun. Hiç kimse tedirgin olmasın, yersiz endişelere kapılmasın. Çatışma kültüründen beslenen siyasi partilerin yaydığı korkulara aldanmasın. Öyle bir Türkiye yükseliyor ki, bu Türkiye'de acılar bitecek ve inşallah gözyaşları dinecek.

Öyle bir Türkiye yükseliyor ki, bu Türkiye’nin ayağında pranga olmayacak. Demokrasiyle örnek bir Türkiye inşa ediyoruz. Yeni bir Türkiye değil, normalleşmiş bir Türkiye’dir.

'KORKAKLAR VE KORKUTANLAR KAYBEDECEK'

Bu, Türkiye’de dışlama olmayacak, ayrı gayrı olmayacak. İkinci-üçüncü sınıf vatandaş olmayacak. Milletim söylenene değil, yapılana baksın. Ağızlarından köpük saçarak nefretin diline esir olanlar mahcup olacak. Korkaklar ve korkutanlar kaybedecek. Milletimiz kazanacak, Türkiye kazanacak.

Bizim derdimiz başka, milletçe üzüm yeme gayretindeyiz. Birileri bağcıyı dövmeye gayret edecek. O dövülen bağcı bizsek, bir yere kadar sabrederiz. Ondan sonra da biz, 'Bir yanağına vur, öbür yanağına uzat', o anlayışta değiliz. Bizim bir yanağımıza vuran karşılığını bulur."