Türkiye Suriyenin Celladı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da katıldığı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) düzenlenen “Suriyeli Mülteciler” konulu toplantıda, Suriye BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi sert bir dille konuştu ve Türkiye'ye ağır suçlamalar yöneltti.

BMGK dönem başkanı Fransa'nın davetiyle düzenlenen toplantıda  konuşan Davutoğlu, ''BM kurumlarının Suriye konusunda beklentilerimizin gerisinde hareket ettiğine şahit olmaktan üzüntü duyuyorum'' dedi. Suriye konusunda acilen alınması gereken önlemlerle ilgili 5 maddelik bir paket öneren Davutoğlu, Türkiye’nin "Suriye ile ilgili doğruları" sonuna kadar anlatmaya devam edeceğini kaydetti.
"TÜRKİYE BİZİM CELLADIMIZ"
Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi ise en son söz aldığı toplantıda başta Türkiye olmak üzere pek çok ülkeye sert eleştiriler yöneltti. Türkiye’yi "Suriye’nin celladı" olarak tanımlayan Caferi, Davutoğlu’nun Suriye sınırları içerisinde yapılmasını önerdiği kamplar için de “Kendi ülkesinde yapmasını tavsiye ederim” dedi. Bu sözler üzerine Türkiye adına söz hakkı isteyen BM daimi temsilcimiz Büyükelçi Ertuğrul Apakan “Türkiye'nin iki halkının da refahını istediğini" savundu.  
 
"KAMPLARDA TERÖRİSTLERİ EĞİTİYORSUNUZ"
Suriye temsilcisinin Türkiye'ye yönelik eleştirileri, toplantının ardından devam etti. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Caferi, Türkiye hükümeti ile sorunları olduğunu ancak Türk halkı ile hiçbir sorunları olmadığını belirtti. 
 
Caferi, Türkiye’deki kamplarda, teröristlere eğitim verildiğini, savaş taktikleri öğretildiğini ve bu teröristlerin Suriye hükümeti, ordusu, polisi ve halkına karşı silah kullandığını söyledi. 
 
Lübnan - Suriye sınırında kaçak silah taşıyan yedi geminin yakalanması konusuna da değinirken, Lübnan Hükümeti ile bir problemleri olmadığını, sadece silah kaçakçılığı eylemlerinde artık sabırlarının taştığını ve Lübnan’ın buna bir dur demesi gerektiğini ifade etti. 
 
"TERÖRİSTLERİ" SUÇLADI 
Suriye temsilcisi, "Suriye’de insan hakları ihlali problemi olduğunu kabul ediyorum. Ancak, bunun tek sebebi sınır dışından desteklenen terör saldırılarıdır" diye konuştu.
 
"Suriye halkına yardım edeceğiz diye kendi ceplerini düşünen bir çok katılımcı ülke var. Bu sektör artık ‘kanlı bir borsa’ gibi işliyor" diyen Caferi, komşu ülkelerde zorla alıkonulan mültecilerin ülkesine dönmesine izin verilmesini istedi. 
 
DAVUTOĞLU'NDAN ABD, RUSYA VE ÇİN'E SİTEM
Davutoğlu, Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmasında üye ülkelerinin tamamının Dışişleri bakanlarının seviyesinde teslim edilmemesine sitem ederek, konseyin insanlık trajedisini önleyecek ortak bir pozisyon ortaya koyamayacağını anladığını dile getirerk, “Bir jenerasyonun bombalamalar yüzünden ortadan kaldırılmasına daha ne kadar seyirci kalacağız” diye sitem ederek,  “İnsanlığın çılgınlık ve zalimliğe karşı üstün gelmesi zorunludur. Biz doğruları anlatmaya son dakikaya kadar ısrar edeceğiz. Bunu birisi yapmalı. Ve, Türkiye şu anda bunu yapıyor” diye konuştu.
 
Suriye’de yaşanan kriz için bundan sonra atılması gereken adımları 5 kategoride anlatan Davutoğlu, bunları şöyle sıraladı:
 
- Güvenlik Konseyi komşu ülkelerdeki sığınma kamplarını ziyaret etmeli
 
- Güvenlik Konseyi’nin şehir merkezlerine yapılan havadan bombardımanı sonlandırmak için birleşik hareket etmesi
 
- Odak noktası Suriye içinde yerlerinden ve evlerinden edilen insanlar olmalı
 
- Bütün bu adımlara rağmen Suriyeliler hala güvenlikleri için kaçmak zorunda kalırlarsa, o zaman Suriyede yerlerinden edilmiş insanlar uluslararası alanda kabul edilmeli ve özümsenmeli
 
- Mülteci konusuyla ilgilenmek için BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve komşu ülkelerden oluşan ortak bir komite kurulmalı.
"SURİYE İSTEDİĞİMİZ REFORMLARI YAPMADI"
Şu anda Türkiye’de 80 binden fazla mültecinin olduğunu ve bu sayıya her gün 4 bin kişinin eklendiğini vurgulayan Davutoğlu, "BM, Suriye içinde mülteci kampları kurulmasına bir an önce öncülük etmelidir" diye konuştu. Suriye’ye son 9 yıl içinde 62 defa gittiğini her defasında reform konuşmalarına rağmen bunların gerçekleşmediğini gördüklerini söyledi. 
 
Davutoğlu, konseyin daimi üyelerinden ABD, Rusya ve Çin’in dışişleri bakanlarının katılmadığı 15 üyeli konseyin toplantısına sadece 5 ülkenin dışişleri bakanı düzeyinde katılmasına da sitem etti.