TÜRKÇENİN İMDAT ÇIĞLIĞI

Fazlı KÖKSAL
Bugün 13.Mayıs.2014,  Karamanoğlu Mehmet Bey’in "Bugünden Sonra Divanda, Dergahta, Bargahta, Mecliste ve Meydanda Türkçeden Başka Dil Kullanılmayacaktır." Fermanını yayınladığı 13.Mayıs.1277 (Bazı Kaynaklara göre 15.Mayıs.1277) tarihinin üzerinden 737 yıl geçmiş.
 
Karamanoğlu Mehmet Beyin bu fermanını yayınladığı günün yıldönümü, ülkemizde kutlanan iki Dil Bayramından birisi. 13 Mayıs dışında, Atatürk’ün kurduğu   Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin düzenlediği 1. Dil Kurultayı’nın yapıldığı 26.Eylül.1932’nin  yıldönümlerini de Türk Dil Bayramı olarak kutluyoruz.
 
Anayasa’da Türkçe dışındaki dillerin eğitim dili , hatta resmi dil olarak  kabulünün tartışıldığı; İNGİLİZCE kelimelerin dilimizi işgal ettiği; her cümlesine iki üç İngilizce kelime yerleştirenlerin aydın sayıldığı; çocuklara Arapça dağ, taş, yer isimleri koymanın Müslümanlık sanıldığı; sokaklarda İngilizce, Fransızca, Arapça tabelaların Türkçe tabelalardan kat kat fazla olduğu; yabancı dil öğrenmenin değil, yabancı dille eğitimin özendirildiği; noktalama işaretlerinden bihaber yazarların, Türkçe özürlü televizyon sunucularının, Türkçe okuma yazmayı beceremeyen üniversite mezunlarının cirit attığı; kültür zenginliği denilerek 100-200 kelimelik dillerin diriltilmeye çalışıldığı; kısacası Türkçe’nin katledildiği bir ortamda ‘Türk Dil Bayramı'nı  kutlamak hüzün verici...
 
Tüm bu olumsuzluklara inat Türkçe'yi sevenlere düşen görev, diline sahip çıkmaktır. Türkçe, bizi biz yapan değerlerin başında gelir. Bu nedenle, Anayasa’da Türkçe dışındaki dillere ayrıcalık verilmesine karşı koymak, mücadele etmek, kendisini Türk hisseden herkesin boynunun borcudur.

Unutmayalım ki; Türkçe zayıfladıkça Türklük zayıflar

 
Bu bayram dolayısıyla; Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Karamanoğlu Mehmed Bey, Kaşgarlı Mahmud, Ali Şir Nevai,  Yunus Emre, Şah İsmail (Hatayi), Van'i Mehmed Efendi, Necip Asım, İsmail Gaspıralı, Ziya Gökalp , Ömer Seyfettin ve Aşık Veysel gibi Türk Dili sevdalılarını rahmet ve özlemle anıyor; başta siyasilerimiz ve aydınlarımız olmak üzere hepimize aynı dil duyarlılığını vermesini Ulu Tanrı’dan diliyorum…
 
Ve hepinizi, Şair Yusuf YANÇ’ın sorularına cevap aramaya davet ediyorum:

A R I Y O R U M

Yusuf YANÇ
 
Karamanoğlu  Mehmet Bey’ i arıyorum.
Göreniniz bileniniz,duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı.;
       “Bu günden sonra, divanda,dergâhta,bârgâhta,mecliste,
       meydanda Türkçe’ den  başka dil konuşulmaya.” diye,
       Hatırlayanınız var mı?

Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı,pazarı,köyü şehiri,
Fermana uyanınız var mı?

       Nutkum tutuldu,şaşırdım merak ettim,
       Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
       Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?

Tanıtımın demo, sunucun  spiker,
Gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun discjokey,
Hanım ağanın, firstlady olduğuna şaşıranınız var mı?

       Dükkanın store, bakkalın market,torbasının poşet,
       Mağazanın süper, hiper,gros market,
       Ucuzluğun, damping olduğuna kananınız var mı?

İlan tahtasının billboard, sayı  tabelasının, skorboard,
Bilgi alışının brifing,bildirgenin deklârasyon,                                           
Merakın uğraşın, hobby olduğuna güleniniz var mı?

       Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
       Beldelerin girişinde welcome,
       Çıkışında, goodbye okuyanınız var mı?

Korumanın muhafızın, body guard,
Sanat ve meslek pirlerinin,duayen,
İtibarın saygınlığın, prestij olduğunu bileniniz var mı?

Sekinin alanın, platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun  final,
Özlemin hasretin, nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?   

İş hanımızı plaza , bedestenimizi galeria,
Sergi yerlerimizi, center room ,show room,
Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı?

       Yol üstü lokantamızın fast food,
       Yemek çeşitlerimizin menü,
       Hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?

İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini, flora diye koklayanınız var mı ?

       Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
       Vurguncunun spekülatör,eşkiyanın mafya,
       Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa, sponsorluk diyeniniz var mı?

Mesireyi, kır gezintisini picnic,
Bilgisayarı computer,hava yastığını, air bag.,
Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı, okey diye konuşanınız var mı ?

       Çarpıcı önemli haberler, flash haber,
       Yaşa,varol sevinçleri, oley oley,
       Yıldızları, star diye seyredeniniz var mı?

Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe show levhasının altında,
Acının da acısı, kahve içeniniz var mı ?


       Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
       Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
       Özün el diline özendiğine, içiniz yananınız var mı ?

Masallarımızı, tekerlemelerimizi,ata sözlerimizi unuttuk ,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik,
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?

     Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum,
    Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
    Bir ferman yayınlamıştı…
    Hayal meyal hatırlayıp da, sahip çıkanınız var mı ?