Toplumsal ahlak

Nurettin BÖLÜK

   

                Toplumsal ahlak

                Dinî konularda yazdıklarımı takip edenler camilerde vaaz eden imam, vaaz gibi diyanet mensuplarına şiddetli eleştiriler yaptığımı bilirler.  Bu hafta (25 Eylül 26) Giresun Çınarlar Camii’nde Cuma Namazı öncesi vaaz eden görevli beni yanılttı, tebrik etmek istiyorum.

                Adını sanını bilmem. Sorma ihtiyacı da hissetmedim. 14-15 yaşından beri Cuma namazlarını imkân ölçüsünde kaçırmamaya çalıştım. Yıllarca görevliler, Cuma öncesi vaazlarında Cuma hutbelerinde hep sahabe devrini, dört halife devrini anlatmaktan günümüze gelemediler. Öyle şeyler anlatılır ki ballı, ballı abartılı. Sanki insanlar ve insanlık her şeyi 1400 sene önce yaşamış; o zamandan bu zamana hatta zamanımızda hiç yaşamıyor. Bütün örnekler, bütün güzellikler, bütün ahlaki yaşam o dönemde olmuş, başka dönemlerde olmamış.

                Yattı sahabe kalktı sahabe. Arada Peygamber eşleri ve çocukları, arada dört halife ve Hz. Ömer. Birçokları hayali ve aşırı yüceltmeli örnek hayat tarzları. Dinleyenlerin aklında kalan ve uygulamaya sokacağı bir şey yok. Olaylar ve anlatılanlar olağanüstü. Cemaat ise sıradan hayat sürüyor. Çevresine baktığında öyle Peygamberin dizinin dibinde oturup ne diyeceğini bekleyen bir topluluk yok.

                Cemaat dinler görünüyor ama dinlemiyor. Anlatılanlarda kendisini, ailesini, akrabalarını, komşularını, sokağını, esnafını görmüyor.

                Bu hafta gittiğim camideki vaaz, günümüzden bir yaşayış kesiti verdi. Ki ben dahil cemaat çıt çıkarmadan can kulağı ile dinledi. Vaaz cemaatin yaşadıklarından, gördüğü aksaklıklardan bahsediyor; çözümlerini de gösteriyordu.

                Konu: Köyden şehire göç neticesi yaşanan apartman ve site hayatında yaşanan olumsuzluklardı. Vaaz, köyde aileler genelde bahçeli bağımsız evlerde otururlar; evdeki gürültüler, rahatsız edici kokular, hemen atılamayan çöpler, kedi-köpek sesleri, rahatsız edici kokular (sigara, turşu gibi) uzak olan komşuya ulaşmaz ve rahatsızda etmez.

                Şehirde apartman hayatı öyle değil. Apartmanda oturanlarda köydeki gibi birbirlerini tanıma, dayanışma, yardımlaşma, tanışma isteği de yoktur. Evden işe, işten eve stresli ve bencil bir yaşama şekli oluşmuştur. Önceden hazırlanmamış bu değerler, ihtiyaç halinde karşılık bulamamakta; olumsuz bir durumda köyde olan yardımlaşma ve dayanışma apartman hayatında hatta site hayatında sağlanamaz duruma gelmiştir diye devam etti.

                Konuşmasına, fert olarak ahlaklı ve erdemli insanlar apartman dairelerinde oturuyor olsa da tanışma olmadığından toplumsal ahlak da yoktur. İnsan tek başına erdemlidir. Arzu ve eğilimlerini makul veya aşırı şekilde ancak bir toplum içinde belli eder. Bu da apartman veya daha büyüğü site hayatında ortak yaşama alanlarında gösterdikleri uyumla ölçülür. Kişi kendi menfaatini düşündüğü kadar komşusunun da   iyiliklerini düşünürse toplum içinde ahlaklı deriz. Komşusuna zarar veriyorsa ahlaksız ve istenmeyen kaçınılan kişi olur.

                “Komşusundan emin olunmayan komşu, cennete giremez.” Hadisi ile konuşmasına devam eden vaaz, iyi komşuda dört özellik aranmalı dedi ve sıraladı.

  1. Komşu komşuya hiçbir şekilde zarar vermemeli. Allah’a ve ahiret gününe inanan komşusuna zarar vermeyendir.
  2. Komşular arasında muhabbet olmalı. Muhabbet selamlaşma ile başlamalı. Allah selamı birbiriniz arasında yayın buyurmuştur. Selam veren kimse, alacak olana bana güven, benden sana zarar gelmez, nezaketini gösterendir.
  3. Komşular birbirlerine küçük jestler yapmalı, hediyeleşmelidir. Düğün-cenaze yaş günleri gibi acı ve tatlı günleri, çocukların başarılarını paylaşmak. Ki gönül kazanmanın en basit ve güzel yolu bunlardır.
  4. Nisa suresi 36. ayeti: Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babanıza, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ve eliniz altında bulunanlara iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve böbürlenen kimseleri sevmez.  Okuduktan sonra, kısa bir tefsiriyle konuyu özetledi.

Vaaz efendi, dört maddede özetlediği apartman hayatında yaşanan olumsuzlukları ve çözüm yollarını, herkesin yaşadığı çok güzel örneklerle öyle tatlı bir şekilde anlattı ki dinleyen apartman sakinlerinin eski yanlış alışkanlıklarını değiştirip ideal bir apartman ve site ortak yaşam alanı oluşturacaklarına inanıyorum.

        Hocam! Tekrar teşekkür ediyor, sayılarınızın artmasını önce Allah’tan sonra Diyanetten diliyorum.

Selam ve dua ile

 

        Nurettin Bölük