Topaç (Fırfıra)

Bahri YILDIZBAŞ

Yalakalık ve yağcılık, kendisine saygısını kaybetmiş insanların; kendi çıkarları uğruna başkalarına gereksiz ya da hak etmediği iltifatlarda bulunmasıdır. Kısacaca dalkavukluktur.

Yalakalık deyip geçmeyin. Bu bir sanattır.

Herkesin yapabileceği, öğrenebileceği bir şey de değildir. Zor, zor olduğu kadar şahsına münhasır keyifli bir zanaattır.

Türkçe’deki yalakalığın tanımında kullanılan kelimelerin çokluğuna bakıldığında, toplumumuzun konuya ne denli ilgi ve alaka duyduğunu görmek mümkün olur.

Yağcı, yağdanlık, dalkavuk, şakşakçı, şaklabanlık, kemik yalayıcılık, yalpaklık, huluskarlık, omurgasızlık, yanar dönerlik vb gibi uzayıp giden bir çeşitlilik vardır, Türkçedeki yalakalık literatüründe. 

Türlünün; etsiz, tuzsuz, acısız ve çok yağlı halidir. Yiyince iştah açan, bitince gıda zehirlenmesi sonucu, hastanelik eden bir yemek gibidir. Bir kaç acilden vakasından sonra, serum bağımlılığı yapar. 

Yalakalığın ırkı, dini, dili, cinsi , ya da mezhebi yoktur. İngilizcede “brown nosing” burun b.ku anlamına gelir ki, bizdeki yalakalık deyimiyle aynıdır.

Hikayeyi okuduğumuz zaman....———-

Eskiden yaşayan kralın biri patlıcanı çok severmiş. Patlıcandan her bahsettiğinde, soytarısı iç geçirir, kralı tasdik edermiş. 

Kral; ”Patlıcan dolma gerçekten mükemmel bir yemek” diye konuşsa; Soytarı atılır ”evet patlıcan dolmanın üzerine yemek tanımam” dermiş. Kral patlıcan musakadan bahsetse ”ah var mı patlıcan musakka gibi bir yemek’’ diye söze başlarmış. Kral ”üç öğün patlıcan kızartma olsa yerim” dediğinde, ”bir ömür patlıcan kızartma yiyebilirim’’ dermiş.

Zaman geçtikçe, kral patlıcandan bıkmış nefret eder olmuş. ”Bu patlıcan yemeğini nasıl yerler bilmem. Böyle tiksindirici bir yemek daha olamaz” demiş.

Soytarı “Haklısınız Kralım, millette ne mide var. Aslında tüm patlıcan yemeklerini yasaklamak lazım” demiş. Soytarının daha önceki söylediklerini bilen bir kişi “Yahu! Daha düne kadar sen değimliydin patlıcan yemeğini öve öve göklere çıkaran?” diye sorduğunda. Soytarı atılmış. ”Ben Kralın Soytarısıyım patlıcanın değil.” —...... anlamış oluyoruz. 

En sevindirici yönü ise, yalakalığın bulaşıcı olmadığı. Uzun süre devam ederse, davranışa dönüşmesidir. Bazı çatlak sosyal bilimciler; “Maske takmanıza gerek yok, çocuk yaştan itibaren uzak durmanızı tavsiye ederiz.” diyorlar. 

Çok kırptım. Çok eksik yazdım. Herkes  üzerine almasın, alanlar alsın diye çok emek verdim ve çok yoruldum.

“Ay dede döner doğar akşam olur. Güneş durur doğar sabah olur. Fırfıra döner döner kasılır, kaypak kaypak yere düşer durur.”