Soruyoruz; hangisinden mutlu değilsiniz?

Halil KONUŞKAN

Akşam ailece komşuya giderler. Adamın iki kızı, bir oğlu vardır. Oğlunun efendiliğini bütün mahalle bilmekte, kızlarının hanımefendiliklerine de bütün mahalle hayran olmaktadır.

Oğlan mimarlık okumuş, kendi işyerini açmış ve helal kazanç ile hayatta başarılı olmuştur. Kızlardan biri doktor çıkmış, uzmanlığını vermiştir. Diğer kız ise eczacı olmuş, doğup büyüdüğü mahalle de bir eczane açmıştır.

Oğlan evli iki çocuk babası, sağlıkçı olan kızlar ise evli ve birer çocuk annesidirler.

Çocuklar çok dindar, çok ahlaklı ve çok yardımsever, temiz kalpli insanlardır. Oğlan helal kazancı ile her ay bilinmeyen fakirleri bulup kollamakta, onların evinin kapısına çeşitli gıda malzemeleri bırakmaktadır. Doktor olan kız dar gelirliden ücret almamakta, ihtiyacı olanlara yardıma koşmaktadır. Eczacı olan kız ise iki öğrenci okutmaktadır.

Misafirlikte konu çocuklara gelir.

Ev sahibi misafirine şöyle der;

“NE MUTLU SANA BÖYLE EVLATLARA SAHİPSİN”

Bu tür “Ne mutlu…” takısı ile başlayan veya biten sohbetleri bu toplumda herkes bilir.

***

Milletler ailesi içinde diğer milletler tarafından da kendilerine “TÜRK” denilen bir millet vardır.

Bu milletin evlatları da tarihte büyük işler yapmışlardır.

İşte bu Türk milletinin tarihinde bir taşı işleyip veya tahtayı yontup put yapana rastlanmamıştır.

İşte bu Türk milleti dünya da madenleri işleyen ilk millet olmuştur.

İşte bu Türk milleti dünya da atı evcilleştiren ilk millet olmuştur.

İşte bu Türk milleti bugünkü Doğu Türkistan’da yeraltından kilometrelerce su kanalları döşemiştir.

İşte bu Türk milleti içinden çıkan Harezmi dünya da Cebir biliminin babası olarak bilinir.

İşte bu Türk milleti içinden çıkan İbn Sina dünya da Hipokrat’tan sonra tıbbın babası olarak bilinir.

İşte bu Türk milleti içinden çıkan Farabi dünya da Aristo’dan sonra mantığın babası olarak bilinir.

İşte bu Türk milleti içinden çıkan Hazerfen Ahmet Çelebi dünya da ilk uçan insandır.

İşte bu Türk milleti içinden çıkan insanlar göç yolunda ki leylekler için vakıf kurmuşlardır.

İşte bu Türk milleti alınmaz denilen İstanbul’u almış çağ açıp, çağ kapamıştır.

İşte bu Türk milletine engel olmak için Çinliler uzaydan görünen tek insan yapısı Çin seddini inşa etmişlerdir.

İşte bu Türk milletini durdurmak için Avrupalılar bir araya gelmiş Türklerin üzerine defalarca haçlı seferleri düzenlemiş, yine Türkleri yenememişlerdir.

İşte bu Türk milleti yurdu işgale uğrayınca Türkler Mustafa Kemal ATATÜRK gibi bir lider çıkararak, savaşacak insanı parmakla sayılı, yokluk içinde büyük bir istiklal savaşını kazanarak dünyayı bir kere daha şaşırtmışlardı.

İşte bu Türk milletin mensubu bir üniversite hocamız, uluslararası bir sempozyum sırasında Türk tarihinden haberdar yabancı bir bilim insanı ile sohbet ederken, bu bilim insanı aynen şöyle der;

“NE MUTLU SANA TÜRK MİLLETİNİN BİR MENSUBUSUN”

***

Mustafa Kemal ATATÜRK işte bu sebeplerle, Türk çocukları kendilerine güven duysunlar ve mutlu olsunlar diye şöyle demişti;

“NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!”

İtiraz edenlere sormak istiyoruz; acaba siz Türk milletinin meziyetlerinden mi mutlu değil misiniz, yoksa bu meziyetlerin Türk milletin de olmasından mı, yoksa etnik varlığınızı hoş görmesinden mi, yaksa sizi hor görmemesinden mi, yoksa ihanetlerinizi çabuk affetmesinden mi?

***

Yüce Türk milletinin umudu İYİ Parti'nin birinci kuruluş yıldönümü kutlu olsun.