POMPEİ'NİN SON GÜNLERİ...

Yunus Muhsin ÇİÇEK

POMPEI adında şirketimiz var, bir asırlık da geçmişi var.
Güzel konuşan biriyle tanıştık, bize şirketi yanlış yönettiğimizi, kendisinin yönetmesi halinde şirketimizin dünya çapında marka olacağını anlattı.

Gerçi , konuşmaları çok doyurucu ve içerikli değildi ama çok iddialı oluşu bizi etkiledi.

Acaba dedik?

İddiasız memur tipli genel müdürlerden bıkmıştık, anlattıklarının yarısını yapsa yeter dedik.
Ortakların bir kısmı mırın kırın etti ama çoğunluk kararıyla genel müdür yaptık.

İlk iş dünyadaki rakiplerimizle ilişkiye geçti, bütün rakiplerimiz genel müdürümüzden sitayişle bahsediyordu, hatta bazıları “EN CESUR GİRŞİMCİ” ödülünü bile verdiler.

Fabrikalarımızı kapatmamız gerektiğini söyledi, artık üretim hammadde işçiler düşünmeyeceğiz dedi.

Şaşırmıştık açıkçası.

Tıkır tıkır işleyen fabrikalarımızı yüzde bir fiyatına, haraç mezat sattı.
Bizim fabrikaları satın alanların bir çoğu kendi eşi dostu akrabasıydı.

Şirketin tüm alımlarını ,kendi yakınlarına yaptırıyordu, piyasada beş lira olan işi yirmi beş liraya yaptırıyordu.
Ortaklardan itiraz edenler oldu ama vardır bir bildiği dedik.
Kolay mı dünya markası olmak?

Kırk yıllık birikimlerin satışından gelen paralarla , lüks arabalar ,villalar ,yatlar kotralar aldı. 

Her gün alem yapıyorduk.

Ortakların bazıları itiraz etse de çoğunluğun keyfi yerindeydi.
“Şu yaşadığımız güzel hayata bakın, yiyip içip geziyor günümüzü gün ediyoruz, eskiden böylemiydi?” diye itiraz edenlere kınama yapıyorduk.

Eskiden bin bir meşakketle ürettiklerimizi şimdi telefonu kaldırıp sipariş ediyorduk, ertesi gün elimize ulaşıyordu.

Elimizdeki gereksiz gayrımenkülleri teminat gösterip ,bol bol borç alıyorduk.
Bu alem sıcak para istiyordu.

Ortakların bazıları , borcumuz çığ gibi büyüyor diye feryad etseler de çoğunluk umursamıyordu.
Elbette borç büyüyecekti, bakkalın borcuyla süpermarketin borcu aynı olurmuydu?

Son kalan gayrımenkullerimizi ,arsalarımızı kullanarak bir KAYNAK oluşturdu.
Bazı ortaklar itiraz etse de , her şeyin olduğu haliyle devam etmesi için para lazımdı , adam da bunu sağlıyordu.

Ortaklarımızdan bazıları bu genel müdürü hiç sevmedi.
Ama şirketin bekası için onu desteklemeye karar verdik.