Önemsiz sandığımız önemliler

Murat YAZAN

Her şeyin değerini onlardan yoksun kalınca anlıyoruz. “Her şeyin!” önemsiz zannettiklerimiz dâhil.

Sevdikleriyle bir araya gelip onlara sarılamamak

Dostlarla buluşup sohbet edememek

Canı isteyince evden çıkabilmek

Bunlar herkesi etkileyen, toplumun tamamını kapsayan sorunlar.

Bir de son derece sıradan görüp özleyeceğimizi düşünmediğimiz şeyler var. İlk örneğini askerde acemi birliğine gittiğimde yaşamıştım. “Gazino diye bir yer vardır. Usta askerler televizyona yakın ön sandalyelerde oturur, televizyonun kumandası nöbetçi çavuştadır. Onun canı ne isterse herkes onu izler. Herkes tahta sandalyelerde oturur. Evde uzandığınız kanepenin değerini anlarsınız. Televizyon kumandasının değerini.

Bunun farkına vardığımda “kanepenin değeri olduğu aklımdan geçmezdi” diye düşünmüştüm. Salgın bu konudaki deneyimleri pekiştirdi.

Geçen gün bir büfeye uğradım, ıslak hamburger yedim. 1.5 yıldır yiyememiştim. Maden bulmuş kadar mutlu oldum.

Büfeler normal zamanlarda önünden defalarca geçtiğimiz, ayaküstü atıştırmak dışında çok da umursamadığımız yerlerdi. Aslında ne kadar değerli yerlermiş.

65 Üzeri bir büyüğüm, otobüslerde seyahat etmeyi özlediğini söyledi. “İnsan görüyorduk. Yer veriyorlardı. Özledim” dedi. Burun buruna gidilen otobüsler özlenmiş.

Parkta her zaman oturduğu bankı özleyenler var.

Görüldüğü üzere hemen herkesin birbirinden anlamlı özlemleri olabiliyor. Hiçbirinin maddi bir bedeli yok. Hayattaki alışkanlıklarımızın ve rutinlerimizin ne kadar değerli olduğunu zaten öğrenmiştik, şimdi sıradan zannettiklerimizin kıymetini öğreniyoruz. Serçe parmağımızı sehpanın köşesine çarpıp ağrısı azalsın diye ona sarılmaktan farksız. Serçe parmağımız diye bir uzvumuz olduğunu gün boyu düşünmeyiz ama acıyınca neredeyse hayatımızın merkezine oturur.

Hayatta sahip olduğumuz her şey bize verilmiş hediyelerdir. Onları “hakkımız” diye düşünür, görmezden geliriz. Yoksun kaldığımızda ise bir anda en kıymetlimiz oluverirler. Islak hamburger masa dolusu ziyafetten daha değerli olur. Parktaki bank lüks koltuk takımından. Otobüs koltuğu lüks araç koltuğundan. Serçe parmak kalp ya da beyinden.

1.5 Yıl içinde hayatı defalarca sorguladık. Yaşamadığımız şeyleri yaşadık, farkındalıklarımız gelişti. Artık hayata bu açıdan bakmamız gerekiyor. Hayata farklı bir bilinçle yaklaşmalıyız.

Önce ayna karşısına geçip kendimizi görmemiz gerekiyor. Ardından önce evimize, çevremize, hatta hayallerimize bakmamız gerekiyor.

Bugüne kadar çoğumuz hayatı özensiz kullandık. Hep “bir fazlası” derken yaşamın verdiklerini önemsemedik, gözümüzün açlığı geçmedi.

Yarın yeni bir bilinçle uyanmak dileğiyle...