OHAL ve BİZ

Bahattin AYHAN

OHAL ve BİZ

Savuşturulan darbe sonrası OHAL ehveni şer oldu. Darbecilerle ilgili bilgiler medyada var gücüyle tur atarken bu rüzgara kapılıp kendilerini farklı konumlarda görenler bulunuyor. Beyin yıkama tam gaz. En az darbeciler kadar tehlikeli olan bu gruplara, her alanda müdahale edecek olan OHAL uygulayıcıları acaba bunlara da müdahale edecek midir?. Boşluk her zaman bir şekilde doldurulur. Etkisiz hale getirilen darbeciler ve taraftarlarının yerlerine getirilecek olanlar konusunda uyarı yapmaya gerek yok. Siyasiler bu deneyimi fazlasıyla yaşadılar. Mademki toplu bir değişime gidilecek vatanına, milletine, devletine ve demokrasiye sahip çıkan ve çıkmakta olan kadroların varlığı ve değerlendirilmesi unutulmamalıdır. Gelecekte yaşanan olayların yaşanmaması için huzura iç ve dış barışa, toplumsal mutabakata ihtiyaç vardır. Demokrasi çatısı altında bunların gerçekleştirilmesi siyasi iktidarın ömrünü uzatırken, halkında beğeni ve takdirini kazanacaktır. Çok mu hayal ediyoruz acaba?

Dış politika da olduğu gibi iç politikada da demokratik, insan haklarına saygılı yasalar yenilenerek uygulamaya konabilir diye düşünüyoruz. Halisane düşüncelerimizin halkı sokağa davet etmekle, tehditle, yok saymakla gerçekleştirilemeyeceğini çok iyi biliyoruz. Siyasi iktidar bu yolda adım atarsa iç ve dış barışın gerçekleşmesi mümkün olacaktır. Aksi halde bir bela def edilecek zaman içinde arkasından başka belalar gelecektir.

Maalesef kök aynı dalları farklı o lan siyasi iktidarın, aynı kökten gelen başka bir tarikat tarafından ele geçirilmeyeceğini kim garanti eder. Bu bağlamda gelin  liyakatsız, bilgisiz, yalaka ve iktidara gelecekte büyük tehlike olacak tarikatlardan da devleti temizleyin. T:C’ nin temel yasasına dönün. Laik, demokratik, insan haklarına , hukuka, kuvvetler ayırımına dayanan bir yönetim sergileyin ki iç barışı sağlayın. Yerlerde sürünen dış itibarı belki böyle kurtarabilirsiniz. İşiniz cine, şeytana, gül yabaniye değil Dünya düşünce standartlarına ulaştığınızda başarı sağlayabilirsiniz. Yoksa daha beter darbelere zemin hazırlarsınız. Haksızlığa, hukuksuzluğa ne kadar kısa zamanda veda ederseniz, o kadar kısa sürede de itibar kazanırsınız. Askeri itibarsızlaştırma eylemleri ile her gün gökte ararken, yerde bulduğunuz darbecilerle halkın beynini yıkayarak güven ortamından çok hızlı uzaklaşıyorsunuz.

Geçmişteki söylemler ve eylemler geleceğe referans olursa çok kısa sürede Türkiye darbe öncesine döner. Ayrışma, öteki, yandaş, yoldaş, savurganlık, her türlü suiistimal tekrar yaşanır. Geçmişin belleği hiç güven verici değil, inşallah yeni politikalar ‘’Dünyada Barış, Yurtta barış’’ düsturunuz olur. Mağdur edebiyatı sömürüsü yapmayın. Mağduriyetin zeminini hazırlayan kim diye kendinize sorun.

Tarihi Belge

Yıl 1922 Pontus ayaklanmasına karşılık ‘’Tenkil Harekâtı’’ gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Samsun Mutasarrıfı 11 Ocak 1922’de Hakimiyet-i Milliye gazetesinde:

‘’ Yabancı bir hükümetin hesabına çalışan ve bu uğurda para karşılığında namus ve vicdanını satan vatansız bazı alçakların teşvikiyle eşkıyalık silahına sarılarak dağa çekildiniz, aile efradınızı da birlikte sürüklediniz. Bir müddetten beridir ki, insanlıktan uzak daha doğrusu bedevi bir hayat geçiriyorsunuz. Sizler asırlarca bu topraklarda yaşadınız ve bu toprakların hakiki sahipleri olan  Türklerle yüzlerce seneler hemhal oldunuz, birbirinizin ellerinden kahve, su içtiniz, yemek yediniz ve hatta katiyetle biliyoruz ki, biriniz ticaret yapmak için uzak diyara giderken evinizi, çoluk çocuğunuzu bir Türk komşunuzun nezaretine bıraktınız ve dönüşünüzde , O Türk’ün ailenize nasıl bir fedakarlıkla baktığını ihtimal ki, hayretle gördünüz, böyle değil mi idi?[1]

‘’Tarih tekerrürden ibarettir’’ Lütfen biraz tarih okuyun ve hataya en az düzeyde düşün.



[1] Yılmaz, Hadiye. Dünden Bugüne Pontus Macerası.Dergah Yayınları İstanbul 2016 Sy. 148