Nuhoğlu; "Cumhurbaşkanı danışmanları tarafından yanıltılıyor"

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, 30 Haziran TBMM Genel Kurulunda görüşülerek kanunlaşan MKE Kanunu hakkında kanunda yapılan düzenlemede Şirket ana sözleşmesinin tali komisyonlardan bile kaçırıldığını belirtti.

ÇAPSIZ DANIŞMANLAR ERDOĞANI YANILTIYOR

TBMM’de görüşülen MKE Kanunuyla ilgili görüşlerini açıklayan Hayrettin Nuhoğlu Cumhurbaşkanının her konuda danışmanları tarafından yanlış bilgilerle bilgilendirildiğini ifade ederek Cumhurbaşkanının geçmişte yaptığı konuşmalardan alıntı yaparak Külliyenin Cumhurbaşkanını yanıltan danışmalardan temizlenmesi gerektiğini söyledi.

Nuhoğlu MKE Kanunu ile ilgili yaptığı konuşmasında yapılan düzenlemede Şirket ana sözleşmesinin daha sonra hazırlanacağının ifade edildiğini belirterek tali komisyonlardan bile kaçırılan bu düzenlemenin içine kötü niyetin saklandığını gerekçe göstererek kanunun tümüne karşı olduklarını açıkladı.

TÜRKİYE’DE  OLAĞAN DIŞI GELİŞMELER OLUYOR

Türkiye'de bir süredir, özellikle de partili cumhurbaşkanlığı sistemine geçildikten sonra gizlilik içinde olağan dışı olayların gerçekleştiğini belirten  Hayretin Nuhoğlu “Kararnameler çıkarılıyor, kanun teklifleri hazırlanıyor, dış görüşmeler yapılıyor, kurum ve kuruluşlarda bazı uygulamalar görülüyor ama bunlar hep gizlilik içinde oluyor. Cumhurbaşkanının etrafında bir duvar örüldüğü kanaatindeyim. Kimse konuşamıyor, yanlışlıklar iletilemiyor, korkudan doğru da olsa farklı ses çıkarılamıyor.” dedi.

CUMHURBAŞKANI DANIŞMANLARI TARAFINDAN YANILTILIYOR

Hatay ve İstanbul'da Cumhurbaşkanının yaptığı konuşmalardaki bazı yanlışlıkları dile getiren Nuhoğlu  danışmanlarının Cumhurbaşkanına yanlış bilgiler aktardığını ifade ederek  Erdoğan’ın yaptığı açıklamalardaki çelişkilere örnekler verdi. Nuhoğlu konuşmasına şöyle devam etti;

“Cumhurbaşkanı diyor ki: "Devletlerde devamlılık esastır, söke söke sizden bu paraları uluslararası tahkim yoluyla alırlar. Devletlerde devamlılık esastır." cümlesi büyük devlet olmanın bir gereğidir. Devlet bürokrasi denen bir sistemle yönetilir. Bu sistem her kademedeki memurdan Cumhurbaşkanına kadar uzanan hiyerarşik bir tablodur. Bizim gibi geleneği oluşmuş büyük devletlerde görev yapanlarda bazı özellikleri aranır çünkü devlet, milletin emanetidir, emanete ihanet etmemek esastır. Onun için eğitim, dürüstlük, liyakat, uzmanlık, tecrübe ve millete sadakat gibi köklü geleneklerin yaşatılması şarttır. Bu gelenek Türkiye Cumhuriyeti devletinin ilk doksan yılında uygulanmış ne yazık ki sonrasında bozulmaya başlamıştır. Şimdi ise âdeta çivisi çıkmış, devlet çarkı dönemeyecek kadar sarsılmıştır. "Söke söke sizden bu paraları uluslararası tahkim yoluyla alırlar." cümlesi esasen bir Cumhurbaşkanının devleti ve milleti karşısına alarak söyleyeceği bir söz değildir. Bu cümleyi konuşma metnine yazan danışmanlar ülkenin aleyhine olan sözleşmelerin kamu düzenine aykırılık sebebiyle hukuken geçersiz sayılacağını ya bilmemektedirler ya da karşı tarafa mesaj vermek için kasıtlı olarak söyletmişlerdir.

Konuşma çelişkiler ve teknik yanlışlıklarla doludur. "Boğazdan yılda 3 bin gemi geçişi varken günümüzde bu rakam 45 bine ulaştı." sözü bir çelişkidir. Son on beş yılda 56 binlerden 2020'de 38 bine düşen gemi sayısı 2021'de düşmeye devam ederek şu anda 38 binin altında kalacağı anlaşılmıştır, 2050'de de gemi sayısının 78 bini bulamayacağı çok açık bir şekilde görülmektedir.

"Proje çalışmalarında 11 ayrı üniversiteden 51 bilim insanı görev yaptı." sözü de Cumhurbaşkanının daha önce yaptığı açıklamasında "7 üniversite ve 55 kurum" ifadesiyle çelişmektedir. Hangisi doğrudur, belli değil. "15 milyar dolarlık bir maliyetle altı yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz." sözü de öncekilerden farklıdır. Her defasında farklı fiyat ve süre telaffuz edilmektedir. Konuşma metnini hazırlayanlar Aşık Veysel'e dağları bile deldirmişler. Danışmanlar hızlarını alamadıkları için ülkemizi yeniden dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokacaklarını iddia ederken 2023 hedeflerinin revize edilip yarıya düşürüldüğünü de bilmiyorlar. Cumhurbaşkanı önüne getirilen konuşma metnini incelemeye vakit bulamayabilir, danışmanların sorumluluğu çok büyüktür. Külliyede Cumhurbaşkanlığı bünyesine sızmış, Türklük düşmanı kişilerin oradan uzaklaştırılmasını, yeteneksiz, liyakatsiz kişilerinde ayıklanmasının doğru olacağını bu kürsüden defalarca ifade ettim. Ne var ki Cumhurbaşkanının konuşmalarını hazırlayan ekipte bu çapsız kişilerin olduğu ve konuşma metnine yanlış bilgileri koydukları anlaşılmaktadır. Cumhurbaşkanı Hatay'da yaptığı konuşmada "Tahtaköprü Barajı'nın yükseltilerek sulama alanının 109 bin hektardan 453 bin dekara çıkarttık." demiştir. Bu dil sürçmesi değil çünkü ekrandan okundu. 109 bin hektarın 1 milyon 90 bin dekar ettiğini ve 453 bin dekarın 2,4 katı olduğunu Cumhurbaşkanı görmeyebilir ama nasıl olurda böyle yanlış açıklamayı kendisine yaptırmış olabilirler.“ diyerek danışmanlarının Cumhurbaşkanının yanlış bilgilerle bilgilendirdiğini ifade etti.