MHP KURULTAYI

Ahmet ÖZDEMİR

Milliyetçi Hareket Partisinin (MHP) 10. Olağan/Normal Kongresi-Kurultayı Ankara Arena Spor Salonunda, büyük bir ilgi ve alâka ile yapıldı.

Kurultaya dış Türklerden ve Topluluklarından misafirler de iştirak etti.

Usulen ve ananeleştirilmek istendiği veçhile, TBMM’de grubu bulunan AKP (Siyasi iktidar) ile CHP (Anamuhalefet) genelbaşkan yardımcısı seviyesinde birer temsilci bulundurdu.

Delegelerden maada-öteye, çok sayıda seyirci kongre salonunu doldurdu, Gençlik Parkına sirayet eden kitle için dışarıda kalanların takiplerine imkân sağlanması bakımından dev ekranlar kuruldu.

Bütün bunlara karşılık bindirilmiş kıtalar misali alkışçılar-yuhalayıcılar salondaki yerlerini aldılar.

Devamı diğer partilere de emsal olması dileklerimizle (Derneklere-vakıflara-sendikalara ve diğer sivil toplum teşkilâtlarına da… diyelim.), kongre salonuna Devlet Bahçeli’nin posteri (kendisinin arzusuyla) astırılmadı.

Bizce de benimsendiği üzere, sadece; Atatürk’ün ve Partinin Kurucu Genel Başkanı, Türk Dünyasının ve Topluluklarının Başbuğu merhum Alparslan TÜRKEŞ’in posterleri ile Türk Bayrakları ile MHP Bayrağı asıldı. Hani derler ya, ilkleri; ya çok akıllılar veya çok deliler yapar diye. Sırası gelmiş iken, deriz ki; siyasete soyunanlardan akli evvel veya akli ahir sağlık raporu istense, olmaz mı? Bir de, parti kongreleri, seyircisiz ve sadece delegelerle yapılsa daha isabetli olmaz mı?

Resmi-gayri resmi on aday adayından, Parti Tüzüğüne göre teklif edilenler ile kendi isteğiyle çekilenler-vazgeçenler-teklif edilemeyenler’ den geriye kalanlar itibariyle sadece Müsavat DERVİŞOĞLU, Koray AYDIN ile geçmiş onbeş seneden beri Genel Başkanlık yapan ve bu kadar uzun sürede siyasi tatmin duygularına erişemediği anlaşılan–bu görevi bir türlü kendi rızasıyla başkalarına bırakmamakta ısrar eden Devlet BAHÇELİ, Genel Başkan adayı olarak seçimlere iştirak etmiş oldular.

Söylenir ki, Dr. Devlet BAHÇELİ; seçimlerin hür irade ile vücut bulması için il-ilçe kongrelerinin hiçbirisine katılmamıştır. Yine söylenir ki; takipçiler vasıtasıyla maksat hâsıl olma garantisi var iken yorgunluğa ne lüzum ola… .

Ufak-tefek tribün kavgaları/hareketleri ile salondaki sigara yasağının delinmesi bir tarafa; Kurultay, sakin bir havada geçmiş ve neticelenmiştir. Bu yönde belirmiş olalım, Kongre delegesi ve merhum TÜRKEŞ’in Genel Başkan Yardımcılarından bir Ekâbir (T. N.); her şey aklıma gelirdi de, Ülkücünün Ülkücüye veya MHP’linin MHP’liye; tribünlerde birbirlerine hakaret eden sloganları olabilsin, amma bunları gördüm-duydum ve çok üzüldüm, dedi.

Be değerli şahsiyetimiz, geçmişte Cumhurbaşkanı adaylığına çıkan siyasi ileri gelenlerden bir büyüklerini TBMM bahçesinde tartaklayanları ve bu işe kıs kıs gülen ve üst dudak altı (bıyıksıza ne denilir) tebessümde bulunan veya bulunanları ne çabuk unutulmuş acaba, diyelim.

Her ne ise; olan olmuş ve atı alan üsküdarı geçmiş, diyelim.

Ufak tefek hatalar/yanlışlıklar bir tarafa MHP’nin 1241 delegesinden 1216’sı oy kullanmaya amade olmuşlardır. Bunlardan (1241-1216=) 25’i davete ve göreve icabet etmemiş ve ne haliniz varsa görün, demiş; tablosunu aksettirmişlerdir, adeta.

Seçimlerdeki 1214 geçerli oyun/reyin: 725’ ini Devlet BAHÇELİ; 441’ ini Koray AYDIN; 48’ ini Müsavat DERVİŞOĞLU almışlardır.

Bu duruma göre, Devlet BAHÇELİ; aksine gelişmeler hariç olmak üzere, önümüzdeki üç yıl için Genel Başkan olarak MHP’nin başında bulunacaktır.

Bu süre içinde, Devlet BAHÇELİ: önüne çıkan-ziyarette bulunan ve ben de varım diyenlere partinizi kurun ve siyaset sahnesine çıkın, bana grup kuracak sayıdan fazlası da etkili olamaz, havasını estirecek midir, bilemiyoruz.

Koray AYDIN, BAHÇELİ’ ye giden reylerden (725-441= 284/2= 142+1=) 143’ ünü kendi tarafına çevirse idi (441+143=) 584 oy almış olacak ve salt delege oyuna ulaşılamadığından ikinci tur seçime geçilecekti. Eğer, az önce gösterilen 143 oyla beraber MÜSAVAT’ın da oyu da kendisi lehine kullanılsaydı (584+48=) 727 delegenin iradesiyle birinci turda ipi göğüsler ve Genel Başkan seçilmiş olurdu. Böylece, seçimlerden önceki 700’ün üzerinde oy alırım hesabı tutmuş olurdu. Demek ki, kendisine vaat de bulunanlardan bir kısmı sözlerinin arkasında bulunamamışlar veya ümit ettikleri kapılar-kişiler, boş ve desteksiz çıkmışlardır.

Koray AYDIN, ikici defa ve ayni şahsa karşı yürüttüğü siyasi yarıştan mağlup olarak çıktığına göre, gelecekte tekrar şansını denememeli ve son şansını yakalayamadığının hesabını iyi yaparak sade bir taraftar ve milletvekili olarak köşesine çekilmelidir. Fiziki yaş hali de, ayrıca gözden kaçırılmamalıdır, deriz.

Bu defa yeniden Genel Başkan seçilen Devlet Bahçeli’nin bazı sözleri-beyanları dikkat çekicidir. Şöyle ki;

- Bizden gözüküp de, sandalyemizin-koltuğumuzun altını oyanlar vardır. Bunlara dikkat etmek lâzımdır, der. Peki, bunlar kimlerdir? Kendisini destekleyen delegeler olabilir mi? Veya, KORAY ile DERVİŞOĞLU’ na akseden irade sahibi kimseler midir?

- Seçimlerle beraber fitnenin başı ezildi, der. Bu duruma göre, fitnenin başı kim oluyor acaba? Koray mı, Müsavat mı? Koray AYDIN, bu beyanla ne demek istendiğini anlamadığını basına aksettirmiştir. Heeey, Koray; siz anlamayacaksınız da başkalarımı anlayacak, bunu da biz anlamadık, doğrusu.

Herkes sevildiğini, sayıldığını veya sevildiğini ve sayıldığını iyi bilsin.

Ak saç-kara saç ararsanız, Partinize yeniden bir budama-budanma getirirsiniz.

Ona-buna satılmış, hain derseniz; bir gün gelir tükürdüğünüzü yalar ve birlikte siyaset yapmaya davet edersiniz. O zaman, sizin siyasi etik yönleriniz nerede kalır.

Ülkücülerin, Türk Milletinin siyasi yelpazede MHP’ye ihtiyacı vardır. Temsil edenler de, bunun idraki ve şuuru içinde olmalıdır, herhalde.

Bir yerlere seçilerek gelenler, oraların kaydı hayatla sahibi oldukları vehminde bulunmasınlar. Nice insanlar, nice işlere, siyasi-idari görevlere-makamlara-unvanlara-sıfatlara lâyıktırlar, elbette. Sınırlı sayıda olan görevlere, ancak o ölçüde kimseler gelmiş olduklarına nazaran, geride kalanların da bu durumları tabii karşılamaları gerekecektir, şüphesiz.

Türkiye’de onlarca ve yüze yakın parti vardır. Şu seçim barajı yüzde 20’lere yükseltilse de, siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarındandır, değerlendirmesi; belli partiler içindeki yarışa inhisar etse, deriz.

Ahmet ÖZDEMİR

Maliyeci-İktisatçı

aozdemir2007@hotmail.com