Lütfen kimse bizim yerimize düşünmesin

Sedat KAÇAMAK

Ülkemizde kitap okuyan,dergi okuyan,gazete okuyan o kadar az ki. Bizler kendi çabamızla hiçbir bilgiye ulaşmıyoruz. O kadar çok bağlı olduğumuz halde dinimizle ilgili bilgileri öğrenmek için bile hiçbir çabamız olmuyor.Tabii sadece dinimizle ilgili değil tarihimizle, bu günümüzle,dünümüzle ilgili de çok şeyi ya bilmiyoruz yada yanlış biliyoruz.Sonra yobazın biri "öz kızına şehvetle bakmak caizdir" dediğinde "ulan sapık oğlu sapık benim dinim böyle bir sapıklığa izin vermez" diyerek isyan etmiyoruz. Çünkü doğrusunu bilmiyoruz. Feslinin biri çıkıp "Kurtuluş Savaşını keşke Yunan kazansaydı" dediğinde "Hööst geri bas geri bas" diyemiyoruz çünkü Kurtuluş Savaşında neler olduğunu kendimiz tam olarak bilmediğimizden fesli gibilere haddini bildiremiyoruz.

Okuyup öğrenip kendimizi geliştirmek şöyle dursun son zamanlarda büyük çoğunluğumuz olanlarla ve olaylarla ilgili neler oluyor konusunu düşünmeye üşeniyor. Düşünmek bile zor geliyor. Oy verdiği partinin genel başkanına bırakıyor düşünmeyi. Kendisi yerine onun düşünmesi yetiyor. Genel başkanı ne derse doğrudur, ne yaparsa bir bildiği vardır.

Halbuki genel başkanlar da senin benim gibi insan. Onlar da yorulur, onlar da hatalı kararlar verebilirler. Zaten  insanda en ağır yorgunluk beyin yorgunluğudur. Bedensel yorgunluğu sekiz saat uyur giderirsin. Ama zihinsel yorgunluk kolay kolay atlatılamaz. Siyaset aslında ortak aklı hayata geçirme sanatıdır. Ama bizde tam tersi olur. Genel başkanların çoğu yanlarında düşünen insan barındırmadıklarından, her şeyi kendileri düşünür ve bütün kararları kendileri alır. Liderin yanındakiler bırakın fikir üretmeyi en ufak uyarı dahi yapamazlar. Örneğin AKP Genel Başkanı "Ay'a dört şeritli yol yapıyoruz, patlıcan ve soğan lobisine inat ay'da yetiştireceğimiz soğanı ve patlıcanı bir liraya satacağız, onlara günlerini göstereceğiz" dese gurupta çılgınca alkışlanır, sonra bir-iki işveren çıkar "Bu kutsal projenin kazma küreğini ben finanse ederim" der, bir iki din adamı çıkar "Ay'da yetişen patlıcan ve soğanı yiyenler direk cennete gider" der. Yanında kendisine hiç yardımcı olmadan sadece poh poflayanların olduğu genel başkanlar zihnen yorulmazlar mı, hatalı kararlar almazlar mı? Evet zihnen çok yoruldular ve hatalı kararlar alıyorlar.

Ülkemiz ekonomik dar boğaza girmiş dolar yedi lira olmuş, liderimiz "Beşyüz milyon euroluk uçakla ilgilendik ama bize hibe ettiler" dedi. Özürü kabahatinden büyük oldu. Yorgun olmasaydı o uçakla ilgilenir miydi? O uçağı hibe olarak kabul eder miydi? Varlık Fonu kuruldu. Kendisini başkan, damadını başkan yardımcısı olarak atadı. Kendisi zaten ülkenin başkanı haberi olmadan sinek bile uçamaz. Yorgun olmasa kendini Varlık Fonu başkanı olarak atar mıydı? Öyle olursa iki şık akla gelir ya bu işi yapacak başka insan yok (o da başta AKP'liler bütün ülkeye saygısızlık olur) ya da Varlık Fonu'nda olacaklardan damadından başka kimsenin haberi olması istenmiyor. Dediğim gibi yorgun olmasaydı bu atamaları yapmazdı.

Bir lider düşünün öncesinde Türkiye için en büyük tehlike olarak gördüğü kişiyi sonra Türkiye'nin tek kurtuluşu olarak sunuyor. Bu normal kabul edilir mi? İki görüşünden biri yüzde yüz hatalı değil mi? Demek ki liderlerimizde hatalı kararlar alabiliyor.

Şimdide on yedi milyon oy almış. Çoluğu çocuğuyla kırk milyon insana 'terörist' diyorlar. Eğer bu ülkede teröristlerin sayısı kırk milyon olduysa, en önemli görevi vatandaşlarının terörist olmasını engellemek olan iktidar görevini yapmamış demektir. Böyle bir iktidara oy verilir mi? Böyle bir iktidar desteklenir mi? Böyle bir iktidar ülkenin bekası olabilir mi?

Lütfen bizim yerimize başkalarının düşünmesine izin vermeyelim. Hiç kimsenin aklına ihtiyacımız yok. En doğru kararları kendimiz verebiliriz.