Küresel krizin canlandırdığı 2. el tekne pazarı Haliçte kuruluyor

Haliç'te düzenlenecek olan Boatshow'da görücüye çıkacak ikinci el tekneler, "en iyi tekne arkadaşımın teknesi" sözünü, "en iyi tekne benim teknem"e dönüştürecek fiyatları ile dikkat çekiyor.

İkinci el tekneler, 30 Nisan - 04 Mayıs 2014 tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezinde düzenlenecek olan 33. Uluslararası İstanbul Haliç Boat Show'da, meraklıları için geniş bir fiyat yelpazesi ile sergilenecek.
Fuarın düzenleyicisi UBM Türkiye Fuarlar Grup Direktörü Esin Göksel, ikinci el tekne pazarınIN 2009 yılında yaşanan global krizle birlikte oluştuğuna dikkat çekerek, "Teknesini krizden dolayı satmak isteyenler veya kredi ile teknesini almış ama ödeyememiş olanlardan dolayı bankaların elinde de bir tekne birikimi oldu. Bunun sonucunda da ikinci el tekne pazarında biz çok ciddi bir büyüme gördük" dedi.

Bu gelişmelerin Türkiye'ye de yansımaları olduğunu belirten Göksel, "İkinci el bir pazar oluştu. Biz de Boatshow organizatörü olarak bunun fuarını yapmaya karar verdik. İlk başta aslında birinci eller ile birlikte biraz denedik, ama biribirini çok negatif yansıttığı için ikinci eli direk Haliç'e taşıdık ve ayrı bir fuar olarak organize etmeye başladık. Burada 1 yıllık, 2 yıllık, 5 yıllık, 10 yıllık çeşitlilik gösteren, boylar olarakta 10-15 metreden başlayıpta 35 metreye kadar çıkan farklı tekne seçenekleri var. Yaşlarına göre ve boylarına göre fırsat dediğimiz fiyatları var" dedi.
YÜZDE 50 FİYAT FARKI

Esin Göksel ikinci el teknelerin fiyarları hakkında da bilgi verirken, "Boyut olarak fiyat fark ediyor ama 10 metre bir gezi tipi tekne almak istiyorsanız 100 bin TL'ye de tekne var. Bunun ithal boyutuna geçerseniz 100 bin Euro fiyatı olanlar var. Mega yat boyutunda 2 milyon 600 bin pound (İngiliz sterlini) olanları var ama bu teknenin birinci elini alsanız 5.5 milyon (starlin) şu anda. O yüzden yüzde 50 gibi bir fark yaratıyor. Boy boy, çeşit çeşit fiyatlar farklılık gösteriyor" dedi.
PAZAR YÜZDE 60 BÜYÜDÜ

Göksel, tekne sektörününde otomotiv sektörü ile benzerlikler gösterdiğine dikkat çekerek, "Biraz otomotiv sektöründende alışkanlık var insanlarda. Bu tip bir tekne almak istediğiniz zaman acaba ikinci elde de nedir bunun fiyatı diye bakmaya başlıyorsunuz. Ve buna baktığınız zamanda 2009'dan beri mutlaka bir şey buluyorsunuz. O yüzden de buradaki pazarın yüzde 60 büyüdüğünü söyleyebiliriz" diye konuştu.
BUNLARA DİKKAT

Esin Göksel ikinci el tekne alacakları bu ürünleri nerelerden bulunacağı ve ikinci el teknelerde nelere dikkat edilmesi konusunda da bilgiler vererek şöyle konuştu:
"Fuar dışında marinalarda tekneler bağlı durduğu için çoğunun üzerinde satılık tabelaları olabiliyor. Biz aslında bu işin lider broker firmaları tarafından yapılması gerektiğini tavsiye ediyoruz. Çünkü farklı kanallardan Türkiye'ye gelmiş ve tarihçesini hiç bilmediğiniz bir tekneyi almak gerçekten sizi denizcilikten ve teknecilikten soğutabilir. Bu yüzden güvenilir firmalardan, güvenilir noktalardan ve gerçekten teknenin tarihçesine iyi bakarak, 'nasıl bir geçmişi var, bir kazası var mı, motor bakımı nedir, motoru kaç mildedir' gibi özelliklere bakarak, güzel bir analiz yapıp ondan sonra tekne sahibi olmakta fayda var."
"İKİNCİ EL PAZARINI GETİRİYOR"

Tekne satışılarının Türkiye'de de arttığını belirten Göksel, "Daha çok insan tekne almaya, daha çok insan denize çıkmaya başladı. Bu da kendi içinde yani Türkiye pazarında da bir ikinci el pazarını getiriyor. Bundan 5 yıl önce siz 10 metre bir tekne aldıysanız, biraz hastalık gibi 'acaba artık 12 metre alabilir miyim' diye bakmaya başlıyorsunuz. Bütçenize bakıyorsunuz, modellere bakıyorsunuz, fuarlara geliyorsunuz, yenilikleri takip ediyorsunuz... O yüzden kendi içinde de bir büyüme gösteriyor doğal olarak. Tekne satış boyları şu anda 15 metrelere oturmuş durumda" dedi.
"YELKENLİLERDE ÇOK CİDDİ BİR TALEP VAR"

Göksel, Türkiye'de tekne satışlarında en çok yelkenlilerin ve spor teknelerin öne çıktığını beirterek pazar hakkında şu bilgileri verdi:
"Bir de spor teknelerde çok güzel satışlar var. Spor tekneler hem tekne bağlama maliyeti olarak ufak bir rakam, denize çıkmak için de çok pratik. Günlük, teknenizi alın, adaya gidin, gelin, denizle içi içe bir gün yaşamak için de ideal. Bu yüzden küçük teknelerde de çok ciddi bir satış olduğunu görüyoruz. Yelkenlilerde de çok ciddi bir talep var çünkü mazot yakmadığı için, seyir keyfi olduğu için maliyeti daha ucuz. Onun için bir kaç arkadaş bütçelerini birleştirip tekne sahibi olan, yelkenli haftasonu denizin keyfini süren kişiler görüyoruz. Bu çok sevindirici bir şey. Orada ciddi bir gelişim var. Daha çok insan denize çıkıyor. Spor teknelerle, günlük gezi teknesi gibi kullanan, biraz İstanbul trafiğinden kaçan kişiler var. Onları görüyoruz. İstanbul denizden çok daha rahat ulaşabileceğiniz çok daha keyifli olabilcek bir şehir. Bunu çok az kullanıyoruz."
"KARADAN DENİZDE DEĞİL DE, DENİZDEN KARAYA BAKAN TOPLUMLAR"

Esin Göksel, herkesin denize çıkması gereketiğini belirterek, "Bu bir fuar, ticari bir alan gibi görünüyor, ama biz Türkiye'nin ilk Boatshow Fuarı'nı düzenleyen firmayız. Onun için herkes denize çıksın diyoruz. Kaç metre teknede olduğunuz önemli değil, denizde olmanız önemli. Karadan denizde değil de, denizden karaya bakan toplumlar olmaya çalışıyoruz. Denize çıkmak istiyor, alacağı teknenin modelini araştırmış, bu hedefle buraya gelip tekneyide en son test ediyor ve ondan sonra kararını veriyor" diye ekledi.