Kısa kısa...

Yalçın ERDEBİL

İYİ Parti 2. olağan kongresi 20 eylülde gerçekleşti. Kongrede GİK için seçim yine çarşaf listeyle yapıldı. Genel başkan tarafından 100'lük liste hazırlandı. Bu listenin ortaya çıkmasıyla birlikte, aday olmak isteyen birçok partili aday olmaktan vazgeçti. Aday olmuş olanlardan bazıları da adaylıktan çekildi. Kongrede benim en çok dikkatimi çeken ise oy verilmeyecek olanlar listesi oldu.

Kimler kimleri niçin istemiyor?

İşte bu sorunun cevabı, İYİ Parti gerçeği!

Değerli dostlarım; İYİ Pati hızla MHP'lileşiyor. Her geçen gün ilk ortaya attığı merkez partisi olmak iddiasından daha da uzaklaşıyor. Partinin kuruluşu sırasında Meral hanımın yanında olan birçok değerli insanı, artık yanında göremiyoruz.

İYİ Parti'nin kurulmasıyla birlikte partiye üye olan merkez sağ ve merkez sol seçmen çoktan partiyi terk etti bile! Parti teşkilatlarını kuranlar arasında yer alan merkeze yakın insanlar da ya istifa etti ya da kenara çekildi. Hatta benim gibi orta yaş ve üstü ülkücüler bile istifaya zorlandı. Birçok ülkücü arkadaşım istifa etti. Bir kısmı da kendini siyasetten emekli etti!

Kısacası; maalesef İYİ Parti merkez partisi olamadı. Küçük olsun bizim olsun anlayışı partide galip geldi. Koray beyin istediği oldu.

İYİ Parti bu kongreyle birlikte benim gibi düşünenleri tamamen kaybetti!

Kazananlara hayırlı olsun!

Kongrenin bir de sloganı vardı; 'millet bizi çağırıyor.'

Evet haklısınız! Millet sizi çağırdı çağırmasına da, siz ne kadar bu çağrıya kulak verdiniz?

Milleti kucaklayacak bir GİK oluşmasını neden engellediniz?

Neden küçük olsun bizim olsun anlayışına teslim oldunuz?

*  *  *

İktidara bakacak olursak, iktidarın bakanları skandal açıklamalar yapmaya devam ediyor.

Berat Albayrak, doları takip etmeyi bırakmış!

'Dolarla mı maaş alıyorsunuz?' diye soruyor.

Sayın bakan; dolarla maaş almıyoruz ancak, doların değerine göre harcama yapıyoruz. Dolar arttıkça, aile bütçemiz darbe yiyor.

Zehra Zümrüt Selçuk, emeklilere son iki yılda ödenen emekli maaşlarını bir lütufmuş gibi açıklama gereği duyuyor.

Sayın bakan, emeklilere o aldıkları paralar, analarının ak sütü gibi helal. Çalıştıkları sürelerde kendilerinden kesilen paralar...

Emeklilere verdiğiniz maaşlarda yaptığınız tırpanı da biz biliyor ve hakkımız olanın da azını aldığımıza inanıyoruz.

Aylık bağlama oranını kaçlardan, kaçlara indirdiniz? Siz ondan haber verin.

Sağlık Bakanı ise 'Biz hasta sayılarını açıkladık, ayın 15'inden sonra günlük pozitif vaka sayısını açıklamaya başlayacağız.' diyerek bir itirafta bulundu.

Gel de iktidar ve kurumlarının verdiği rakamlara güven....

*  *  *

İktidar, Anayasa Mahkemesi'nin yapısını değiştirmeye kararlı gibi!

Anayasa Mahkemesi'nin Enis Berberoğlu kararından sonra, 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, Anayasa Mahkemesi'nin kararını tanımama anlamındaki kararı, yeni bir yol hareketinin işareti gibi! Bu yolun sonu karanlık gibi görünüyor! Nedense hemen arkasından bir Anayasa Mahkemesi üyesi bir tweet atma gereği duyuyor. Bu tweete karşı tweetlerle karşılık veriliyor. İktidar gol pasını alıyor ve gereğini yapmaya hazırlanıyor.

Şut ve gol!

*  *  *

Peki CHP ne alemde?

İç güveysinden hallice!

Kalın sağlıcakla....