Kalabalıklar Ne Söylüyor?
Salon hınca hınç dolu…
Hani derler ya, “iğne atsan yere düşmez” diye; işte tam öyle bir atmosfer. Geç kalanlar ayakta kaldı, içeri girip yer bulamayacağını düşünenler kapıdan döndü.
Dün akşam, İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen iftar programında yaşananlar tam da buydu.
Bursa siyasette her zaman sıradan bir şehir olmadı. İYİ Parti için Bursa her zaman ilklerin şehri olarak ayrı bir anlam taşıyor.
Zira, Kuruluş sürecinin ilk işaret fişeği 23 Nisan 2016’da Bursa’da atılmıştı. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonraki ilk siyasi toplantı da yine Bursa’da 3 Aralık 2016’da Kervansaray Termal otelde yapılmıştı.
17 Haziran 2017’de Merinos’taki o meşhur açık hava iftarı hafızalara kazınmış, hala yerini koruyordu. Dün akşamki tablo, o günlerin coşkusunu yeniden yaşattı.
Son dönemde anket sonuçlarıyla, masa başı analiz ve yorumlarla, olduğu yerden çok aşağılarda gösterilmeye çalışılan İYİ Parti için çok şey yazılıp çizildi. Fakat dün akşamki kalabalık, şunu bir kez daha gösterdi: Siyaseti maksatlı grafikler ve anketlerle, algı oluşturacak şekilde okur, ona göre yorumlar yapmaya kalkarsanız, sahadaki nabzı kaçırırsınız.
Merinos’ta dün görülen tablo, en azından Bursa’da İYİ Parti’ye dair inancın ve beklentinin hâlâ diri olduğunu ortaya koydu.
Programda iftar öncesinde Kur'an tilaveti yapıldı. Oruçlar açıldıktan sonra kürsüye çıkan Dervişoğlu, konuşmasına Ramazan’ın anlamı üzerinden başladı:
Ramazan’ın sadece aç kalmak değil; fitneden, fesattan, yalandan, iftiradan arınma ayı olduğunu vurguladı. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” anlayışıyla sosyal dayanışmaya dikkat çekti.
Bu bölüm, ekonomik sıkıntıların yoğun yaşandığı bir dönemde özellikle karşılık buldu. Emeklinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, esnafın yaşadığı zorlukları tek tek sıraladı. İcra dosyalarından bütçe açığına, yüksek maliyetlerden üreticinin toprağından kopuşuna kadar uzanan geniş bir tablo çizdi.
Devamında, “Türk milleti geleceğine mutsuzdur. Bir çareye ihtiyaç vardır. Bir tek çare kalmıştır, o da bu iktidardan kurtulmak olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, son dönemde yeniden gündeme gelen “açılım” tartışmaları ve Meclis’te kurulan komisyon süreci ve yazılan raporu oldukça ağır ifadelerle eleştirdi. Özellikle terörle mücadele, “umut hakkı” tartışmaları ve anayasanın 66. maddesi üzerinde yapılan değerlendirmeler, komisyonu eleştirisinin en yüksek tonunu oluşturdu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yapısı, vatandaşlık tanımı ve milli birlik vurgusu üzerinden sert bir muhalefet dili kullandı. “Türk milleti” kavramının bir etnik ayrım değil, kurucu bir üst kimlik olduğunu ifade etti ve bu konuda geri adım atmayacaklarını söyledi.
Konuşmanın bu bölümü salonda güçlü bir destek buldu. Alkışlarla sık sık sözü kesildi.
Dervişoğlu’nun, konuşmasında Bursa’ya özel bir yer açması da dikkat çekiciydi. Bursa’ya adalet ve merhamet vurgusuyla bir tarihi misyon yükledi. “Merhametsizliğin ve adaletsizliğin karşısında bir isyan kalesidir Bursa. Memleket ne zaman dara düşse, bizim de yolumuz Bursa'ya düşer.”
Sözün özü; dün akşamki tablo, Dervişoğlu’nun söylemlerinin tabanda ciddi bir karşılık bulduğunu, dolayısıyla da İYİ Partinin yeniden yükselişe geçtiğini gösteriyor.