Kaçak bir öykü

TEDAŞ’ın 2011 faaliyet raporuna göre, Türkiye’de yıllık yaklaşık 21 milyar kilovata yükselen kayıp-kaçak elektriğin mali değeri yaklaşık 7 milyar lira.

ELEKTRİK dağıtım işletmeciliğini üstlenen özel sektör şirketlerinin en önemli hedeflerinden biri de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) belirlediği kayıp-kaçak hedeflerini tutturmak. Bu nedenle kayıp-kaçakla mücadelenin önümüzdeki dönemde ülke genelinde daha etkin hale gelmesi bekleniyor. Dağıtım şirketi yetkilileri, kayıp-kaçakla mücadelede akıl almaz yöntemlerle karşılaştıklarını ancak er ya da geç kaçak kullanım yöntemini tespit ettiklerini anlatıyor.

AKLA GELMEYEN YÖNTEMLER

Elektrik kaçırmanın akla hayale gelmeyen yöntemleri, yıllardır bu sektörde denetim yapanları bile hayretler içerisinde bırakabiliyor. Bir dağıtım şirketi yetkilisi, kaçak elektrik kullanımının sanayiden konuta her abone grubunda olduğunu dile getirerek, “Elektrik faturası daha yüksek olanlar buna daha çok tenezzül ediyorlar. Yıllarca kaçak kullanan da oluyor, kaçağı hemen başında fark edilen de” dedi.

MÜLKİYET DEĞİŞİYOR

Kaçağın önüne geçilmesi için tüm sayaçların, dağıtım şirketleri tarafından uzaktan okunur ve takip edilir olması gerektiğini vurgulayan bir enerji uzmanı ise şöyle konuştu: “Tüm trafo merkezlerinde de bölgeye sattığı elektriği ölçen sayaçlar olması gerekiyor. 2014’ten sonra sayaç mülkiyeti dağıtım şirketlerine geçiyor. Bugün elektrik sayaçları müşteri mülkiyetinde olduğu için, ‘Benimkini değiştiremezsin’ diyebiliyorlar. Ancak sayaç mülkiyetinin tamamen dağıtım şirketine geçmesiyle, sayaçların hepsi rahatlıkla değiştirilebilecek.”

CİDDİ BİR YATIRIM

Bunların çok ciddi yatırımlar olduğunu da dile getiren söz konusu enerji uzmanı, “Dağıtım şirketinin abone başına 100–150 dolar arasında yatırım yapması gerekiyor. Ancak doğru sistemi bir kere kurduktan sonra yıllarca geri dönüşü oluyor. Bunlar uzun soluklu ancak mutlaka gerçekleşmesi gereken projeler. Akıllı şebekeleri kuramazsanız, piyasayı da düzgün şekilde yönetemezsiniz” diye konuştu. Bu doğrultuda elektrik sektörü yetkililerinin bizimle paylaştığı bazı kayıp-kaçak yöntemlerini çıkardık.

İşte o yöntemler

BALKON KAÇAĞI: Enerji nakil hatları binalara çok yakın olduğunda, ikinci-üçüncü katlarda oturanlar balkondan hatta kablo atıyor. Kablo bir değneğin ucuna bağlanıyor akşam atılıyor, sabah toplanıyor.
MÜTEAHHİT KAÇAĞI: Doğuda sıklıkla karşılaşılan bir yöntem, bina inşa halindeyken, binaya kaçak hat çekiyorlar ve binanın içerisinde evlere dağıtılıyor. Çok elektrik harcayan araç gereç bu hatta, en az harcayanlar yasal hatta bağlanıyor.
KİBRİT ÇÖPÜ: Sayaçlarda bir sigorta mekanizması var. Aşırı yüklenme olduğunda, sigorta atıyor. Sayacın mühürü kırılınca sayaç duruyor. Mühür yerine kibrit çöpü koyuluyor. Aşırı yüklemede sigorta atıyor kibrit çöpü kırılıyor. Böylece yangına karşı önlem alınıyor. 
UZAKTAN KUMANDA: Bir mühendislik öğrencisi kaçak kullanım için adeta Ar-Ge çalışması yapmış. Öğrenci, evinin duvarını delerek, sayaçtan evin içine doğru giden kabloyu kendi kurduğu mekanizmanın içinden geçirmiş. Duvarın içindeki mekanizmayı, üzerine sıva ve badana yaparak gizlemiş. Sayacın çalışmasını durduran bu mekanizmayı ise duvara üç metre kadar yaklaştığında tekrar çalıştıran “uzaktan kumanda” benzeri bir cihazla kontrol ediyormuş.  
EV ALMA KOMŞU AL: Yan komşudan hatta camiden bir şekilde hat çekiliyor. Harcanan elektriğin faturası da oraya geliyor. 
Bir dağıtım bölgesinden çıkan kaçak hat takip edilmiş, tarlada bir pompaya bağlı olduğu tespit edilmiş.

Aboneler paylaşıyor

KAYIP-kaçağı yüksek olan illerin elektrik dağıtım şirketleri batma noktasına gelince, 2005 yılından bu yana kaçak elektrik faturası Türkiye genelindeki tüm abonelere paylaştırılıyor. EPDK’nın kayıp-kaçak oranını faturalarda göstermesiyle, bu konuda tartışmalar da alevlendi. Kayıp-kaçak oranlarının önümüzdeki dönemde düşürülmesiyle, bölgesel tarifeye geçilmesi hedefleniyor. TEDAŞ, 2011 yılı denetimlerinde 100 bin abonenin kaçak elektrik kullandığını tespit etti.

Haram mı?

ENERJİ Bakanı Taner Yıldız, kaçak konusunda şaşırdığı bir olayı şöyle anlatmıştı: “Çok sayıda vatandaşımız müftülüğe giderek, ‘Kaçak elektrik kullanmak haram mı?’ diye sormuş. ‘Haramdır’ cevabı üzerine ‘Ben sadece ailemin yaşadığı evimin faturasını ödesem, dükkanı ödemesem olur mu?’ demişler.”