İYİ PARTİ’NİN EĞİTİME BAKIŞI

Abdullah ALAGÖZ

Eğitim bir milleti geleceğe taşıyan en önemli meselelerden biridir. İYİ PARTİ, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi, Türk milli kültürü ve Atatürk’ün öngördüğü çağdaş medeniyet hedefi ile cumhuriyetimizin değerleriyle bezenmiş düşünen, sorgulayan, analiz eden, hür düşünceyle yeteneklerini sergileyen, kazanımlarıyla Türk Milletini geleceğe taşıyan her türlü donanıma sahip nesiller olarak yetişmelerini sağlayacaktır. 

İYİ PARTİ olarak eğitimde fırsat eşitliğini yeniden sağlayarak bütün vatan evlatlarının kabiliyetleri oranında istediği kadar yükselmelerine imkân ve fırsat tanıyacağız. Çocukların cemaatlerin, tarikatların tuzağına düşmemesi için burs ve yurt desteği ile her türlü tedbiri alacağız.

Okul öncesi eğitimden Üniversiteye kadar geçen süreci Türk milli kültürü ve bilim ışığında yeniden değerlendirerek geleceğin Türkiye’sini bu planlamalar doğrultusunda tanzim edeceğiz.  Eğitimi popülist politikalara “arka bahçelere” mahkûm etmeden ülkenin ihtiyaçları ve gençliğin istidadı çerçevesinde yeniden şekillendireceğiz.

Ortaöğretimde meslek liseleri gelişigüzel değil toplumun, çevrenin ve ekonominin ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirilerek günün şartlarına göre yeniden donanımlı ve fonksiyonel hale getirilecektir. Bu okullar içine kapanık gelişmelerden uzak değil hayatın içinde ilgili kuruluşlarla müşterek çalışarak ara elamanın yetişmesine öncülük edeceklerdir. Eğitimde kaliteyi artırmak için öğretmen yetiştiren kurumlar daha donanımlı ve işlevsel hale getirilecektir.

Özel kurumların hizmetlerinde nitelik geliştirmeye yönelik denetim sağlanarak ortaya çıkabilecek sıkıntılar giderilecektir. Ölçme değerlendirme kriterlerinde objektifliklerine dikkat edilerek haksız rekabetin önüne geçilecektir.

Eğitimde esas olan "fikri hür vicdani hür" nesiller yetiştirmektir. Gençleri istidatları ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda bir planlama ile gençlik yetiştirmek esastır. Katma değeri yüksek alanlarda yönlendirme yapılarak gençleri üreten ve ülkenin gelişmesine katkı sunan bireyler haline getirmemiz gerekmektedir.

Endüstriyel devrim hızla gelişirken basit şark kurnazlığıyla zaman harcamaktan, toplumu geriletmekten, devleti zayıflatmaktan başka işe yaramaz. Sadece fakir üçüncü dünya ülkeleri gibi yaşamaya mahkûm eder. Oysa ülkeler çağımızın endüstriyel yapısını 4,0 olarak adlandırılan devrimi ve yapay zekâ üzerinde ARGE çalışması yapmaktadırlar. İYİ PARTİ bu kaygılar ışığında eğitim sistemini yeniden yapılandıracaktır.

Peki, eğitim sistemimiz ne durumda?

Her sene LYS sınavlarında 60 bin ’in üzerinde sıfır puan çeken Ortaöğretim gençliği, ilköğretimde sistem mağduru, hedefi, kazanımı ne olduğu dahi belirsiz bir eğitim sistemi ile yetiştirilmek istenen gençliğin perişan hali neslimizi yok oluşa götürmektedir. Neslimiz yok oluyor, milletimiz sessiz, en çok ona yanıyoruz.

Fiziki şartların devre dışı kaldığı sağlıksız apartman okullar her tarafı sardı. Kimlerin eğitim verdiği bile denetlenmeyen bir zihniyette teslim edilmiş neslimizin dramını önümüzdeki yıllarda toplum olarak çok çekeceğiz.  Cemaat -tarikat zihniyetinden pekte farkı olmayan malum sendikanın militanlarının gözetiminde militarist bir nesil yetişiyor. Sözde dindar özde kindar ve biatçı neslin önümüzdeki yıllarda nicelikse çoğunluğu ülkemizin bekasını tehdit edecektir.  

Yükseköğretim durumu daha da sıkıntılı hal almıştır. Cemaat yapılanmasıyla on binleri bulan haksız sınavlarla kadrolaşan narkozlu akademisyenler, plansız açılan ve donanımı dahi olmayan yapılar… 2017/2018 Eğitim öğretim yılında Üniversite ikinci yerleştirme sonucunda 317 bin kontenjan açığı ile heba edilen anlamsız yatırımlar… Üniversite var ama o donanıma sahip Ortaöğretim gençliği yok Bunun izahını kim yapacak bize?

Ülkenin ihtiyaçlarını düşünen yok, gençliğin istidatlarını değerlendiren yok, ülkenin kısa, orta ve uzun vadeli işgücü ihtiyacını planlama ihtiyacı zaten konuşulmuyor. Tarım, hayvancılık bitme noktasına geldi. Katma değeri yüksek teknolojilere yönelik orta öğretim şekillendirmesi gündemde değil. Tek konuşulan yapılan ve zorlamalarla her sokağa bir İmam Hatip Lisesi açarak arka bahçe oluşturma gayreti vardır. Bu hedefe ulaşmak için Diyanet İşler Başkanlığı ve Mahallelerde Camilerde seferber olmuş durumda. Eğitimin bitmesine mi Diyanet İşleri Başkanlığı ve Camilerin politize olmalarına mı üzüleceğiz. Onu da bilemez hale geldik.

Cumhuriyetle, demokrasiyle, kurucu felsefeyle kavgalı bir zihniyet ve tarikatların mantar gibi büyüyerek eğitim sistemini çökerttiği bir süreci ibretle izlemekteyiz.

AKP iktidarı ile ülkemiz, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) "2016 Tek Bakışta Eğitim" adlı yıllık raporunda, Türkiye, 38 OECD üyesi ülke arasında 35. sırada yer aldı. Gelinen nokta içler acısıdır. Eğitim açısından üçüncü dünya ülkeleri ligindeyiz.

AKP iktidarının en büyük tahribatı eğitim sistemimizde yaptı eğitimdeki sonuçlardan anlaşılmaktadır. Birkaç neslin yok olmasına sebep olan bu gayri milli iktidardan Türk milletinin kurtuluşu bir mecburiyet halini almıştır.