İYİ Partiden KHK tepkisi

İYİ Parti Genel Sekreteri Aytun Çıray, "Son kararname Anayasa'ya 'Bağımsız, tarafsız yargı' yazmanın hiçbir anlamının olmadığının, mahkemelerimizin Anayasaya aykırı olarak, kuvvetler birliğinin bir organı hale getirildiklerinin teyididir."

İYİ Parti Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Aytun Çıray, partisinin genel merkez binasında basın toplantısı düzenleyerek OHAL kapsamında çıkarılan KHK'lara ilişkin açıklamalarda bulundu. Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Isparta Milletvekili Nuri Okutan, Balıkesir Milletvekili İsmail Ok ve Genel Başkan Yardımcısı Şenol Bal'ın da katıldığı toplantıda konuşan Çıray, Anayasa Mahkemesi'ni göreve çağırarak Anayasanın değişmez maddelerinin korunması gerektiğini söyledi.

'SON KHK, DERİN BİR DEVLET KRİZİDİR'

Yargının Cumhurbaşkanlığı'na bağlandığını iddia eden Çıray, şöyle dedi:

"Ne yazık ki Türkiye'de bugün, şaibeli bir referandumla kabul edilen Anayasa, tamamen yürürlüğü girmemişken bile, KHK'larla 'mutlak kuvvetler birliği sistemi' tesis edilmiştir. Nitekim dün yayınlanan son KHK ile idare, Yargıtay ve Danıştay'a üye atayabilecektir. Bunun açık tercümesi yargının Cumhurbaşkanlığına bağlanmasıdır. Yani son kararname Anayasa'ya 'Bağımsız, tarafsız yargı' yazmanın hiçbir anlamının olmadığının, mahkemelerimizin Anayasa'ya aykırı olarak, kuvvetler birliğinin bir organı hale getirildiklerinin teyididir. Bu yönüyle son KHK bir Anayasa krizi olmanın yanı sıra, derin bir devlet krizidir."

'DEMOKRASİMİZİN ÖLÜM FERMANI'

Son çıkan KHK'nın, iç savaşı tetiklemek isteyen provokatör milislerin işini kolaylaştırdığını ifade eden Çıray, şöyle devam etti:

"Bu kararname ile bir grup sapığın 15 Temmuz ile bağlantılandıracağı herhangi bir muhalif eylemi yapan eylemcileri palalarla kesip, silahlarla katletmeleri meşru hale gelecektir. Bu KHK sonucu, bu tür fiillerden mağdur olduğunu iddia edenlerin yaşama hakkı, işkence ve benzeri muameleye tabi olmama hakkı, adil yargılanma hakkı, etkili başvuru hakkı gibi birtakım Anayasal temel hakları ortadan kalkmaktadır. Kısacası son KHK kuvvetler birliği rejiminde can çekişen demokrasimizin ölüm fermanıdır. Uyarıyoruz; bu linç kültürünün teşvikidir. Allah korusun hala bir yerlerde saklanmış olan gladyonun provokasyonuyla iç savaşa zemin hazırlanabilir."

'SON KHK İKTİDARIN DERİN KORKULARINI YANSITIYOR'

15 Temmuz darbe girişiminin Türk Milleti'nin vatansever ve demokrasiye bağlı evlatları tarafından önlendiğine dikkat çeken Çıray, "Son çıkan KHK ile AK Parti'nin 15 Temmuz menfur operasyonunu kendi hedefleri doğrultusunda kullandıkları ve rejimi değiştirmeye yöneldikleri iddiaları büyük bir gerçeklik zemini kazanmıştır. Ebedi önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başkanlığını yaptığı ve onun verdiği yetkiyle zafer kazandığı Yüce Türkiye Büyük Meclisi de bu KHK'le daha da işlevsiz hale getirilmiştir. Sadece bu kadarla kalmamış, milletvekilleri de karanlık radikal paramiliter güçlerin tehdidi altına girmiştir. İktidarın büyük korkularının eseri olan bu KHK asla kabul etmiyoruz. İYİ Parti olarak büyük Türk Milleti'nin temsilcisi olan yüce Meclisin aşağılanması anlamına gelen bu KHK'yi protesto ediyoruz” diye konuştu.

'İYİ PARTİNİN MİSYONU YENİDEN PARLAMENTER SİSTEM'

İYİ Parti ve demokrasi mücahitlerinin tek adam devleti rejiminin oldu bittilerine pabuç bırakmayacağını ifade eden Çıray, konuşmasının devamında ise şunları söyledi: 

"İster erken yapılsın ister zamanında Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde Türk Milleti'nin demokratik feraseti ve basiretiyle yeniden parlamenter rejime döneceğimizi en gür haykırışımızla ilan ediyoruz. AK Partili yurttaşlarımız dahil siyasi görüşü ne olursa olsun, demokratik hukuk devletine inanan her şahsın vatandaşlık görevi bu düzenlemeye karşı çıkmaktır. Kötülüğün uzun karanlık gecesi bitiyor iyiliğin şafağı yükseliyor. Milletimiz gönlünü ferah tutsun. Güçlendirilmiş parlamenter rejimle milletimizi onun iradesinin temsilcisi olan yüce Meclis'le tekrar buluşturacağımız günler geliyor. Bu Kanun Hükmündeki Kararname, iktidarın 2019 seçimini alamayacaklarının delilidir. Alamayacağının fark etmiş olmalarının delilidir ve korkularının esiridir. Ancak biraz önce ifade ettiğim gibi, tek adam rejiminin tesiri yolunda atılmış çok önemli bir adımdır. Ve demokrasiyi yok etmeye yani Anayasal devleti yok etmeye yöneliktir."