İşte MHPnin adayları..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Arena Spor Salonu'nda 9 büyükşehir, 12 il, 187 ilçe ve 44 belde belediyesine ait belediye başkan adaylarını açıkladı. Bahçeli, coşkulu alkışlar eşliğinde salona gelirken 'Devletin başIna Devlet gelecek' sloganlarıy

Devlet Bahçeli, aday tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, 182 gün sonra yapılacak mahalli idareler seçimlerinin Türkiye için karar ve kader anı olduğunu belirtirken, "Türk milleti 6 ay sonra sandık başına gidecek, geleceğini oylayacaktır. Parti olarak önümüzdeki Mahalli İdareler Seçimlerini çok önemsemediğimizi, çok ciddiye aldığımızı ve çok hayati gördüğümüzü her fırsatta söyledik" dedi.

İLK SANDIKTA İHANETİN BELİNİ KIRACAKTIR

24 Ocak 2013 tarihinde Söğüt’ten, seçimlere henüz 431 gün varken yola çıktıklarını hatırlatan Bahçeli, partisinin yerel yönetimlerde iktidar olmaya talip ve hazır olduğunu belirtirken, MHP haricindeki tüm alternatiflerin tükendiğini söyledi. Önümüzdeki iki yıllık zaman zarfında üç siyasi imtihan yapılacağını hatırlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birincisi hiç kuşkusuz 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan Mahalli İdareler seçimleridir. İkincisi 28 Ağustos 2014 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi. Üçüncüsü de şayet zamanında yapılırsa 2015 yılının Haziran ayında gerçekleşecek 25’nci dönem milletvekilliği genel seçimleridir. Türkiye’mizin geçmiş ve geleceği topluca değerlendirilecektir. Kardeşliğimiz hakkında hüküm verilecektir. Kısaca Türk milleti kendi talihinin yönünü çizecek, nerede durduğunu, nereye varmak istediğini belirleyecektir. Ya zillete, rezalete ve melanete set çekilecek, ya da bölünme selinin altında topyekûn kalınacaktır. Ya aldatma, riya ve namertlik kaybedecek, ya da milli vicdan çökecektir. Ya AKP- PKK- BDP, İmralı canisi ve BOP yerle yeksan olacak, ya da Türk milleti birbirine düşecek, ağrılı ve kanlı bir bölünme akıntısına kapılacaktır. Türkiye ya AKP ile eksik kalmış bir yıkımı tamamlayacaktır, ya da kendi geleceğini kendi azim ve kararı ile tayin edecek, ilk sandıkta ihanetin belini kıracaktır. AKP ile geçen yaklaşık 11 yıllık sürede tahrip edilmemiş hiçbir milli varlığımız, israf edilmemiş hiçbir değerimiz, mütecaviz emellere kurban edilmemiş hiçbir kabulümüz kalmamıştır."

Ülkenin bugünkü tablosuna bakıldığında şiddetin revaçta olduğunun açıkça görüleceğini belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Toplumsal uyum, sosyal barış, iletişim, uzlaşma ve diyalog kopma noktasındadır. Sanat sancılıdır, spor dağınıktır, sağlık iflastır, siyaset çatışma içindedir. Sokaklar, haneler, stadyumlar, yollar, pazarlar, çarşılar; kısaca hayatın her alanı şiddetin pençesindedir. Tırmanan gerginliklerin etnik ve ideolojik bir içeriğe bürünmesi tam anlamıyla çatışmaları kitselleştirecek, bu da felakete neden olabilecektir. Suç teşekkülleri, çeteler, terörist unsurlar rahata ve kolaya ulaşmıştır. Türkiye, çocukların, kızların, kadınların sokak ortasında katledildiği bir ülke haline gelmiştir.

Türkiye arsa, tarla, arazi meselelerinden dolayı insanların birbirini öldürdüğü bir ülkeye dönüşmüştür. Parçalanan aileler, boşanan çiftler, hastalanan sosyal bünye, diken üstündeki ekonomik sistem hepimize alarm vermektedir. Türkiye iyi yönetilmemektedir. İnsanlarımız birbirine düşürülmektedir. Eğitim ve öğretim hayatı çürümek üzeredir. Öç almak, yok etmek, çatışmak, boğuşmak, çekişmek neredeyse salgın haline gelmiş ve herkesi vurmuştur."

"FİLMLERDE BİLE OLMAYACAK DÜZMECE HADİSE"

Silahlı teröristlerin, şehir eşkıyalarının her yerde devlete ve millete açık açık kafa tuttuğunu, tehdit ve tacizlerini sürdürdüğünü, ancak kimselerin görmediğini belirten Bahçeli, şunları söyledi:

"Ama ne hikmetse cezaevinden firar edenler birkaç gün içinde kıskıvrak yakalanabilmişlerdir. Bu filmlerde bile olmayacak düzemece bir hadisedir. Başbakan Erdoğan ve hükümeti Türk milletinin aklıyla, zekasıyla alay mı etmektedir? İçinden geçtiğimiz sürece baktığımızda şahit oluyoruz ki; Cinayet ve cinnet her yerde kol gezmektedir. Türkiye bir çukurdadır. Türkiye bir çıkmazdadır. İşkence, baskı, kaba kuvvet, AKP takviyeli palalılar hak arayanların ensesindedir. Başbakan ise çapulcu avındadır. Stadyumlarda sebep olduğu olaylara karışanların peşindedir. Gezi Parkı üzerinde kurduğu derin komployu sürdürmenin ve seçimlere kadar sıcağı sıcağına götürmenin arayışındadır."

Türkiye’yi kafasında bölen birisinin Başbakan olduğunu, sanal düşman icat ederek muhalif duruşa sahip kim varsa savaş açan birisinin yine Başbakan olduğunu belirten Devlet Bahçeli, "Ayrımcılığı güçlendiren, fanatizmi besleyen, bizden-sizden çetelesi tutan birisi ne yazık ki bu ülkede Başbakanlık makamındadır. Sorarım sizlere, riyakarlığın bu kadar prim yaptığı başka bir dönem olmuş mudur? Hainliğin bu kadar kutsandığı, vicdansızlığın bu kadar öne geçtiği, milli ve manevi değerlere bu kadar sövüldüğü başka bir dönem yaşanmış mıdır? Hakkın ve hukukun bu denli çiğnendiği başka bir dönem görülmüş müdür? İnanınız saymakla, bitiremeyiz, söylemekle yetiremeyiz" diye konuştu.

DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ

Başbakan Erdoğan'ın 'demokrasi' diyerek PKK’nın heybesini doldurmakta, bölücülerin gönlünü okşamakta, bölünmüş Türkiye’nin haritasını çizmekte olduğunu belirten Bahçeli, konuşmasının devamında şunları söyledi:

"Yarın saat 11.00’de açıklayacağı sözde demokratikleşme paketinin PKK’ya verilen tavizlerde yeni bir eşik olacağı şimdiden bellidir. Günlerdir demokrasi paketi hakkında spekülasyonlar yapılmakta, içinde nelerin olacağı tartışılmaktadır. Başbakan Erdoğan pakette 'sürprizlerin olduğunu, 76 milyona hitap edeceğini ve herkesi kapsayacağını' iddia etmiştir. Yıkımdan sorumlu başbakan yardımcısı “ilk günkü gibi kararlıyız, ezberleri bozacağız, 11 yılda açıklamadığımız en kapsamlı paket, bütün kesimleri ilgilendiriyor, çok beğenilecek, her sorunu çözecek mesajlarıyla oyalanmış, kendini kandırmıştır. Şimdi soruyorum sizlere, demokrasiyi pakete sığdırmak nasıl bir siyasi aklın harcıdır? Kimseye sormadan, PKK ve İmralı canisi dışında hiç kimseyle tartışmadan, üstelik herhangi bir katılım sağlamadan demokratikleşme adımı atılmasından bahsetmek nasıl bir küflenmiş aklın ürünüdür? Sayın Başbakan, demokrasiyi paketlemeyi makarna, nohut, bulgur, pirinç paketlemeye mi benzetiyorsun?. Bu demokratikleşme paketi madem 76 milyonu ilgilendiriyor, madem her sorunu çözüyor, madem her yaraya merhem oluyor da, neden ve hangi maksatla hazırlık aşaması sır gibi saklanmış, redaksiyon bu kadar uzun sürmüştür? İmralı canisinin onayından, Kandil’in parafından geçtiği tartışmasız olan bu paketle ilgili acaba AKP’nin değerli milletvekillerinin kaçı bilgilendirilmiş, kaçı haberdar edilmiştir?"