İnanmışlık yok mu inanmışlık

Beytullah KUDU

Siyaset zor zanaat... Öyle heves etmekle ya da birilerinin gözünde etkin noktalara gelmekle maalesef bu işin "erbabı" olmuyorsunuz... Yani büyük makamlara gelmek büyütmez siyasetçiyi.

Koca koca adamlar "küçücük" hesap peşine düşerler ve yarına dair devlet-millet lehine âli menfâatler doğuracak oluşumları baltalarlar.

Oysa bilmedikleri belki hesaba katmadıkları birşey varki, o da "siyasetçiler" her zaman hazırlıklı olurlar.Yani her manevradan lehte çıkarımlar yaratırlar.

Bugün İYİ PARTİ olarak aslında bunun en İYİ yansımasını yaşayacağız.

Biz yola çıkarken "dahili ve harici bedhahların" olacağını, olabileceğini hesap ederek yola çıktık.

Öyle partinin istikbalini, ikbalini Kayseri-İzmir arasında dokunan bir urgan olarak görmedik. Göremeyiz. Aslında görmemeliyiz...

İNANMIŞLIK hiçbir zaman şahsilik içermez. Bir yerde  şahsi bir hırs varsa bilin ki orada yola çıkılan oluşuma zarar verecek birileri vardır.

Benim siyaset felsefemde ise hep "ÜLKEM" var... Hani, ülkenin menfaatine olacak her düşünsel yoğrulmanın içinde olmak vardır.

Ne küçük olsun benim olsun derim ne de büyük olsun hepimizin olsun derim. Tek dert "ÜLKE MENFAATİNE Mİ"dir bende... Bir düşünce,uğraş,oluşum,parti..ülke menfaati gözetmeli daima.

Biz bu İNANMIŞLIK ile yola çıktık.

Silkeleneceğiz ve yolda kalanlar olacak..Hırslarına,egolarına ve mevki aşklarına yenik düşüp bizimle ters düşecek olanlar olacak, gider ayak bize "böyle siyaset olmaz" tarzında siyasi öğretilerde sunacaklar.

Ancak herkes bilmeli ki, ülke menfaatini esas alarak kurulan ve merkezde herkesi kucaklayan bir noktada kendini konuşlandıran İYİ PARTİ, kuruluş felsefesini özümseyen inanmışlarla BAŞARACAKTIR.

Ülkenin itildiği ve mahkum edilmeye çalışıldığı "3.dünya ülkesi" sendromundan biz bu ülkeyi kurtaracağız. Cennet vatanı, Cumhuriyetin kuruluş felsefesindeki "muasır medeniyet" noktasına taşıyacağız.

Bir kişinin değer gördüğü tek adam veya oligarşik bir yapının değil,gerçek anlamda demokrasinin,insan hak ve hürriyetlerinin, hukukun hakim olduğu, liyakat esaslı atama, hakkaniyet esaslı bir terfi sisteminin olduğu bir ülke inşaa etmek uğraşımız.

Dışarıdan bakınca yılların siyasetçisi gibi görülen kimi isimler "aslında yılların mevki sevdalılarıdır".

İYİ PARTİ yola çıkarken hiç kimseye şahsi bir heyecan tatmini vaat etmemiştir. Kendilerince kendilerine biçtikleri elbiseyi partiye diktiremeyenler parti politikalarına değil siyasetçi olmayışlarına, İYİ PARTİ'yi anlamayışlarına laf edecekler.

Türlü zorluklarla kurulan, badireler atlatan, iftiralara uğrayan ve baskıcı bir muktedaca rehin alınan basında yer bulamayan bir partinin "kısa süreli geçmişindeki hataları" öne çıkartıp partiyi kamuoyu önünde eleştirenler art niyetlidir.

Hele ki bu kısa sürede her şeyin dört dörtlük olamayacağını bilmemeleri, bilememeleri ihtimal dahilinde değilken; sanki rasyonel bir beklentileri varmış ve karşılanması olası olan beklentiler partide cevaz bulmayınca ayrılanlar yok mu, bunlar ihanet içindedirler.

Biz İNANDIK.

VE yolumuza her şartta ve dün hesaba kattığımız her şeyi birbir göğüsleyerek devam ediyoruz. Devam edeceğiz..

Siyaset; yazıldığı kadar kolay,okunduğu kadar sihirli ve yapan kimileri kadar küçük bir ZANAAT değil.

Akıl... Öngörü... Eğitim ister.

Ama ille de İNANMAK YOK MU İNANMAK...

O olmadan olmaz...