İki ülkede iki alışveriş (13)

Ercüment TUNÇALP

Küresel arenada fiyat düzeylerini ve gelir seviyelerini kıyasladığımız ülkeleri konu alan yazı dizimizde bu günkü misafirimiz ABD… 

Bir Türk genci, ABD’nin en büyük perakende zinciri olan (aynı zamanda dünyanın da en büyüğü) Walmart’a giderek 5 dolara neler alınabileceğini,  raflardan yaptığı çekimle sosyal medya hesabından yayınladı.

Aynen aktarıyorum :

- Libresi (1 libre = 453 gram) 72 cent olan 3.5 kg muz,       

- 2.5 kilogramlık ambalajda 4 dolara patates,

- Libresi 88 cent olan 2.8 kg kurusoğan,    

- Adedi 1.47 dolar olan 3 tane ekmek,

- Paketi (200 gr) 5 dolar olan jumbo karides,   

- Kilosu 10 dolar olan yarım kg dana kıyma,

- Kilosu 10 dolar olan yarım kg tavuk göğsü,

- Kilosu 10 dolar olan yarım kg cheddar peynir,

- Pepsi Cola 50 cc 6’lı paket, 

- Süt 4 litre alınabiliyor.

Bu tür kıyaslamalarda 5 dolar ile 5 liranın alım gücü karşılaştırılır. Zira gelir seviyesindeki uçurum sebebiyle her ülkenin yerel parası 1 birim olarak dikkate alınır. Üzülerek söylüyorum ki; ekmek hariç 5 TL’ye alınabilecek bir ürün kalmadığı için böyle bir kıyaslama imkanımız olamadı.  

Bu bakımdan şimdi de aynı ürünleri birim fiyatları ve Türkiye fiyatları ile birlikte görelim :

         WALMART ($)                              CARREFOUR (TL) 

----------------------------------------      ----------------------------------------   

Muz kg                             1.59 $            29.90 TL (Yerli)

Patates kg                          1.60 $            14.90 TL

Kuru soğan kg                   1.94 $            21.90 TL

Ekmek adet                        1.47 $              4.90 TL

Jumbo karides (200 gr)   5.00 $          199.90 TL (Dardanel)

Dana kıyma kg               10.00 $          299.90 TL (% 14-20 yağ)

Tavuk göğsü kg               10.00 $          110.00 TL (Banvit)

Cheddar peynir kg          9.76 $          345.00 TL (President yerli üretim)      

Pepsi Cola 6’lı (500 ml)   4.78 $            87.00 TL (Coca Cola 450 ml x 6)

Süt litre                             1.12 $            39.95 TL (SEK pastörize)

-----------------------------------------     -------------------------------------------

Toplam tutar                  47.26 $        1153.35 TL

Görüleceği üzere dolar bazında bile pahalı olan 6 adet ürünümüz vardır. Bunlar, muz 1.53 dolar (hem de yerlisi), jumbo karides 10.24 dolar, dana kıyma 15.36 dolar, cheddar peynir 17.67 dolar, Pepsi Cola 6’lı 4.45 dolar (Aynısı bulunamadığı için 300 ml daha eksik olan Coca Cola fiyatı dikkate alınmıştır), süt 2.04 dolardır. Dolar kuru olarak fiyatların alındığı 9 Mayıs 2023 tarihine ait 19.52 TL dikkate alınmıştır.     

Daha da ilginci, yukarıdaki listenin kasadan geçirilerek alışverişe dönüştüğünü varsaymamız durumunda; ABD’de 47.26 dolar tutacak alışverişin Türkiye’deki karşılığı 59.08 dolar olacaktı. Yani dolar ödemeye kalksak, yine de yüzde 25 fazlasını gözden çıkartmak zorundayız.  

Eğer buna şaşıranlar varsa, gelir hesabını da yapalım ki; gelirin dolar karşılığı da çıksın ve sürekli değer kaybeden paramızın ve de yüksek enflasyonun bizleri hangi noktaya taşıdığı daha iyi anlaşılabilsin…

ABD’de saatlik asgari ücret 7.25 dolar ile 15.50 dolar arasında eyaletten eyalete değiştiğinden, 2023 yılı aylık asgari ücret 40 çalışma saati üzerinden 1160 dolar ile 2480 dolar arasında farklılık göstermektedir. Eyaletlerin ortalamasını aldığımızda 1800 dolar asgari gelire ulaştıklarını varsayabiliriz.

1800 doların 35.136 TL’ye karşılık geldiğini de bir kenara not edelim.

Bizim 8.506 TL’lik asgari ücretin karşılığı sadece 436 dolardır. Elbette böyle bir kıyaslama çok doğru değildir ama bir tüketicinin harcaması dolar bazında yüzde 25 fazla çıkıyorsa, gelirine de dolar bazında bakmak normal oluyor.

Ve de görülüyor ki; 1800 $ - 436 $ = 1364 $ / 1800 $ = % 76 gelir eksiğimiz  bulunuyor. Veya başka bir ifade ile Türk tüketicisinin dolar bazında geliri ABD’li tüketicinin yüzde 24’ü seviyesinde kalıyor.        

Şimdi de her iki ülke tüketicisinin kendi paraları cinsinden gelirleri ile yine kendi paraları cinsinden fiyatlarla kaç defa bu alışverişi yapabileceklerine bakalım. ABD tüketicisi 1 ayda bu alışverişi 38 defa yapabilirken, Türkiye’deki tüketici 7 defa yapabiliyor. Veya ABD’li tüketici gelirinin yüzde 2.6’sı ile bu alışverişi yaparken, Türkiye’deki tüketici gelirinin yüzde 13.5’ini aynı alışverişe ayırmak zorunda kalıyor.

Yine yukarıda yaptığımız gibi her iki ülke vatandaşının gelirini de harcamasını da 1 birim üzerinden kıyasladığımızda; geliri 4.7 kat fazla çıkan ülkemiz vatandaşının harcaması 24.4 kat fazla çıkıyor.

Eğer aynı şekilde her iki tarafın gelir ve fiyat düzeyleri benzerlik gösterseydi bizdeki alışverişin tutarı 1153.35 TL yerine 221.15 TL çıkmalıydı. Veya 1153.35 TL’lik alışverişi yapan vatandaşımızın asgari ücreti 43.827 TL olmalıydı.

Sonuç olarak; kişi başı milli gelirde oluşan 7 kata yakın büyük fark, satınalma gücünün hangi tarafta açık ara önde olduğunu çok net ortaya koyuyor zaten. Ancak buradaki yeni durum, dolara endeksli fiyatlarımızın da daha yüksek hale gelmiş olmasıdır. Hele döviz bazında yüzde 50 pahalı olan et fiyatımızın, yüzde 82 pahalı olan süt fiyatımızın; mantıkla, matematikle ve de istatistikle izah edilebilmesi mümkün değildir.    

Bütün bunlara rağmen küresel bazı kurumların (Dünya Bankası, IMF gibi) icadı olan ve yapay olarak yaratılan "Satınalma gücü paritesine göre gelir", hâlâ küresel ortamda en fazla tartışılan konu olmaya devam ediyor…

Ve de sürekli gerileyen bu alım gücümüz dolarizasyonun ana sebebi olmayı sürdürüyor.