İki Tutulma Arasında Zaman Bükülürken: Kemerlerinizi Bağlayın!

Çiğdem AYDIN

Merhaba sevgili dostlar...

Son günlerde içinizde bir daralma, "Neler oluyor benim hayatımda?" dediğiniz ani savrulmalar, nedensiz bitişler veya başlangıçlar yaşıyor musunuz? Eğer cevabınız evetse, derin bir nefes alın ve yalnız olmadığınızı bilin. Çünkü şu an sıradan günlerden geçmiyoruz; gökyüzünün en büyülü, en kadersel zamanlarından birinin, iki tutulma arasındaki o gizemli arafın tam ortasındayız.

Hep söylerim; astrolojide tutulmalar miadı dolmuş kapıları hızla kapatır, hiç ummadığımız yeni kapıları ardına kadar açar. Ama asıl olay, o iki tutulmanın arasındaki kısacık, zamanın adeta büküldüğü o boşluktadır. Burası kozmik bir sıçrama tahtası canlar. Evren adeta yakamızdan tutar, bizi alıştığımız o konfor alanından çekip çıkarır ve "Senin asıl yolun burası, tam da olman gereken yere gidiyorsun" diyerek bizi gerçek yörüngemize oturtur.

Bu eşikte tesadüflere yer yoktur. Bugünlerde karşınıza aniden çıkan o kişi, bitmez dediğiniz ilişkinin ya da ortaklığın bir anda kopuşu, yön değiştiren olaylar ve içinizde birden uyanan o derin farkındalık... Hepsi tıkır tıkır işleyen ilahi bir planın, karmik hesaplaşmalarımızın bir parçası. Ruhumuzun tekamül yolculuğunda çok keskin bir viraj dönüyoruz. Gizli saklı ne varsa dökülüyor, çünkü yepyeni bir enerjinin doğabilmesi için eskinin yıkılması şart.

Peki biz bu arafta ne yapacağız? Direnmeyeceğiz. Gökyüzü bu kadar güçlü çalışırken akıntıya kürek çekmek bizi sadece yorar. Bırakın giden gitsin, biten bitsin. Bu kaotik ama bir o kadar da şifalı enerjiyi kucaklayın. Kontrolü evrenin bilgeliğine teslim edin ve içsel rehberliğinize, sezgilerinize güvenin. Evren aslında bize "Hızlanıyoruz, sıkı tutun!" diyor.

Zamanın hızlandığı bu kadersel günlerde, yaşadığınız her sarsıntının sizi kendi en yüksek potansiyelinize, en derin şifanıza taşımasını diliyorum. Gelenin sevgiyle geldiği, gidenin yerini mucizelere bıraktığı harika bir hafta olsun.

Yıldızların ışığı ve gökyüzünün rehberliği hep sizinle olsun.