HEPİMİZ KONUŞUYORUZ, AMA DİNLEYEN YOK…

Gelincik Adam
Konu sanattan açılınca herkesin bir sözü mutlaka vardır. 
Örneğin, sanatçılar sözü alınca; eğitimden, ilgisizlikten başlar, galerilerin yetersizliğinden, sergi yerlerinin olmayışından çıkarlar. Bu cümlelerin arasına ise, sanatsal malzemelerin pahalı oluşundan, teşvik primlerinin ve yurt dışı kaynaklarının olmayışından da mutlaka söz eder.
 
Galerici dostlar söze başlarsa; sanatçıların yeterli olmayışından, özgün eserlerin çıkmayışından, sanatçıların atölyelerinden satış yaptıklarından, eser fiyatlarının tutarsızlığından, galerilerin zor durumlarından, eser satışlarının yeterli düzeyde olmamalarına sözü getirirler. 
 
Koleksiyoncu dostlarımız sözü alınca; sanatçıların kısır çekişmelerinden, çekememezliklerinden, suyun bulandırılmasından, özgün yapıtların ortaya çıkmayışından, yeteri kadar resim alındığından artık koyacak yerlerinin olmadığından gibi söylemler dile getirilir.
 
Sanat eleştirmeni veya yorumcusu sözü alırsa; açılan sergilerden, yoruma değer sanatçı bulamadıklarından, ilgisizlikten, yeterli düzeyde araştırma olmayışından bahsedecektir.
 
Üniversitelerimizin Güzel Sanatlar Fakültelerinde ki eğitimci kadrosunu dinlersek; meraklı, ilgili gençlerin gelmediğinden, öğrencilerin not öncelikli işler çıkardığından, kitap okuma araştırma yapma ve sergi gezme alışkanlıklarının olmadığından söz edecektir.
 
Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerimizi dinlediğimizde ise; mezun olduktan sonra ne yapacaklarını bilemediklerini, daha önce mezun olanların da pek başarılı olamadıklarını, hocaların ve okulun yetersizliğinden gibi veya buna benzer cümleleri duyabilirsiniz.
 
Hobi amaçlı resim yapan sanatçıları dinlediğinizde ise; çok iyi resim yaptıklarından, galerilerin kendilerine sergi açmadığından, haklarının yendiğinden, çevrelerinin ve aile dostlarının eserlerini çok beğendiklerinden mutlaka söz edecektir.
 
Farkındamısınız, sanatın her kademesinde olan kişilerin mutlaka söyleyecek, konuşacak bir şeyleri vardır.
 
Sayısını unuttum, sanatçıların üye olduğu birçok dernek var. Adında da mutlaka “sanat – sanatçı” kelimesi geçer. Bunlar ne mi yapar? Hepsi bir sorunu dile getirir, çözüm için fikirler üretir, konuşur.
 
Tamam da, dinleyen yok ortada, herkes konuşuyor çünkü. Bir yerde çok seslilik, hep bir ağızdan, aynı anda konuşunca ortaya çıkan insanı rahatsız edici bir uğultu, ses kirliliği oluyor.
 
Ah… bir dinleyebilsek, konuşmaya ara verip de karşımızda ki ne söylüyor, anlamaya çalışabilsek.
 
“Her şeyi ben bilirim, en doğru benim söylediğim, benim dediğimi kabul edeceksin“  mantığından uzaklaşabilsek,  bilgi yönünden öyle zenginleşeceğiz ki.
 
Pardon, sessizlik biraz; bakın birisi bir şeyler söylüyor, gelin hep beraber dinleyelim mi?
 
Sevgilerimle.
 
HİKMET ÇETİNKAYA