Hava nasıl olacak? (Kızılderili hikayesi)

Bahri YILDIZBAŞ

Amerika'da bir köyde yaşayan ve geleneklerini sürdüren Kızılderililer, sonbaharda kabile reislerine sormuşlar;

- "Büyük Şef ! Bu kış havalar nasıl olacak ? Kış nasıl geçecek?"

Şef kabilesine karşı açık vermemek ve kendini sağlama almak için önlerindeki kışın soğuk geçeceğini ve kabilenin kış için odun toplamasını söylemiş.

Şef bir kaç gün sonra da, Ulusal Meteoroloji Dairesine telefon açmış;

- "Önümüzdeki kış, nasıl geçecek acaba?"

Telefondaki uzman;

- "Bu kış, oldukça soğuk geçecek gibi görünüyor."

Bunu duyan şef, hemen kabileye daha çok odun toplamaları konusunda emir vermiş.

Bir hafta sonra şef, Meteoroloji Dairesini bir kez daha aramış;

- "Bu kış, gerçekten soğuk mu geçecek?"

Uzman cevaplamış;

- "Kesinlike, soğuk olacak..."

Şef yine kabilesine, bu kez odun namına ne bulurlarsa toplamalarını söylemiş.

İki hafta sonra şef, Meteoroloji Dairesi'ni tekrar aramış;

- "Bu kışın, çok soğuk geçeceğine kesinlikle emin misiniz?"

Uzman;

- "Kesinlikle... Gelmiş geçmiş, en soğuk kış olacak!!!"

Şef yine sormuş;

- "Peki, nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?"

Uzman cevaplamış;

- "Kızılderililer, deli gibi odun topluyorlar!!!"

+  +  +

Kış bitti, Mart kapıdan değil vitrinlerden, tezgahlardan ve kasapların camlarından baktırırken, ahmak ıslatan bahar yağmurlarıyla ıslanıyor ve çiçekleri kokluyoruz. 

Topladığımız, bu kadar kütüğü ne yapacağız ve nerede yakacağız?

Nasıl yapıyoruz?

Nasıl, bu kadar rahat yaşıyoruz?

Nasıl, hala ayaktayız! 

Güvenle açacağımız kapılarımızın ardında; sağlık, mutluluk ve barış içinde yaşayacağımız yarınlarımız olsun. 

Bilimim ışığında yaşayacağımız, söz ile kesilmeyecek ağaçlar ve anlaşmalarla bitirilmeyen umutlar olmadan. 

Hoş gelmeli, başaklar bereketli olmalı, bire yüz vermeli ve çocuklar özgürce oynamalı memleketimin bağlarıyla, yollarında. 

Hoş gelmeli Mayıs'taki bahar, Haziran'daki yaz ve rengarenk olmalı: Eylül'deki gazeller.