Hasan Can’ın Sürprizi, “VİZÖR”
İnancın, azmin, sabrın ve disiplinli çalışmanın zafer…
O istedi, inandı, başarının sabır ve disipline çalışmayla geleceğini biliyordu. Planlı ve disiplinli çalışmanın başarıyı getireceğinin de farkındaydı.
Projelerini gerçekleştirmesi durumunda herkesin kazanacağına inanıyordu. Projelerin hayat bulması, seçimleri kazanmasına, seçimlerin kazanılması da üyelerin güveninin kazanmasına bağlıydı. O, bunun farkındaydı. Hangi proje ile yola çıkarsa çıksın, bunu üyelere eksiksiz anlatmadan sonuç alamayacağını da biliyordu.
Üyelere projelerini telefonla anlatmanın ya da mesajla iletmenin yeterli olmayacağını da biliyordu. İnsanlara ulaşması, onlarla dokunması, duygularına hitap etmesi ve bunun için de onlarla bağ kurması gerekiyordu…
O da bunu yaptı. Ulaşması gereken herkese ulaştı, gidermesi gereken her yere gitti. Bazılarıyla birden fazla olmak üzere, iki yıl içerisinde 257 meslektaşını ziyaret etti. Her ziyarette artan samimiyet başarıya olan inancı daha da perçinledi.
2023 yılında adaylığa karar verdikten sonra mesaisinin çoğunu, bildiği sorunların çözümü için meslektaşlarıyla istişare ederek geçirdi. Birlikte çözüm aradılar. Bu süreç, meslektaşlarının sorunları çözeceğine inancını pekiştirdi.
Takdir edersiniz ki, Türkiye’de STK’larda oda başkanlarını değiştirmek hiç de kolay değildir. 20 yıldan beri başkanlık yapan birine rakip olmak ve seçim kazanmak hiç de kolay değil. Nitekim Bursa Esnaf Odalarında yapılan seçimlerin üçü dışındakilerin tamamını mevcut başkanlar kazandı. Başkanlar üyelerle rahat iletişim kurarken, yeni adayların üyelere ulaşması bir hayli zordur.
Peki, Hasan Can’ın Bursa Fotoğrafçılar Odası Başkanlığına seçilmesini sağlayan sadece projeler miydi?
Elbette ki hayır. Mesleğinin inceliklerini bilen, işinin hakkını veren, insanlarla etkili iletişim kuran ve güven veren bir kişilik…
Kongre salonlarında söylenen sözler, verilen vaatler kadar bunların tutulup tutulmadığı da önemlidir. Çoğu zaman projeler alkış alır, zaman içinde unutulur. Her şey seçimi kazanmaya endekslidir. Alışılagelmiş tablo, Bursa Fotoğrafçılar Odası kongresinde değişti.
Hasan Can, konuşmasında oda adına “VİZÖR” isimli bir dergi çıkarılacağını açıkladı. Bu, elbette heyecan verici bir projeydi. Ancak asıl dikkat çeken nokta, bu vaadin sadece kürsüde dile getirilmekle kalmamasıydı. Derginin basılı ilk sayısının kongre sırasında üyelere dağıtılması oldukça fazla takdir topladı.
Bu durum, aslında son iki yılda ortaya konulan yönetim anlayışının bir devamı niteliğindeydi. Hasan Can’ın propaganda süresince sergilediği performans; planlama, uygulama ve sonuç alma üçgeninde vücut buldu. Oda faaliyetlerinin daha görünür hale gelmesi, mesleki dayanışmanın artırılması, sektörel konuların daha fazla gündeme taşınması ve üyelerle iletişimin güçlendirilmesi gibi başlıklarda atılan adımlar, bu sürecin önemli göstergeleri oldu.
Kısaca son iki yılda çekilen emek ve verilen sözlerin, sadece seçim kazanmak için dile getirilen vaatlerden ibaret olmadığı, hayata geçirilmeye çalışıldığı bir dönem olarak hafızalardaki yerini koruyacak. VİZÖR dergisinin ilk sayısının kongrede üyelerin eline ulaşması da bu yaklaşımın en açık göstergesi oldu.
Görünen odur ki, “VİZÖR” sıradan bir dergi olmayacak. Fotoğraf sanatına katkı sunan içerikler üreterek, sektörel gelişmeleri yakından takip ederek, oda faaliyetlerini düzenli biçimde aktarmak ve Bursa’nın görsel hafızasına kalıcı bir arşiv kazandırarak, Bursa’nın dünü, bugünü ve yarını arasında bağ kurmak…
Hasan Can ve arkadaşlarının son iki yılda ortaya koyduğu performans, daha büyük projelerin habercisi olarak okunuyor…
Şimdi işleri daha da zor, sorumlulukları daha da ağır. Ancak, yeni yönetim kendilerinde o potansiyelin olduğu izlenimi veriyor.
Kısaca belirtmek gerekirse, hiçbir başarı tesadüfen kendi kendine gelmez. Her başarının ardında güçlü bir inanç, azim, kararlılık ve mücadele vardır.
Sözün özü; “VİZÖR” artık sadece kadraja değil, güvene de tutunmuş durumda.
Ve güven, en az iyi çekilmiş bir fotoğraf kadar nettir…