GELE GELE GELDİK...

Zeynel KOZANOĞLU

Gele Gele Geldik...

Gele gele geldik seçim gününün eşiğine... Pazartesi sabahı ak koyun kara koyun belli olacak. Mustafa Kemal Atatürk “Türk milleti zekidir” demişti. Doğru demişti de şimdi Türk milleti büyük bir sınavla burun buruna. Zeki olmasına elbette zeki de, bu zekâsını iki torba kömür, iki paket makarna ve kuru kuruya bir “aferin” karşılığında kiraya vermiş mi vememiş mi?

Pazartesi sabahı Türk Milletinin önüne bu büyük sınavın sonucu sunulacak.

Bir başka deyişle Cumhuriyetimizi ne gibi bir gelecek bekliyor?

Bu arada demek istediğime yardımcı olacağı umuduyla bir fıkra aklıma geldi. Nereden nereye demeyin de, dinleyin lütfen... Askerlikte geçmiş bir olay gibi anlatılan bir fıkra bu. Kimse gocunmasın ve kimse de alınmasın... Zengin kültürümüzden bir öge bu.

Askerin birinin memlekette babası ölmüş.  Komutanları bu acı haberi çocukcağıza nasıl duyuracaklarını bilememişler.  Düşünmüşler, taşınmışlar hiç kimse gönüllü çıkmamış. Sonra birinin aklına gelmiş. Bölükte babası ölen askerin köyünden bir çocuk daha var.

Bu ağır yükü oncağıza yüklemeye karar vermişler.

O çocuk “Ohhooo, bundan kolay ne var...” demiş. Komutanlar merak etmişler. Babası ölen çocuğu çağırmışlar. Şimdi Anadolu’nun aynı köyünden iki Mehmetçik yan yanadırlar. Bir iki hoş beşten sonra “Bu iş kolay” diyen asker çocukluk arkadaşına sormuş:

“Mehmet, köyde sizin öküzünüz var mı?”

Yanıt:

“Var elbet... Niye olmasın ki?”

“Peki, ineğiniz de var mı?”

“Var...”

“Şimdi sıkı dur, senin baban var mı, baban?”

Mehmet öfkelenmiş:

“Var...” diye haykırmış.

Asker ayni öfkeyle bağırmış:

“Nah var... Bundan sonra baban nah var arkadaşım.”

Sonra komutanlarına dönmüş. Başarısını kutlamalarını beklemiş.

Şimdi bana “Ne demek istedin yani?” diye sormaya kesinlikle kalkışmayın. Cumhuriyetten söz ederken bu münasebetsiz çocuğun haber veriş biçimini anlatmaya kalkışmamın altında üstü örtülü bir dokundurma filan aramayın.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bir başka sözü de var: “Türkiye cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır” da dedi. Sadece bu değil. Günümüzün Cumhurbaşkanı da 29 Ekim 2015 sabahı Anıt Kabir defterine aynı sözü yazdı. Biliyorsunuz adam dediğiniz adamın sözü senettir. Biz içimizi serin tutalım. Ve ağzımızın tadıyla oylarımızı kullanalım.

Beni saymayın, ben oyumu kullandım.