Ey Türk kadını...

Nazım PEKER

Siyasal İslamcılarla, tarikatçılar ve Arap kültürcüler senin üzerinde oyunlar oynuyor. Erkeğin saçı sakalı kutsanırken senin saç telin, cehennemlik olarak görülüyor.

İslam adına hareket eden Siyasal İslamcıların, sözde tarikat mensuplarının sözlerine asla inanma. Onlar seni doğum makinası ve seks kölesi olarak görmek istiyorlar.

Hacı Bektaşi Veli’nin: “Kadın benim eşim değil, eşitimdir” sözü kulağına küpe, G. Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." sözü de rehberin olsun.

Ey Türk anası! Ey asil Türk kadını!..

Ensar Vakfı ve benzerlerinin çocuklarına tecavüz etmesini istemiyorsan:

LAİKLİĞE,

Pis sakallı bir cahilin arkasında 5. eş olarak kara çarşaflı olarak yürümek istemiyorsan:

CUMHURİYETE,

Sokak ve caddelerde gece ve gündüz korkusuzca dolaşmak, bıçaklanmak ve öldürülmek istemiyorsan:

DEMOKRASİYE,

Bunlara ek olarak,

Emperyalistlerin, siyasal İslamcı ve dinci yobazların kölesi, maşası ve kapatması olmak istemiyorsan:

ATATÜRK İLKELERİNE sahip çık.

Bu ilkeleri yaşa, yaşat ve yaşanması için çaba göster, çocuklarını buna göre eğit. Senin eğitimli olmandan bu insanlar, ziyadesiyle korkuyorlar. Biliyorlar ki, cahilse kadın alçalır insanlık.  Onlara da cahiller gerek ki, kolayca kandırsınlar ve kendileri beyler gibi yaşasınlar. Sen eğitimli olursan, İslam’ı da bilirsin. Zira din: güzel ahlaktır.  Ve sen bu güzel ahlaka ulaşınca: bu sülüklerin rahatları son bulur.

Ey Türk kadını asla ve asla:

UNUTMA.

Türk’ün töresinde KADIN; devlet yönetir. Tomris hatunlar gibi.

Arap’ın töresinde ise CARİYE olur, kara çarşafa bürünür seks kölesi olur.

Ey kutlu Türk kadını!

Sen hangisine LAYIKSIN ya da hangisine TALİPSİN?

Esen kalınız...