Eski kulağı kesikler

Yusuf ÖZTÜRK

Merhaba değerli okurlar !

Bu yazımızda yine dilimize yerleşmiş çok güzel bir deyimimizin ortaya çıkış hikayesini sizlerle paylaşacağız. Bu deyim kullanıldığı zaman adı geçen şahıs uyanık, işini bilen yaptığı işin ustası olmuş kişiler için kullanılır. Deyimin hikayesini öğrendiğinizde ortaya çıkış şekliyle şu anki kullanımı arasında anlam bakımından farkların olduğunu göreceksiniz. Sözünü ettiğimiz deyim ‘’eski kulağı kesikler’’

Gelelim hikayesine; Osmanlı Devleti döneminde Yeniçeri Ocağı askerleri devşirme sistemi gelişmeden önce genellikle Bektaşi kökenli Türkler’den oluşturuluyordu. Bu Bektaşi Türkler’i Yeniçeri Ocağına girerken Bektaşi Tarikatını kurumsal bir hale getiren Balım Sultanın huzuruna gelirler ve tarikata girmeden önce kapının eşiğinde Balım Sultana sözler verirlerdi. Verdikleri bu sözler

1. Askerlikten başka göreve yapmayacaklar

2. Kırk yaşına kadar evlenmeyecekler

3. Devletin kendilerine verdiği üç ayda bir aldıkları ulufenin dIşında herhangi bir kazançları olmayacaktır diye söz verirlerdi.

Vermiş oldukları bu sözü unutmasınlar diye Balım Sultan tarikatın eşiğinde bu sözü veren Yeniçeri adayı askerlerin kulaklarına siyah bir iplikle Manguş adı verilen bir küpe dikerdi ve bu küpe sadece siyah bir iplikten ibaretti. Burada amaç, verdikleri sözü unutmamaları ve bu sözü kulaklarında o ipi her hissettiklerinde hatırlamalarını sağlamaktı. ‘’Kulağına Küpe Olmak’’ deyimi de bu şekilde ortaya çıkmıştı.

Yeniçeri Ocağına alınan bu askerler zamanla verdikleri sözleri unuttukları için bazıları nefislerine hakim olamamış  kırk yaşından önce evlenmişler, bazıları askerlik dışında farklı işlere girerek para kazanmaya başlamışlardır. Uzun lafın kısası, bu askerler kulaklarına küpe olsun diye verilen bu sözleri unutmuşlardır. Sözlerini unutan bu askerler Bektaşi Tarikatı lideri Balım Sultan’a şikayet edilmiş, şikayete konu olan yeniçeriler Balım Sultan’ın huzuruna getirilmişlerdir. Yeniçerilerin bazıları işledikleri suçu itiraf etmişler, Balım Sultan’dan af dilemişler, bazıları da işledikleri suçu inkar etmişler. İşte bu suçlarını inkar edip verdikleri sözü unutan Yeniçerilerin kulaklarına siyah iplikle dikilen Manguş yine Balım Sultan tarafından bunların kulaklarından çekilerek kopartılmıştır. Kopan sadece siyah iplikten yapılma küpe olmamıştır. Çekmenin etkisiyle yeniçerilerin kulakları da kopmuştur.

Kulakları kopmuş bir şekilde ortalıkta dolaşmak zorunda kalan bu kişiler askerlikten de azledildikleri için bunlara eski yeniçeriler demek yerine eski kulağı kesikler demişler ve dilimize bu deyim bu olayla birlikte yerleşmiş bulunmaktadır. Bu deyimin günümüzdeki kullanılış şekline ve ortaya çıkış şekline baktığımızda ikisi arasında zamanla farkların oluştuğunu da görmüş bulunuyoruz. Böylelikle bu yazımızda iç içe geçmiş iki deyimin hikayelerini de size anlatmış bulunuyoruz. Dilimizde kullandığımız bir başka deyimin ortaya çıkış hikayesinde tekrar buluşmak üzere saygılar sevgiler !!