Diplomatik seferlerin düzenlendiği Ortadoğu

Bahattin AYHAN

Mezhep ve köken ayrımcılığına dayalı ve 150 yıldır devam eden Ortadoğu projesinde son altın vuruşlar yapılıyor. Amaç nedir? Müslüman ülkelerin, bu ülkelerin bir kısmının ülke olması ve de Müslüman olması tartışılır durumda. Cetvelle çizilen sınırlar, olmayan milleti, millet olarak kabul etme projenin en önemli ayağı. Amacı ise doğal zenginliklere sahip olmak ve kontrol altında tutmak. Bu maksatla Müslüman olan ve adı devlet olmasına rağmen devlet olamayan toplumları etnik kökene ve mezhebe dayalı olarak ayrıştırmak, küçük güdülebilir toplumlar haline getirebilmektir. Nitekim getirdiler de…

 

Bu yazıyı cahil ve aptal olmayanlar için kaleme aldım. Güdülen, kişiliksiz, kendini satmış insanlar için yazmanın hiçbir anlamı yok. Anlamazlar, öküz gibi yollarına devam ederler. Ne anlayacak birikim, bilgi ve nede yetenekleri vardır. Son 30 yıla baktığımızda Afganistan başta olmak üzere Pakistan, Irak, Mısır, Lübnan, Filistin, Sudan, Suriye, Yemen, Libya gibi ülkeler nerede idiler nereye geldiler. Bu kervana sonuçta Türkiye’de dahil oldu. Amaç parçalamak, gene parçalamak ve küçültmek. Batı bu işi gerçekleştirecek taşeronları da bulmuş ve uygulamaya koymuştur. Ülkeler tek tek iskambil kağıdı gibi arka arkaya devrildiler. Şimdi sıra Türkiye’yi devirmekte. Başarabilecekler mi dersiniz.?

 

Bilindiği gibi 20. Yüzyılın en büyük devrimi Türlerin bağımsızlıklarını kazanmaları ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmalarıdır. Ezilen ulusların örnek aldığı Türkiye ise artık yok. T.C sözcüğü silinen, kurucusunun heykelleri kaldırılan, kurucularına ve Türkiye’nin varlık nedenlerine saldırılan, aşağılanan, yok edilen Yeni Türkiye ile karşı karşıyayız.

 

Kurulduğu günden bu tarafa Türkiye Cumhuriyeti değişik dış baskı ve badirelerle karşı karşıya kaldı. Başta ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya ile Rusya Türkiye üzerine değişik zamanlarda değişik yok etme programları uyguladılar. Türk halkı dış tehditlere tek vücut olurken, içimizdeki hain odaklar tam tersini yaptılar. Şimdi de Cumhuriyete saldırıyorlar, Türkiye Cumhuriyetinin kurucularına ve varlığına acımasızca saldırıyorlar.

 

700 yılın birikmiş intikamı Türklerden ve Türkiye’de alınıyor. Batının gerçekleştirdiği Haçlı seferleri, batı için büyük kayıp oldu ama kazançları da büyük oldu. Demokrasi ve insan hakları, laiklik ilkesi ülkelerine yerleşti. Ya bizde? Birikmiş intikam filizleri yeşerdi. 700 yıldır aşılamayan cehalet hortladı. Kentlerimiz kentleşemedi, çağdaş eğitim, teknoloji ve normlar yerini Ortaçağ karanlığına bıraktı. İşte böyle bir ortamda Türkiye savaşın içinde bulunuyor. Dışarda dış güçlerin emelleri doğrultusunda taşeronlar vasıtasıyla Türkiye’yi bölmek .İçerde ise kavimsel ve dinsel kaos yaratarak Türkiye’yi lime lime etmek ve Yeni Türkiye’yi yaratmak. Tabi Yeni Türkiye diyoruz ama başka bir isimde olabilir.

 

Gelelim siyasi iktidara. İktidarın samimi uygulamalarının olmadığı bir gerçektir. İç ve dışta savaş halinde olan Türkiye’ye de destek vermek gerekir. Dinsel ve etnik tehlikenin yok edilmesi için siyasi iktidarın yaptığı tüm hataları sonra hesaplaşmak üzere bir kenara bırakmak ve ülke bütünlüğünün korunması için gereken her desteği vermek bizlere düşmektedir. Cahiller için demokrasi, bağımsızlık, insan hakları gibi bir kaygı olamaz. Kaygısı olan aklı başında ki aydınlardır. Gemimiz su alıyor, onarmak için tek vücut olmamızı sergilememiz gerekiyor. İş işten geçtikten sonraki pişmanlık için geç kalmayalım.