DİNİME DAHL EDEN, BARİ MÜSELMAN OLSA...

Adem ARI

Parmak Yazıcımın başındayım.  Milliyetçilik üzerine yazıyorum.

Televizyonda açık oturum konuğu Muharrem İNCEadaylık süreci hakkında konuşuyor.

“Ulusalcılık değil; Ulusçuluk, denmeli”diyordu. Ancak Ulusçuluk’u neden tercih ettiğine dair bir açıklaması olmadı. 

İşin ilginci ben Milliyetçiliğin karşılığının Ulusculuk değil Ulusalcılık olması gerektiği konusunda yazıyordum.

Muharrem İNCE; 2013’ün sonlarında Türkiye gündemine girmişti. Bu günlerde Adalet ve KalkınmacıYalova vekili Temel COŞKUN’laatışıyordu.  Adalet ve Kalkınmacı vekil İNCE’ye cevap verirken Yalova’LI olmadığını ifade etmek için“derenin  ötesinden” ifadesini kullanmıştı. Merak ettim; Adaletçi vekil  Ordu-Gölköy doğumlu çıktı.Kendisinden sonra seçilecek vekil Fikri Demirelde 1956 Rize doğumlu olacaktı.

Sataşmanın gündeme geldiği konuşmada İNCE;

“Yalova Milletvekillerinin nezaketinde karşılıklı sataşmamak vardır. Yalova’nın geleneklerini bozma…Biz Şükrü Önder ve İlhan Evcim’le bu kürsüde atışmadık. Sen kendini Yalovalı saymadığın için bunları yapıyorsun, yapma bunları” demesi üzerine Ordulu Temel;1964 Yalova doğumlu İNCE’ye;

“Sen nerden gelmişsin Yalova’ya derenin öbür tarafından gelmişsin ben bu ülkenin Karadeniz’in en güzel yerlerinden gelmişim ve kırk yıllık da Yalovalıyım” demişti.

25. dönem seçiminde vekil olamayan COŞKUN, aday olamamasının sorumlularından olarak İNCE’yi de gösterecekti.

Oysa Temel COŞKUN; kendinden önceki Yalova Milletvekili Şükrü ÖNDER’in 22 Haziran 2017’de FETÖ’den tutuklanıp 6 yıl 3 aya mahkum olduğunu öğrenecek.

Yeniden aday gösterilmemesinde Temel  birFETÖ’cü arıyorsa onu kendi partisinde aramalı. Buna rağmen Coşkun’un aday olamamasında kesinlikle Önder’in etkisi vardır  demek mümkün değildir.

ORDULU TEMEL deŞükrü ÖNDER için; “Arkadaşım ve kardeşim” ifadelerini kullanıyor.Önder 11 bin 480 By-Lockcu arasında olduğu için tahliye edildi.

Derenin öbür tarafı sözü Türkiye’de Rumeli göçmeni vatandaşlarımızı son derece rahatsız etti. Ben de Anadolu Türkmeni olarak Rumeli Muhaciri Türk kardeşlerimden  daha fazla rahatsız oldum. Çünkü bir tarihçi olarak Rumeli Türklüğünün Anadolu Türklüğünden daha fazla sıkıntı çektiğini ve Meral Hanım’ın ifadesiyle “vatanın ne olduğunu” biliyordum.

AKŞENER,30 Mart seçim çalışmaları sırasında Bilecik’te Milletvekili ORDULU  TEMEL’in“Derenin öbür tarafı” söylemlerine karşı;

“Rumeli Göçmenleri olarak bizler Anadolu’dan gittik, Türk gittik, Müslüman gittik, Türk döndük, Müslüman döndük.Hani derenin ötesi diyenlere şunu söylemek isterim; “Bir Rumeli Göçmeni, bir Muhacir Kızı olarak söylüyorum, bunu yapamayacaksınız,bölemeyeceksiniz.Bakın benim anam, çoğunuzun anası gibi damadının yanında kolunu sıvamadı. Mahrem olmadığı halde. Utandı, sıvamadı ama biz suyun ötesindekiler, Evlad-ı Fatihan olarak bir şey biliriz. Onun için buradan, hani 'derenin ötesi' diyenlere, 5-6 yıldır bizle ilgili propaganda yapanlara şunu söylemek isterim ki. Bir muhacir kızı, bir Rumeli kızı ve bir Evlad-ı Fatihan torunu olarak, yapamayacaksınız, bölemeyeceksiniz. 30 Mart Türkiye'nin yeni bir Türkiye olması, hırsızlıkların bitirilmesi, anayasadan Türk kavramının çıkarılmaması, Türk olmaktan korkmamanız, Türk olmaktan utanmamanız için 30 Mart'ta oy kullanacaksınız ve o oyun sonuçlarına göre bu dediklerim olacak veya olmayacak. Belediye Başkan adayımız Hüseyin Şensoy'un, çalmadan, çırpmadan, çaldırmadan, çıldırmadan Bilecik'i yöneteceğine inanıyorum. Kendi evladınıza sahip çıkın"ifadelerini kullanmıştı.